Bazıları seyrederken hayati en önden, kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki, okudum okudum anlamadım.
Friedrich Nietzsche
Boğaziçi Üniversitesi Mezuniyet Konuşması

Ve güzel bir hikayenin daha sonuna geldik…

Bu aslında bir son değil, bu Boğaziçi’nde kazandıklarımızı diğer insanlara ulaştırmak için yeni bir başlangıç. Bugün burada keplerimizi, baharda her biri bir başka güzel çiçeğe dönüşen tohumlar gibi havaya atacak ve başka başka hayatlarla Boğaziçili olmanın farklılığını paylaşacağız…
Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs'e AVM Açmışlar...

Mezunlar Günü adı altında, üniversitemizin AVM'ye dönüşmesi rahatsız edici. Ticari kuruluşların, bu güne ve üniversitemize destek vermek için stand açma şartı koymaları da oldukça sevimsiz.

Her sponsorun kendi standını açması ve kendi çapında ürün tanıtımı odaklı etkinlikler yapması, üniversitemizi ucuz bir pazar havasına sokmasının yanında bütünlükten uzak bir görüntü sergilemekte.

Oysa ki, Güney Meydan bir bütün içinde değerlendirilse ve üniversitemizin köklü tarihi bu bütüne güzel bir şekilde yerleştirilse daha duygulu ve etkili bir Mezunlar Günü geçirebileceğiz.

Örnek vermek gerekirse; 31 Ekim - 31 Aralık 2013 tarihlerinde ziyarete açılan 'Bir Geleneğin Anatomisi: Robert Kolej′in 150 Yılı 1863-2013' sergisi, Güney Meydan'a gelen yola yerleştirilebilse, Mezunlar Günü öncesi yapılacak bir etkinlikle üniversitemizin sanatçılar ve öğrenciler gözünden fotoğraflarından ve resimlerinden oluşan bir başka sergi Meydan'ın her köşesinde kendine yer bulsa, ticari kuruluşların standları yerine bölümlerin kendi mezunlarını bir araya getirebilecekleri buluşma alanları oluşturulsa, etkinlik alanı tasarımı üniversitemizin tarihi dokusuyla uyumlu bir şekilde yapılsa daha güzel olmaz mıydı?

#boun #homecoming #sensizolmaz


Bu aralar dilime fazlasıyla dolanmış ve fazlasıyla derinlerimde hissettiğim bir şarkı...
Benden sizlere gelsin....
Güzel günler gelir,
Ben görür müyüm bilemem.
Su yolunu bulur,
Ben bulur muyum, bilemem.

Mermere kazınmış adım,
Ben okur muyum bilemem.
Üzerimde beyaz bir gül,
Ben koklar mıyım bilemem.

Bazen sevdim, bazen sevildim,
Uzadı burnum, sivrildi dilim,
Kırdıysam sizleri özür dilerim,
Artık helalleşelim.

Ölümüne yaşadım hayatımı,
Geçti üstümden…

Vazgeçtim ben bugün,
Vazgeçtim bu dünyadan,
Vazgeçtiğim ne var ne yoksa,
Hepsi sizin olsun...

Vazgeçtim övülmekten,
Vazgeçtim sövülmekten,
Vazgeçtiğim ne var ne yoksa,
Hepsi sizin olsun...
Söz : Birol Namoğlu & Haluk Kurosman
Müzik : Birol Namoğlu & Haluk Kurosman & Arda İnceoğlu
Kaybetmemek İçin...

İçim Yanarken Sizlere Acı ve Donuk Bir Merhaba Diyorum...

Bir çok arkadaşımız, oldukça ulaşılmaz olduğum bir şahsi bunalım dönemimde bir şekilde bana ulaşarak, üniversitemizin neden Soma'daki faciadan sonra bu kadar sessiz kaldığını anlamadıklarını ve hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirdiler. Bu dile gelişe cevabımı, çok uzun bir aradan sonra bu yazıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. Okumanız dileğiyle...
Proficiency Sınavı İçin Hangi Kursa Gitmeliyim?

Boğaziçi Üniversitesi Proficiency (İngilizce Yeterlilik) Sınavı'nın zorluğuna dair şöhreti, üniversiteyi aşmış durumda. Bir de Remedial öğrencilerinin üniversitede üvey evlat muamelesi görmesi, bu sınav hakkındaki endişeleri doğal olarak daha da körüklemekte. Öyle ki, parçalı geçme sistemi yeterli gelmediğinden Beginner düzeyi öğretiminin 1,5 yıla çıkarılması da artık gündemde.

Haziran'daki sınava 4 ay gibi bir süre kaldığı bugünlerde, Hazırlık öğrencilerinden sıklıkla duymaya başladığım soru 'Proficiency Sınavı için kursa gitmeli miyim ve hangi kursları önerebilirsin?' oluyor. Ben de hazır dönem henüz başlamışken daha fazla geciktirmeden bu sorunun cevabını sizlerle paylaşayım dedim.