Acele Az Kullanılmış Sevgili Arıyorum

Bugünkü konuma geçeyim. Konum; Acele Az Kullanılmış Sevgili Arıyorum... Ne demek bu şimdi diyebilirsiniz. En doğal hakkınız tabii bunu söylemek. Şöyle diyeyim ben sürekli sitelere üye olan, bilgilerimi sağa sola bırakan birisiyim ve ne zaman bıraktığımı hatırlamadığım bir arkadaşlık sitesinden birisinin profilimle ilgilendiğine dair bir eposta gelmiş. Ben de meraklıyım girdim baktım...

Siteye girdiğimde ortamın çok garip olduğuna şahit oldum. Kişiler videolarını da ekleyebiliyorlarmış. Ve merakım bir kat daha arttı acaba insanlar kendilerini nasıl tanıtıyorlar diye. Ve arama alanına gidip, tüm videoları görebilmek için en geniş arama aralıklarını seçtim ve ara dedim. Karşıma erkeklerin %90'unu oluşturduğu bir sayfa geldi ve incelemeye başladım.

Yurdumun erkeklerinin neresine düşkün olduğunu gayet iyi bildiğimden onların kendilerini övmeleri, saçma saçma ve sanki oraya video bırakmakla adam olmuş gibi gerile gerile konuşmalarını "güleriz ağlanacak halimize" modunda izledim.

Sırada bayanların videosundaydı ki zaten sadece 8 bayan videosunu yayınlamıştı. 2'sinin ki çalışmıyordu. Evet oturdum vakit kaybı demedim izledim. Zaten çok kısa çekimler. Ama hallerini bir görseniz, sanki et pazarı da kendilerini görücüye çıkarmışlar.

Hele bir tanesi var ki kendini tanıtma cümlesi de şu "Eminim ki aradığım o temiz kalpli insan dünyada bir yerlerde." İçimden dedim ki kendi kendime, "Ah kızım aradığın o temiz kalpli insan burada değil, hem yanlışlıkla buraya düştü ise de senin bu kendini beğendirmeye çalışan salak videonu gördükten sonra sana asla uğramaz."

Yüzlerce arkadaşlık sitesi var, herkes birbirine yazıyor. Ortamı kızıştırmak isteyen site sahipleri ise en çok ziyaret edilen profillere ödül veriyorlar. Eee bu durumda da akıllarının yavaş yavaş ufaldığını düşündüğüm dünyalılar türlü şebeklikleri yapıp türlü taklalarla profillerini ziyaret ettirip, hediyeleri kapıyorlar.

Bundan en çok para kazananlar ise, gsm operatörleri. En çok bu tür smslerle erkeklerin zayıf yanını kullanıp para kazanmak isteyen şirket ise Turkcell. Ne zaman kontör yüklesem, artık nereye telefonumu verdiysem oradan gelen bir smsle ötüyor telefonum. Sms aynen şöyle : DEMET34 YILLARDIR ARADIĞIM LÜTFEN SEN OL. Şimdi bu nedir? Karşı taraf nereden bildi benim kontör yüklediğimi sizce? Elbette Turkcell'in bir oyunu. Bazen gerçek de olabiliyorlar. Ama sonu gelmeyen bir gerçeklik. Eğer şöyle muhabbetlik arıyorum derseniz ya da başka bir niyetiniz varsa (orasını ben bilemem o sizin içinize kalmış), cep numaranızı verin karşı tarafa ve deyin ki "Bana bu hat üzerinen mesaj at." Eğer gerçekten sizle görüşmek istiyorsa atacaktır. (Tüyo da veriyoruz.)

Neyse toparlayayım yazımı...

Arkadaşlık sitelerinden bulacağınız kişilerden medet umanlardansanız, ya da yaşamınızın bir kısmını bu sitelerde geçiriyorsanız, sizi sokaklara davet ediyorum...

Çünkü gerçek aşkı sadece, gerçek hayatta bulabilirsiniz...


9 yorum

  1. Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. İnsan ailesinden ciddi bir aile terbiyesi almazsa "ahlaksız" olup çıkıveriyor. arkadaşlık siteleri almış başını bir yerlere gidiyor. Bir çok sitenin site sahibi ücretli üyelerinden paracıkları götürürken, orada birilerini bulmaya çalışan, elini yüzünü göremediği ve hatta kalbinden gelen sesi hiç hissedemediği halde "seni seviyorum" deyip, arkasına başka anlamlar gizleyenler ... ve böyle uzayıp giden noktacıklar çıkıveriyor karşımıza. iyi bir yere gitmiyor ama almış başını gidiyor.
    Sonuna kadar katılıyorum. Uğruna her fedarlığa katlanabileceğimiz, onunla gülüp onunla ağlayacağımız eşimizide tabiki sokakta, yani gerçekte hayata arayacağınız. Tabii insanın bakış açısına göre değişiyor. Canı et isteyenin gözü de ette olacaktır, tabiki aklıda orada kalacaktır.

    YanıtlaSil
  2. Zeynep Polatoğlu01 Ağustos, 2007 11:09

    Bence insanlar artık çok umutsuz, özellikle çalışma hayatına girmişlerse...evet çok saçma bencede bu tarz sitelerde vakit kaybetmek ama bütün yaşamı işte geçen insanlar,artık bişeyler için çaba sarfetmek istemiyolar ve sevgili bulmanın da kolay yolunu bulmaya çalışıyolar sanırım.bunlara kızmak yerine üzülüyorum sadece. insanlar gerçekten bu kadar mı ümitsiz...

    YanıtlaSil
  3. Bir dönem bahsettiğiniz o sitelere bende takıldım. Dünyanın en tatlı insanlarıyla tanıştım, bir sürü dost edindim. Müthiş güzelde bir ilişki yaşadım. Yani genelleme yapmak yanlış. Buna pazarlama demekte bana kalırsa yanlış. haftada 83 saat pc başındayım. Doğallığımı ne bu dünyada ne de realde hiç yitirmedim...

    YanıtlaSil
  4. bencede aşk hayatın içinde.Bu tarz yerlerde karşılaştığınız insanlar ne kadar güvenilir olabilir ki.Oysa aşk bana göre güven demektir.

    YanıtlaSil
  5. Bu dünyada, farklı tip insanların olduğunu düşündüğünde ve onlarında farklı açılardan bakacağını düşünürsen, farklı yorumlar alabileceğin bir yazı kaleme almışsın. Yazının bence güzel olan tarafı, bazı bayanların bu tip sitelerde yer alma şekillerine deyinmen. Unutmamak gerekirki, bu istenmeyen durumun tek çözümü onları tıklamamak. Ancak bu şekilde onların bu ortamlarda yer almalarına engel olabiliriz.

    YanıtlaSil
  6. arkadaşlık sitelerine neden bu kadar özel şeylerini bıraktığını anlamıyorum.. örneğin telefon gibi... yada isim soy isim gibi... sanırım biraz da kendin kaşınmışsın :)

    YanıtlaSil
  7. benim için internetle gerçek yaşam arasında fark yoktur. bu nedenle her yere her türlü bilgimi vermekten çekinmem.

    bir de ekstra not: telefonumu sır gibi saklarken 5-6 sapığım vardı, ne zaman rahatça dağıtmaya başladım sapıklarım yok oldu. eh doğal olarak nereyi aradığını bilemeyecek bir kişi olamıyor artık :)

    YanıtlaSil
  8. "gerçek aşkı sadece, gerçek hayatta bulabilirsiniz..." diyip, hayal aleminde realizm peşinde koşan hayalperestleri sokaklara davet eden bir bilirkişi, "benim için internetle gerçek yaşam arasında fark yoktur." cümlesini kuran kendinizibilmezkişi nasıl aynı kişiler olur mantığın alması zor gibi... ya da ben fazla realist takılıyorum sanırsam :)

    bilimsel olarak az olan şeyin etki ve tepkisi de ona göre şekillenir. burda da sende tam tersi bir durum söz konusu. ama ne varki bizler istatiskleri göz önünde bulundurmak zorundayız... aksi takdirde hurafe şeylerle yaşamak epey zor olsa diye düşünüyorum... bunu da ülker kekstra not olarak eklemek istemiştim... :)

    YanıtlaSil
  9. ufak bir iki ekleme yapmak gerekir burada:

    ilki; insanların bir çoğunun internette yaşamaya başladığı bir zamanda, benim de yazılarımı internete taşımış olmamın ya da insanların hayatlarını incelemek için gerçek yaşam gözlemlerimin arasına sanal yaşam gözlemlerimi katmak istemem oldukça doğal.

    ikincisi; internette olduğum zamanların en az %80'ini Türkiye Koordinatörlüğünü yaptığım bir yazılım ekibinin çalışmalarına harcadığımı da düşünürsek, internetteki varlığım bir kendini bilmezlik değildir.

    bilmem anlatabildim mi, ya da anlayabildin mi?

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...