Ajda Pekkan Konseri

2004 yazında Harbiye Açıkhava Konserleri’nde Yer Gösterici olarak görev yaptım…

28 Temmuz 2004’de Ajda PEKKAN konseri vardı ve Işıl arkadaşımın Ajda delisi olduğunu çok iyi biliyordum ama Işıl’ın İstanbul’da olduğunu bilmiyordum.Mesaj attım kendisine hem halini hatırını sormak hem de bulunduğu yerde biraz beni kıskansın diye. Kendisiyle görüşmeyeli 1,5 ay oluyordu nerdeyse…

Neyse attım mesajı, birkaç dakika içerisinde cevap geldi. İstanbul’daymış ve kendisini konsere sokmamı istedi. Ben biraz garip olmuştum yani 3 dakika önce deselerdi ki sen akşama Işıl’ı göreceksin, güler geçerdim sadece…İşte hayat bu, sürprizlerle dolu…

Ben bizim TOG’dan Mehru’ya ulaşmaya çalıştım çünkü bizim orada görevli olmamızı o sağlamıştı ve bu konuda ona danışmalıydım.

O anda öğrendim Mehru’ya ulaşmanın neredeyse imkansız olduğunu. TOG’dan Serdar’a mesaj attım, telefonu kapalıydı ulaşmadı. Yine TOG’dan Filiz’e mesaj attım, daha sonradan öğrendim otobüsteymiş, o da cevap vermedi. Yalnız burada küçük bir noktaya dikkat çekmek istiyorum; otobüste telefon açık olunca arabayı etkilemiyor da, mesaj atınca etkiliyor, yani muhteşem !?!

Neyse kapıların açılmasına 20 dakika kala Mehru’ya ulaşabildim ve bir kişilik görevli yerinin boş olduğunu öğrendim. Hemen Işıl’a ulaştım ve gelebileceğini haber verdim. Çok sevindi ama misafirliğe gelen teyzesini ve annesini de getirmek istediğini söyledi; ama bu imkansızdı. Çünkü TOG bünyesi altında görev yapanlar 25 yaş üzeri değil.

Kapılar açıldıktan 10 dakika sonra Işıl geldi, ama ne geliş… TOG’dan arkadaşlar bu gönüllü mü, bizden mi demeye başladılar çünkü gerçekten çok güzeldi. Şuan nasıl bir güzellik olduğunu anlatabilecek kadar büyük bir yazar değilim. Hani derler ya; “Anlatılmaz Yaşanır!”, işte öyle…

Konser saat 21:00’de başladı, ben topladığım bahşişleri TOG’dan Fırat’a teslim ederek hemen Işıl’ı alıp C sırasının yanındaki merdivenlere, sahneye en yakın izleyebileceğimiz yere götürdüm.

Başladık izlemeye…

Işıl çok mutluydu ve ben de doğal olarak. Mutluluk yüzden yüze dağılan birşey değil midir zaten!…

Hareketli parçalarda ayağa kalkıp dans ediyor ve şarkıları sanki bir müzikaldeymişiz gibi birlikte bağıra dansede söylüyorduk. Hatta bir ara etrafımıza baktığımda yandaki olgun bireylerin (gün görmüş geçirmiş, yaşını başını almış kişiler) bizi içten bir gülümsemeyle izlediklerini gördüm. Gerçekten muhteşem bir duygu… Hatta eminim bazıları bizi sevgili falan zannetmişlerdir, ama yok öyle birşey tabii ki…

Konser sona erdi, biz tabii bol bol fotoğraf çektik. Saat 01.00 gibi onu evine bıraktım, bir kez daha teşekkür etti. Annesi ve teyzesi balkondaydı, onlara Ajda’nın gerçekten çok uzun olan bacaklarını anlatırken küçük bir çocuk gibiydi. Sokağın ortasında annesine Ajda’nın çok güzel olduğunu bağıra bağıra söylediğinde annesinin tepkisi gayet beklenilir cinstendi. Annesinin tepkisi şuydu: “Sen ondan çok daha güzelsin Işılım!”

Haklısın üstat, ama cidden haklıydı…

1 yorum

  1. cok guzel bir yazi, guzel bir hatira tesekkurler,

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...