Kültürleri ve yaşam biçimleri Türkmenlere birçok noktada benzediği için Yahudilere karşı içimde bir sempati hep varolmuştur. Bizlere gösterilen ve hatta dikte edilen onlarca olumsuz özelliklerine karşın, azimleri ve inançlarına bağlılıkları hayran olunası bir toplumdur da."Fiddler On The Roof" adlı müzikal tadındaki filmi izlediniz mi bilmiyorum ama izlemediyseniz kesinlikle bulun buluşturun izleyin. 3 saatlik bu filmin müzikleri, oyuncuların performansları ve konunun işlenişi yönüyle kesinlikle eşsiz. Yahudi toplumu hakkındaki düşüncelerinizi yeniden gözden geçirmenizi sağlayabilir.
Aslına bakarsanız İsrail - Filistin sorunu olarak bize gösterilen şey aslında tam olarak da gözüktüğü gibi değil. Yahudiler herkesin bildiği gibi oldukça zengin bir topluluk, bu zenginliğe akıllarını kullanarak ve baskılara boyun eğmeyerek kısaca bileklerinin hakkı ile kavuşmuşlar. Varolan bu zenginlikleri ile yurtları kabul ettikleri ve Filistin toprakları olarak bildiğimiz yerleri karış karış satın almışlardır. Oldukça barışçıl bir yöntemle ve toprakların değerlerini misli misli ödeyerek, hiçbir zorlama ya da işgal olmadan bu topraklara kavuşmuşlardır.
Filistin ise zamanında düşüncesizce Yahudilere sattıkları bu topraklarda hak idda eder duruma gelmişlerdir. Hatta Filistinliler sattıkları ve artık kendilerinin olmayan topraklara yeniden yerleşmişler ve çıkmak istememişlerdir, kısaca Yahudilerin olan toprakları bir bakıma işgal etmişler ve üzerinde kan dökülmesine rıza göstermişlerdir.
Toprakların para karşılığı satın alınmasını ve bu satın alma sonucunda Yahudilerin bu topraklar üzerinde olan hakkını akıl dışı bulabilirsiniz. Ancak geçmişte Osmanlı da bazı beyliklerin topraklarını satın alarak, onların kendilerine katılmalarını sağlamıştır. Elbette bu beylikler daha sonra eskiden kendilerinin olan bu topraklar üzerinde sonradan hak iddia etmiş olsalardı, siz de kabul edersiniz ki Osmanlı da onlara hoşgörü göstermeyecekti.
Türkiye'nin de topraklarını yabancılara satmasını, özelleştirmelerde dış kaynaklı yatırımların fazlalığını bu nedenle istemiyorum. Satarsın satarsın ve bir gün kalkar bakarsın, Türkiye Cumhuriyeti'nde başka bayraklar dalgalanmaya başlamış. O vakit kalkıp da "Bu Vatan Bölünmez, Parçalanamaz!" diyemezsin, çünkü artık geç kalmışsındır.
Ayrıca internet dünyasında virüs gibi yayılan şu tarz epostalardan da hoşlanmıyorum:
Coca Cola'nın sahibi, CNN'de yaptığı açıklama ile Temmuz ayının tüm gelirini ve bundan sonraki ayların kâr paylarını İsrail Donanması'na devrettiğini açıkladı.(...)Bu mantıksal olarak mümkün değil, çünkü Coca Cola ve yazının devamında
(...) Her Coca Cola alışınızda, her McDonald's'a gidişinizde, her Carrefour Marketi alışverişlerinizde, her Nescafé yudumunuzda ve her Ariel Matik kullanışınızda kanlı görüntülere ortak olacağınızı unutmayın! (...)linç edilmek istenen şirketler tek bir kişiye ait değil. Bu şirketlerin hisseleri halka açıktır ve şirket yaptığı her harekette hissedarlarına hesap vermek zorundadır.
Bu konu hakkındaki yazımı yukarıda da andığım Fiddler On The Roof 'tan "Tradition" adlı müzikle noktalıyorum. Yahudilere ne kadar çok benzediğimizi bu müziğin sözleri ortaya koyacaktır.
Tradition, tradition! Tradition!Benliğini kaybetmemiş tüm Yahudilere ve aklını kaybetmemiş tüm okuyucularıma Sevgiler ve Saygılar...
Who, day and night, must scramble for a living,
Feed a wife and children, say his daily prayers?
And who has the right, as master of the house,
To have the final word at home?
The Papa, the Papa! Tradition.
Who must know the way to make a proper home,
A quiet home, a kosher home?
Who must raise the family and run the home,
So Papa's free to read the holy books?
The Mama, the Mama! Tradition!
At three, I started Hebrew school. At ten, I learned a trade.
I hear they've picked a bride for me. I hope she's pretty.
The son, the son! Tradition!
And who does Mama teach to mend and tend and fix,
Preparing me to marry whoever Papa picks?
The daughter, the daughter! Tradition!
30 Comment: