Tiyatrolardan Secmeler : 3 Tiyatro

Sevgilim gerçek bir tiyatro aşığı. Sayesinde 15 günde en az bir kez tiyatroya gidiyoruz. Devlet Tiyatroları'nın aylık programlarını takip ediyoruz ve bize en uygun günlerde tiyatro biletlerimizi alıp (Tam: 6tl, Öğrenci: 4tl) saat 20.00'de koltuklarımıza oturup kendimize kültür şöleni yapıyoruz. Beni tiyatro ile bu kadar haşır neşir ettiği için kendisine çok teşekkür ederim, bana kattığı sonsuz artıdan sadece biri bu.

Nisan'a henüz yeni girmişken, biletler de henüz tükenmemişken sizlere izlediğim ve bu ay da gösterilecek 3 tiyatro oyunu için bilgiler vermek istiyorum. "henüz tükenmemişken..." dedim çünkü 15 gün sonra (en geç 1 hafta) gitmek istediğiniz oyun için şimdiden bilet almalısınız; yoksa değil kötü bir yerden oyunu izlemek, salonda yer bulamazsınız.

Ful Yaprakları :

Kendimizi sanal alemin ardına bu kadar saklamışken, kendimizle ilgili bilinmesini istediklerimizi ve hatta bizle alakası olmadığı halde var gibi gösterdiğimiz onca şeyin, bu oyunun içinde nasıl da güzel bir şekilde sergilendiğine tanıklık edeceksiniz.

Oyun dekoru bir hayli ilginç. Sahnede sol, orta ve sağ arkada olmak üzere 3 ekran var. Sahnenin tam ortasında bir küvet mevcut. Oyun başladıktan sonra, yalanlarla dolu bir dünyada neye inanacağınıza şaşıra şaşıra şuan ki içinde bulunduğunuz sanal kayboluşu yaşıyorsunuz. Rollerin birbirlerine hiç acıması yok, tıpkı gerçek bir dünya gibi.

Oyundan sonraki günlerde, bir çiçek satıcısının önünden geçerken Ful Yaprakları'na bakıp gerçekliğinizi sorguluyorsunuz, bu sizi bir anlıkta olsa iç dünyanızın derinliklerine dönmenizi sağlıyor.

Gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Konuşmalara da özellikle dikkat edin.

Rol Dağılımı : Özlem Güveli Türker, Özden Çiftçi, Musa Uzunlar

Özet: "Dünyada beni özleyen, sesimi duymak isteyen tek bir canlı dahi yok." Ful Yaprakları, sesleri çıkmadığı halde hayata haykırmaya çalışanların oyunudur. "Orada kimse yok mu?" Yaşam hiçbir evresinde kucak açmamıştır, koca şehrin ortasında, tek kişilik hücrelerinde yaşamak zorunda bırakılanlara. Tek yol kendilerine benzer birilerini bulmaktır. Ama "kendilerine benzer birileri" de yoktur aslında. Çünkü o ortamda kendileri bile kendilerine benzememektedir. O halde gerçeği sanalın içinde eritmek ve de yeniden şekillendirmek gerekmektedir. "Ful Yaprakları", hiçliğin kıyısında dolananların var olma ve hayatlarını yeniden yazma çabalarıdır.

Tehlikeli Saplantı :

Oldukça sakin başlayan, gerilimin kademe kademe arttığı ve sonunda tüm iplerin koptuğu oldukça başarılı bir oyun. Oyuncular performansları ile sizi oyunun içine çekiyor, bol aksiyon dolu bir ortamın içinde buluyorsunuz kendinizi. Oyun esnasında, belki sıfırdan bir oyun yazabilecek kadar senaryo çeşitlemeleri oluşturuyorsunuz kafanızda. Oyundan çıktıktan sonra ise; çok çok heyecanlı bir filmden çıkmışcasına senaryo üzerinde yorumlarda bulunuyorsunuz.

Ancak halen o şişelerin nasıl o kadar kolayca sağa sola, hatta Mark'ın kafasına çarpılabildiğini merak ediyorum. O şişe parçalanınca nasıl adamı kesmez pek merak ettim.

Kesinlikle gidilip görülmesi gereken bir tiyatro oyunu...

Rol Dağılımı : Fulya Koçak, Burak Altay, Kuvvet Yurdakul

Özet : N.J.Crisp'in ilk kez 1987 yılında sahnelenen Tehlikeli Saplantı adlı oyunu başta İngiltere ve Amerika olmak üzere pek çok ülkede sahnelenen ve bir çok dile çevrilen, çağdaş bir psikolojik gerilimdir. "Aldatma"yı konu alan ve "Yüzleşme" odağında kurgulanan oyun, Mark ve Sally'nin rutin biçimde sürdürdükleri ve temeli çıkar ilişkisine dayanan evliliklerini sorgulamak zorunda kalmalarını konu edinir. Çifti sorgulamaya iten nedense; dışarıdan gelen, beklenmedik bir konuktur. Kendi geçmişiyle birlikte Sally ve Mark'ın da geçmişlerini sorgulamasına neden olan John, geçmişe gömülmek istenen sırların açığa çıkmasına neden olur.

Kral Dairesi :

Sahnede bir kral dairesi sembolize edilmiş. Oyunda sadece otelin sahipleri gerçek yüzleri ile karşımıza çıkıyor. Diğer oyuncuların karakterlerine göre seçilmiş maskeleri var ve yüzlerinde herhangi bir mimik değişimi olmamasına karşın, başarılı vücut kullanımları ile yüzlerinde maskelerin hareketsiz olduğunu bile unutuyorsunuz.

Oyun iğneleyici espriler içeren bir komedi oyunu. Oyunda bol miktarda gülecek ve inanılmaz zeka örnekleri ile tanışacaksınız.

Oyunun ortalarında, otel sahiplerinin içine düştükleri zor durumdan kurtulmak için fikir alış verişinde bulundukları sahne mükemmel yapılmış. Yandan izlemeye alıştığınız sahneyi, bu sefer tepeden görebileceksiniz. Hem de oyunun kalitesinden ve hareketliliğinden hiçbir şey kaybetmeden.

Bu arada ufak ufak iki hatırlatma: Otelin sahibi "Hadi artık gidin!" derse, saf saf gitmeye kalkmayın. İkincisi kral dairesine ilk gelen çiftteki geline, eğer yanınızda sevgiliniz varsa, çok bakmayın, hayran da kalmayın; çünkü sevgiliniz sizi her an dürtebilir, benden söylemesi :)

Rol Dağılımı : Fikret Urucu, Elif Erdal, Arzu Oş, Fatih Sarı, Deniz Bolışık, Erkan Avcı, Celal Örnek, Emrah Bozkurt, Sibel Akdeniz Demirtaş

Özet: İstanbul'da bir otelin kral dairesindeyiz. Her şey otelin bilgisayarının bozulmasıyla başlar. Kral dairesi bir tanedir, ama aynı güne 3 ayrı rezervasyon yapılmıştır. 3 ayrı çift, balayını geçirmek üzere otele gelir ve beklenen kargaşa başlar. Otel personeli durumu idare edip kurtulmak için çırpınırken, gelen çiftler odada kendi dünyalarını kurmaya başlamışlardır bile... İngiltere'de vücut ve maske tiyatrosu projeleri üreterek dünya çapında şöhretli oyunlar tasarlayan rejisör Toby Wilsher, yeni bir İstanbul macerası kurguladı. Sersemler Evi'nden sonra Kral Dairesi ile bizi şaşırtmaya ve güldürmeye devam ediyor. Tiyatronun sadece ses ve söz sanatı olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz.


İşte size birbirinden güzel ve farklı 3 oyun. Bu ay içerisinde gidip görmenizi kesinlikle tavsiye ederim...

Devlet Tiyatroları İnternet Adresi : http://www.devtiyatro.gov.tr/web/index.htm

Online Bilet Alım İnternet Adresi : http://www.mybilet.com/dtgm.php


1 yorum

  1. Hello. This post is likeable, and your blog is very interesting, congratulations :-). I will add in my blogroll =). If possible gives a last there on my blog, it is about the Dieta, I hope you enjoy. The address is http://dieta-brasil.blogspot.com. A hug.

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...