Zirveler Ve Kayalıklar

Değişken yaşamlarımıza konuk ettiklerimiz...

Bazen bir kişi, bazen bir olay, bazen bir düşünce ve bazen de duygular...

Duygular; bir anı en güzel ifade eden durum... Duyguların yalanı yok, güzelliği de buradan geliyor işte...

Aynı az önce hissettiklerim gibi...

Bir 'Dostum'un söyledikleri ile mutluluğum dağların zirvesine çıktı, aradan çok değil sadece 1 saat geçti. Beklentilerimin umutsuzluğu ile aynı mutluluk kendini uçurumdan atıverdi. Şimdi aşağıda can çekişiyor. Biliyorum kalkacak yine ayağa, kalkacak ve yine o zirveye tırmanacak. O zirveden insanlara gülümseyecek. Ama yine biliyorum ki yine bir hayal kırıklığı ile uçurumdan bırakıverecek kendini...

Ve yine can çekişler...

Sanıyormusunuz ki her çakılışımdan sonra eksiksiz bir şekilde tekrar tırmanıyorum o zirveye...

Eğer böyle bir zannedişiniz varsa gerçekten çok yanılıyorsunuz... Hem de çok...

Her çakılışta duygularımdan bir parça orada kalıyor. Tekrar birleştirilemeyecek kadar dağılıyor, tuz buz oluyor kopan parçalar.

İşte az önce yine çakıldım. Biliyorum birazdan yine kahkahalar atacağım. Yin maske takacağım. Sonra 'Dostum' gelecek, beni elimden tutup yükseklere çıkaracak. O yanımdayken tırmanmaktan korkmayacağım. Her sözü ile daha da şevklenip, daha bir coşku ile tırmanacağım o zirveye.

Ama bir anda gidiverecek...

Kalacağım o zirvede tek başıma... Evet zirvede tek başıma kalacağım... Tanrı'ya ulaşacağımı hissetmeye başlayacağım içimde... Meleklerin çevremde dans edişlerini göreceğim. Güneş göz kırpacak. Rüzgar narin vücudu ile benim zirvede rahat etmemi sağlayacak.

Hissedeceğim bu göklerin ve yerlerin tek hakimi ben değilim ama düşlerimin ve gerçekliklerimin hakimi benim diyeceğim...

Ve o anda birisi gelecek...

Arkadan sinsi sinsi yaklaşacak ve beni aşağı itiverecek...

Ya da mutluluğuma mutluluk ekleyecek. Ve ben uçurumun kenarından kendimi bıraktığımda kelebekler gibi uçacağımı zannedeceğim.

Ama uçamayacağım...

Önce anlamayacağım...

Sonradan farkedeceğim ki aşağıda kayalıklar var...

Ve farkettiğimde çok geç olacak...

Çoktan aşağıda can çekişiyor olacağım...

Bu beklentiler ve hayal kırıklıkları döngüsü son zirveye ulaşana kadar devam edecek...

Ve işte o gün geldiğinde... Yani son zirveye ulaştığımda...

Önce arkama dönüp; çıktığım zirvelere, düştüğüm kayalıklara bakacağım. Geçmişime hüzünlü bir gülümseme yollayacağım.

Sonra ileriye bakacağım. Çok çok ilerilere... Alaylı bir şekilde gülümseyeceğim... Ve kendimi yavaşça son zirveden aşağıya bırakacağım...

Son kez...

İşte o anda ruhum sonsuzluğa kanat açıcak...

Arkamdan sadece tek bir damla gözyaşı düşecek...

'Dostum'un gözyaşı...

Oğuz Kaan Çağatay Kılınç (OKÇK)
( 20 Mart 2007 - 23.42 )

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...