Joomla! Turkiye v3.0, 19 Kasim 2007'de Sizlerle

Turkiye'nin Joomla Destek Sitesi Joomla! Turkiye'nin yenilenmis, hizlandirilmis ve zengilestirilmis surumu, 19 Kasim 2007 Pazartesi gunu Joomla!Severler ile bulusacak. Yeni surum heyecanimizi sizlerle paylasmak adina yaptigimiz degisikliklerden kisaca bahsetmek istiyoruz. Joomla!Turkiye'nin 4.4 nolu surumunden onceki yenilenme surumu olan 3.0'da Joomla! 1.0.13'u kullanacagiz. Ilk duyurumuzda Joomla! 1.5'e gececegimizi duyurmustuk. Ancak Joomla! 1.5 uzerinde yaptigimiz calismalar sonucunda, Joomla! 1.5'e suan icin gecmemizin mantikli olmadigina karar verdik. Bu karari vermemizdeki en onemli iki etken; Joomla!.org'un dahi henuz Joomla! 1.5'e gecmemis olmasi ve Joomla! eklentilerinin yetersiz olmasi oldu. Joomla!Turkiye sunucularimizi degistirdigimizi duyurmustuk. Hizdaki artisin sizlere de farkina varmissinizdir elbet sitenin saglikli calismasi icin Joomla!Turkiye'ye kullanici alimlarini yeniden acacagiz. Yani yeni surumumuze yeniden uye olmaniz gerekecek. Joomla!Turkiye olarak her zaman "uye sayilarimizla degil, icerigimizle ve kalitemizle en iyi destek sitesi" oldugumuzu ifade etmekteyiz. Yeni surumle birlikte ozlediginiz forum destegimize de kavusacaksiniz. Hatta sadece forum uzerinden de destek vermeyecegiz. Sitemizin bilirkisisi Joomali de sizlere gunun belirli saatlerinde msn uzerinden de teknik destek verecek. Joomla!Turkiye'nin yeni surumunde cok daha sade bir tasarimla sizlerle bulusacagiz. Joomla!Turkiye yeni surumu ile, ekraninizdan cikip sizinle kucaklasmaya da hazirlaniyor. Joomla! sevginizi katlayacak bir surumle ve projelerle geliyoruz. Beklediginize degecek... Joomla! Turkiye Koordinatoru Oguz Kaan Cagatay Kilinc

Akil Sahipleri Icin : Namaz Kilmak ve Bugunun Sartlarinda Degerlendirilmesi

Kur'an-i Kerim'de "Bana ibadet ediniz!" denmektedir. Ancak bazi Turkce cevirilerinde "namaz" kelimesini gorebilirsiniz, bu sonradan eklenmis bir aciklamadir.

Namaz bir semboldur. Namaz; soyut olan ibadetin, somutlastirilmasidir. Hz.Muhammed (S.A.V), namazi gostermistir cunku peygamber oldugu cagda yozlasmis topluluguna en uygun ibadet sekli bu olarak secilmistir.

Namaz bir Allah'a yakinlasma seklidir. Namaz altliginizin ustune gelip yonunuzu Kabe'ye cevirdiginizde, aslinda Allah'a donmus ve onunde hazir vaziyete gecmissiniz demektir. Bir semboldur, o anda karsinizda Allah'in olmasi degildir onemli olan. Onemli olan, sizin benliginizi ve ruhunuzu ondan yana cevirmenizdir.

Niyet ettiginiz anda, artik sadece O'nunla kalmak icin niyetlenmissiniz demektir. O vakitten sonra sadece O'nu dusunmeli, sadece O'nunla oldugunuzu hissetmelisiniz.

Okudugunuz sureler ve ayetler, O'nunla butunlesmek icin O'nun soylediklerini tekrar etmektir aslinda. Bir kitabi birden fazla kez okudugunuzda her vakit daha iyi anlayip kendinizi o kitabin icindeki bir kahraman olarak gormeye basladiginiz gibi, sureleri her tekrarlayisinizda da kendinizi daha fazla O ve O'nun kitabi ile butunlestirirsiniz. Surelerin Arabca orjinal hallerini okuyor olsaniz bile, kendi dilinizdeki anlamani da bilmeli bir taraftan onu gecirmelisiniz aklinizdan. Boylece ibadetinize kendinizi vermis olursunuz. Diger turlusu sadece okuyup gecmek olur, bir siiri ezberlemek ve dusunmeden okumak gibi olur ki hicbir anlami yoktur.

Belinizi bukup egildiginizde O'nun karsisinda saygiyla egilmis olursunuz. Bu, O'nun gucune ve buyuklugune gosterilen bir saygidir.

Secdeye vardiginizda ise, onunla aranizda hicbir sey kalmamistir. Tek bir vucut olmussunuzdur. Bir bakima bir kaplumbaga gibi kabugunuza cekilmissinizdir. Sadece O'nunla ve kenidinizle kalmissinizdir. Gozleriniz etrafi goremez, onunuzu dahi net goremeyecek kadar yere yakinsinizdir. Ayakta ya da egilerek durmaya nazaran oldukca rahat bir konumdur. Yine diger konumlarinizla kiyaslandiginda oldukca ufalmissinizdir.

Ama en basta da belirttigim gibi namaz bir semboldur. Yani ibadetin sembolu, kisiden kisiye gore degisebilir. Meditasyon da bir ibadet sayilabilir, bir temizlenis ve aklanistir. Tum coskusu ile bir zikir de ibadet sayilabilir onu yapan icin, onunla kotuluklerden arindigini hissediyorsa boyledir. Yataginiza yatip, O'nu dusunmek de ibadet olabilir, ya da calismak. Ibadetin ozel bir sekli yoktur, O'nunla oldugunuzu ve kotu dusuncelerden arindiginizi nerede hissederseniz orada ibadet ediyorsunuz demektir. Bu sevisirken de olabilir, alkol alirken de.

Gunumuz sartlarinda Allah'i dusundugunuz her an onunlasinizdir. Aklinizdan kendiniz ve diger insanlar icin iyilikler ve guzellikler gecirdiginiz her an, ibadet etmektesinizdir. Cunku tum dinlerin ozu "Kendinize ve cevrenize tum guzellikleri saglamak icin calismak ve saglamaktir."

Ibadetin sekli olmadigi icin namaz kilmayana "Sen namaz kilmiyorsun, ne bicim Muslamansin!" denemez, denmemelidir.

Kuran-ı Kerim ve Gecimisi Bugunle Degerlendirmek

"Israil'i Severim Yahudileri De" isimli yazima bekledigim tepkiler geliyor. Gerek yorumlarla gerekse epostalarla gelen tepkilerde uzerinde durulan nokta Kur'an-i Kerim'in 'lanetlemis' oldugu.

Yazima gelen yorumlara yaptigim geri donumlerden bir tanesinden sonra, gecmiste indirilmis Kur'an-i Kerim'in bugunle degerlendirilmesi hakkindaki dusuncelerimi de paylasma ihtiyaci duydum.

Tarihle ilgilenmiyor olsaniz bile ortaokulde tarih dersi almissaniz, tarih hakkindaki su onemli aciklamayi bilirsiniz:

Olaylar, yasandigi donemin sartlarina gore degerlendirilmeli ve yorumlanmalidir. Gecmiste yasanmis bir olay, simdinin sartlari ile degerlendirilirse tarih saptirilmis olur.

Cok basit bir aciklama bu ve Kur'an-i Kerim icin de gecerli. Kur'an-i Kerim indirildigi cagin gereksinimlerine uygun olarak hazirlanmis bir kitaptir ki dogrusu da budur. Gunluk yasantimizdaki bircok seyle ilgili Kur'an-i Kerim'de aciklama bulamamamizin ozunde yatan gercek de budur.

Ornegin; "Hizli araba kullanmak gunah midir?" sorusunun karsiligi var midir? Elbette yoktur, cunku o zamanlarda araba yoktur. Eger o vakitlerde araba olsaydi ve hizli araba kullanmak olumlere neden olsaydi, belki de Kur'an-i Kerim'de "Hizli araba kullanmak bizce yasaklanmistir." gibi bir ifade olabilirdi.

Kur'an-i Kerim de bir tarih kitabidir. Onu o gunun sartlarina gore degerlendirmeli ve yorumlamaliyiz, ve sonra bugune aktarmaliyiz.

Kur'an-i Kerim'i ve o zamanin insanlarini alip oldugu gibi bugunun icine yerlestirmek ve sonra da gelismek ve ilerlemekten bahsetmek; akillarin almayacagi imkansiz bir seydir.

Sizlerle, cogumuzun bildigi ve dinin gereklilikleri olarak karsimiza cikarilan konulardan bir kacinin akil ile degerlendirilisini bir yazi dizisi olarak aktaracagim.

Ilki "Akil Sahipleri Icin : Namaz Kilmak ve Bugunun Sartlarinda Degerlendirilmesi" ...

"Suphesiz goklerin ve yerin yaradilisinda, gece ile gunduzun art arda gelisinde temiz akil sahipleri icin gercekten ayetler vardir." (3/190)

"Gercek su ki; Allah katinda, yerde yerde debelenenlerin en kotusu, akil erdirmez olan sagirlar ve dilsizlerdir." (8/22)

"Gercekten biz, akil erdirirsiniz diye, onu Arapca bir Kur'an olarak indirdik." (12/2) (Yazarin Notu: Cunku Kur'an-i Kerim Arab topluluguna indirilmistir. Turk topluluguna indirilmis olsaydi, Turkce olacakti.)

"Andolsun, onlarin kissalarinda temiz akil sahipleri icin ibretler vardir. (Bu Kur'an) duzup uydurulacak bir soz degildir. Ancak kendinden oncekilerin dogrulayicisi, herseyin 'cesitli bicimlerde aciklamasi' ve iman edecek bir topluluk icin bir hidayet ve rahmettir." (12/111)