Global Soyunma


Sıcaklardan dolayı kendimi erimiş çikolata gibi hissettiğim şu günlerde “Global Isınma” muhabbetlerine farklı bir bakış açısı getirmek için kaleme aldığım bu yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Her yerde bir global ısınma muhabbetidir aldı gidiyor. Herkes global ısınmadan bahsediyor. Denilenlere göre iklimler değişiyor ve kıtlık kendini yavaş yavaş göstermeye başlıyormuş. Hatta bazıları işi daha da ileri boyutlara götürerek ileride denizlerin yükselip New York başta olmak üzere büyük şehirlerin sular altında kalacağını haber veriyorlar. Bu garip konu üzerine de birçok film çekildi.


Ben de bu konuda birkaç şey yazmak istedim ve insanların hiç dikkate almadıkları bir gerçeği sizlerle paylaşmak istedim. Evet global ısınma çeşitli iklim değişikliklerine yol açıyor, hatta mevsimler ortadan kalkıyor ve elimizde sadece yaz ve kış kalıyor. Bu değişiklik insanların ruhsal yapısına da etki ediyor ve insanları iki zıt türe ayırıyor. Bu diğer bir yazının içeriği,bu nedenle şimdilik bunu deşmiyorum.

Global ısınmanın bir etkisi daha var ki somut örnekleriyle her gün karşılaşmak mümkün, hatta kendimiz bile buna çok somut bir örnek olabiliriz. Bu etkiyi ben “global soyunma” olarak nitelendiriyorum ve diğerlerinden farklı olarak bunu namus meselesine dönüştürmediğim gibi sadece kadınlarla da sınırlamıyorum.

Global soyunma, global ısınma ile ortaya çıkmış bir olgu. Dünyanın her yerindeki insanlar artık daha az şey giyiyorlar. Moskova bile eskiye göre daha sıcak, hatta buzulların eridiğini düşündüğümüzde bu çok normal. Tabii ki modacılar da bu durumda gayet doğal olarak daha az kumaş kullanarak elbise yapıyorlar. Ama bazı çevreler modacıların teşhirciliği ön plana çıkardıklarını savunuyorlar. Oysa ki bu sadece global ısınmanın getirdiği bir etki.

Benim bu yaklaşımıma bazıları soracaklar; “Peki neden hatun kişiler erkeklerden daha açık giyiniyorlar, erkekler pantolon ve tişört ile yazı geçirebilirken neden onlar illa ki askılı bodyler ve mini etekler giyiyorlar, etkiyen sıcak aynı sıcak değil mi?”. Cevabım gayet basit ve açık; biyolojik olarak bu böyle olmak zorunda. Dişi bireyler, erkek bireylere göre derilerinin altında daha kalın bir yağ tabakası barındırıyorlar. Bunu şişmanlık olarak algılamamak lazım, bu olması gereken bir şey. Çünkü dişi bireyler narin canlılar, ve bu korunma onlar için bir ihtiyaç. Evet bu yağ tabakası onların dış etkilere karşı daha dirençli olmalarını sağladığı gibi, kışın onları soğuktan koruyor. Ama yazın bu tabaka onların sıcaktan bize göre daha fazla bunalmalarına neden oluyor. Bu nedenle onlar bizlere göre daha az kıyafet taşıyorlar.

Global soyunma hakkında birkaç şey söyledim ama en çok kafayı kurcalayan durum, bunun nereye kadar gidecek olması. Global ısınmanın ilerleyen safhalarında buzullar tamamen eriyip denizleri kabarttığında ne olacak, insanlar o gün üzerlerinden en son parçayı da atmış olacak ve artık çıkması gereken ya da fazlalık olarak bir derileri kalacak. Peki hangi güç bize bunu yaptırabilecek, yani kim derisini sıcaktan daha az etkilenmek için soyacak?

2 yorum

  1. İnsanlık tarihini bir bumerang gibi değerlendiriyorum.Bir başlangıç noktası var ilerliyor ve geri geliyor tam da başladığı yere.Diyeceğim o ki gün gelir birer yaprak yapıştırırız biz de.Tabi bulabilirsek!...

    YanıtlaSil
  2. Gayet enteresan ve hoş bir yaklaşım ortaya koyduğunuz için size teşekkür etmek istiyorum. umarım bloglarınız daimi olur sağlam bir yazma gönüllüsü olduğunuz belli çünkü... Saygılar...

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...