Deprem Habercileri

Afete Hazırlık Derneği (AHDER) öncülüğünde, gönüllü üniversite öğrencilerinin başlattığı Güvenli Yaşam Projesi, Türkiye’de 15 milyon ilköğretim öğrencisine ve dolayısıyla 10 milyon aileye ulaşarak ‘deprem bilinci’ kazandırmayı amaçlıyor. Önce kendileri eğitimden geçen gönüllü üniversitelilerin Afete Hazırlık Derneği’ndeki eğitimleri sırasında buluştuk ve Türkiye’nin deprem gerçeğini konuştuk.



“Ailelere Eğitim Veriyoruz”

AHDER, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın başkanlığını yaptığı ve deprem bilinci kazandırmak için kurulmuş bir dernek. AHDER yöneticilerinden Ersin Satı üniversite öğrencilerine eğitim veren iki isimden birisi. Gölcük’te 17 Ağustos’u yaşayan ve çocukluk arkadaşlarının yarısını kaybeden, ancak faya 400 metre uzaklıkta olmasına rağmen sağlam malzemeden yaptıkları evleri yıkılmadığı için hayatta kalmayı başaran Satı, “Deprem Değil, Bina Öldürür” diyen Işıkara’yı en iyi anlayanlardan biri olarak kendini bu çalışmaya adamış. “Güvenli Yaşam Bilinci Projesi’nin temelinde depremin mutlaka gerçekleşeceğini, ancak önlem alınırsa zararsız atlatılabileceğini anlatmak yatıyor” diyen Satı, şunları söylüyor:

“Biz önce gönüllüleri yetiştiriyoruz. Sonra ilköğretim öğrencileri eğitiliyor. Verdiğimiz bilgiler, öğrenciler aracığılıyla ailelere ulaşıyor. Eğer talep gelirse ailelere de eğitim veriyoruz.”

Projenin diğer eğiticisi ve üniversite öğrencisi Oğuz Kaan Çağatay Kılınç ise arkadaşları aracılığıyla çeşitli üniversitelerden gönüllü öğrencilere ulaşıp onları projeye kazandırmaktan sorumlu. Oğuz da üniversite öğrencilerinin, boş vakitlerini üniversite kantinlerinde geçirmektense kendileriyle çalışmaya başladığını kaydediyor.

Gönüllüler İş Başında

Emel Karademir, Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat Fakültesi, 4. sınıf öğrencisi. İnternet aracılığıyla projeden haberi olduğunu belirten Karademir, Uzun süredir deprem konusunda bilgi sahibi olmayı istediğini, bu projeyle, hem bilinçlenme, hem de bilinçlendirme fırsatı bulduğunu belirtiyor. Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi Nida Şimşek de projeyi arkadaşından öğrenmiş. Çocuklara karşı hassasiyeti olduğunu ve onların asla zarar görmesini istemediğini vurgulayan Nida da bu yüzden gönüllü olmuş. “Minik yürekleri depremden korumalıyız” diyen Nida, şunları söylüyor: “Bence deprem gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. Böylece depremi daha az zararla atlatabiliriz.”

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim İş Bölümü Öğretmenliği öğrencileri Esra Çelikkanat, Ayşegül Tatlıdede ve Serap Gürdamar ise gelecekte öğretmen olacaklarını hatırlatarak söze başlıyor. Öğretmen adayları, “Sınıfta ders işlerken deprem olması durumunda ne yapacağımızla ilgili hiç bir bilgimiz yok. Burada hem bu bilince sahip oluyoruz hem de birer toplum gönüllüsü olarak topluma katkımız olduğu için mutlu oluyoruz” diyorlar. Gönüllü üniversiteliler, eğitimden geçtikten sonra birer dizüstü bilgisayar ve CD’yle birlikte 2’şerli gruplar halinde okulların yolunu tutuyor. Projenin maliyetinin ise 250 bin YTL’nin üzerinde olduğu dile getiriliyor.

RECEP YETER ( Tarih : 15 Nisan 2005 )

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...