Her Telden...

Eposta adresini bırakmıştın ve ve eposta geleceğini düşünmemiştin demek. Aslına bakarsan; ben de profiline bakmadan önce birilerine eposta atayım diye düşünmemiştim, ama nesli tükenmekte olan Bursa Fenli Boğaziçililer’den olduğunu görünce, şansımı bir denedim.

Davetin için teşekkürler, Cuma günü geleceğim… Yeri ve zamanını tam olarak bildirirsen sevinirim. Ona göre kendimi ayarlamam yerinde bir karar olur benim açımdan. İstanbul’un bu aralar tadını çıkarma niyetim vardı, ama bunun bir Latin Gecesi ile olacağını düşünmemiştim. Laila’ya da davet ettiler, önümüzdeki günlerde oraya gitmeyi de planlıyorum Tabii sadece plan aşamasında, henüz benim bir girişimim yok.

Gönüllülük konusuna gelince, seni TOG’a üye yapmak benim için bir şereftir. Afet Grubu’nda da görmek isterim. “Afet Grubu nedir?” dersen; TOG ile AHDER‘in ortaklaşa yaptığı “Güvenli Yaşam Projesi” çalışmasıdır. Bu projeyle, ilk etapta İstanbul’da bulunan 300 okula “Güvenli Yaşam Eğitimleri” verilecek.

“Güvenli Yaşam Projesi”nin “Eğitici Eğitmen” yetiştiren bir eğitmeniyim. Ve bu nedenle 10 Mart’ta Bandırma’da 14 üniversite ögrencisine, 15 Mart’ta Kahramanmaraş’ta 30 üniversite ögrencisine eğitimler verdim. Bandırma küçük ama güzel bir yer, hoşuma gitmedi değil ama cok alışık olduğum bir yer değildi açıkçası ve geri çabucak dönmem gerektiğinden gezme fırsatı bulamadım.

Kulüpler Üzerine Lakırdılar...


Radyo Boğaziçi‘ndeki programıma beklerim. Mikrofonla tanışmış olursun. Çok eğlenceli bir şey. Kesinlikle tadılmasi gereken bir zevk. Ben bir kere alıştım, şimdi bırakamıyorum. Hele bazen bazı aktivitelerde müzik yapıyoruz ki o daha da muhteşem. Düşünsene; sen müzikler çalıyorsun ve herkes sana uyuyor. Özgürlük senin elinde.

Radyo Boğaziçi güzeldir. İnternet üzerinden yayında profesyonel olarak çalışmaya çalışıyoruz. Programımda her tür müziği çalıyorum. Birçok farklı şehirden dinleyicim var. Urfa’dan, Mersin’den, İzmir’den, Ankara’dan, Maraş’tan, Antalya’dan, Konya’dan…

Dans Klübü hala Cambaz’da dans geceleri düzenliyor mu? Millet giderdi orada o hafta ki derslerini bir tekrarlardı… Yani en azından geçen yıl öyleydi. Hatta siz bazı yerlere ücretsiz girebiliyordunuz değil mi? Valla bildiklerimin hepsi kulaktan dolma bilgiler. Geçen yıl bir arkadaş vardı, dans delisi, Fizik bölümünde okuyor(du). Dersini aldığı dansların müziğinden başka müzik çalınca neşesi kaçıyordu.

Gönüllülük Üzerine Lakırdılar...


Toplum Gönüllüleri Vakfı İstanbul Bağımsız Gönüllüsü olarak anlatayım TOG‘u!… Öncelikle “Bağımsız Gönüllüsü” ne demek onu söyleyeyim; bağımsız milletvekilliği gibi bir şey… Yani hiçbir üniversite ekibine bağlı olmamak demek. Yani ben TOG Boğaziçi Grubu’na bağlı değilim, çünkü küçük bir sorun yaşadım onlarla.

TOG; gençlerin aracılığıyla topluma hizmet eden bir vakıf. Gençlerin yönetiminde işleyen bir yapıya sahip ve acayip eğlenceli bir topluluk. Herhalde başka hiç bir toplulukta ilk bakışta güven bu kadar yoğun olarak yaşanmıyordur. Farklı iki üniversitedeki iki kişi birbirini önceden hiç tanımıyor olsun. “TOG’dan Ali” diyerek tanıştıkları zaman sanki 40 yıldır birbirlerini tanıyorlarmış gibi muhabbete başlayabiliyorlar. Güzel bir vakıf, katılmanı tavsiye ederim şahsen. Pişman olmazsın emin ol…

Ben ayrıca AHDER‘in gönüllüsüyüm ki bu dernek (Afete Hazırlık Derneği) 2003 yılında Prof.Dr.Ahmet Mete IŞIKARA Başkanlığı’nda kurulmuş. Ben daha çok Ersin ve Nazan ile muhatap oluyorum ki (Ersin 46 yaşlarında, Nazan 36 ve Boğaziçi mezunu. Bu iki insan evli; yani benim kendilerine isimleriyle hitap ettiğime bakma) acayip bir ilişki var aramızda. Hatta AHDER’e koordinatörlüğünü yaptığım TOG Afet Grubu’nun Güvenli Yaşam Eğitimi’ne gelenler bizim akraba olduğumuzu zannediyorlar. Onların yanında bir çırağım, lakabım “devil”. Onlardan hem iş hayatını, hem de özel hayatın deneyimlerini almakla meşgulüm bu aralar. Beklerim eğitimlere…

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...