Onceliklerim ve Ben...

Hep yerleri değişip durdu önceliklerimin. Hatta önceliklerimi bazen çok gerilerde bıraktım. Hiç alakam olmayan şeyler yaptım, değil öncelik varlığının bile anlamı olmayan şeylerle uğraştım. Evet, itiraf ediyorum; yapmam gereken şeylerin çok uzaklarında bulundum.

Aslında bu hep böyleydi, sadece son yıllarda iyice arttı. Diliyorum ki; bu hayatımızdaki iniş çıkışlardan biri olarak kalsın. İnişlerimin sonu çıkış olsun, karanlıklarım aydınlansın... Diliyorum ve bunun için azami gayret gösteriyorum. Dışarıdan bunu belli etmiyor olsam da, hatta gayret göstermediğim iddia edilse de çabalıyorum.

Önceliklerimden bir tanesi elbette okulum. Ancak halen birinci sınıfım. 2003 senesinde adım attığım Boğaziçi'nde hala birinci sınıfım. Geçen 5 sene boyunca okulumla alakası olmayan bir sürü şey yaptım. İnşaat Mühendisi olmama rağmen tasarımcı sıfatını takınıp siteler tasarladım, Türkçem İngilizceme göre kat kat iyiyken çeviri çalışmaları yaptım, okulumdan mezun olmayı beklemeden deprem konusunda uzmanlık taslamaya kalktım. Herşey hakkında biraz fikrim oldu ama okulumu da çok dışarıda bıraktım. Önceliğim geri planda kaldı, hiç olmaması gerektiği kadar hem de.

Bir diğer önceliğim Ailem. Bana bırakılsa neredeyse hiç aramayacağım. Aynı şehirde olmamıza hatta bana yürüyerek sadece 40 dakika uzakta olmasına karşın ablamla 3 - 4 ayda bir görüşüyorum. Kardeşimin nasıl olduğunu sormayalı neredeyse yıl olacak. Akrabalarım mı? Benim akrabalarım yok, hiç tanımadım onları. Annemi babamı, ebeveynlerim oldukları için değil dostum oldukları için sevdim.

Önceliklerimden bir diğeri ama en az ilki kadar önemli olansa Sevgilim. Hayatımı birleştireceğim hatta birleştirdiğim insana verdiğim sözlerimi tutmakta zorlandım, zorlanmaya da devam ediyorum. Onun benim isteklerimle kıyasladığında devede pire kalan isteklerini yapmakta güçlük çektim. Öyle anlar oldu ki müzik dinleme bir hobiyi, Sevgilimin önüne taşıdım. Onu aramayı saatlerce ertelediğim oldu.

Ben; öncelikleriyle arası iyi olmayan, sorumsuz ve hayatının bu dönemini sahte başarılarla örten başarısız bir insanım. Ortada hiçbir zorluk yokken imkansızlıkları yaratmayı başarmış, sonra da onları aşıp başarılı olduğunu sanan sahte bir kahramanım.

Ama ne mutlu ki hala inanıyorum. Duvara tutanarak ayakta durma numarası yapmadan, gerçekten ayakta duracağım günlerin geleceğine inanıyorum.

İnanıyorum, hem de tüm kalbimle...

Ve bir şeye daha inanıyorum; bu inancımın bittiği yer ve an, benim de bittiğim yer ve an olacak...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...