Yeni Bir Yasam Dizisi

Bir blogun, bir insanın yaşamını düzene koyuşuna şahitlik etmek ister misiniz?

Başarılı bir insanın geçtiği yolları, günlük hedeflerini, yaptıklarını ya da yapamadıklarını, vazgeçtiği şeyleri, attığı adımları izlemek ister misiniz?

Kısaca bir insanın hayatına gün gün tanıklık etmek nasıl bir his olurdu?

Evet, başta umursamazdınız. Ama sonra bilinmez bir merak "acaba bugün ne yapacak?" der ve bir göz atardınız. Göz atmalarınız, o insanın hayatı üzerinde yorumlar yapmaya dönüşürdü yavaş yavaş. Bir süre sonra bir de bakardınız; onunla birlikte yaşamaya, onun günlük hayatını kendiniz de uygulamaya, hatta onun hayatına katkılarda bulunmaya başlamışsınız.

Yaşamımın günlerine saatlerine dakikalarına hatta her bir anına tanıklık etmek ister misiniz?

Günlük planlarıma, düşüncelerinizden katıp ortaya çıkacak şahaserde payınız olsun ister misiniz?

"Tanrı'nın Benim İçin Çok Büyük ve Özel Bir Planı Var, Bunu Hissedebiliyorum" diyen bir kişinin olgunlaşma sürecini birlikte yaşamak ister misiniz?

Cevabınız "Evet" ise, yaşam dizimin ilk bölümüne hoşgeldiniz.

Cevabınız "Hayır" ise, lütfen bir kez daha düşünün. Bu sizin için çok farklı bir deneyim olacak.

Peki neler olacak bu "Yaşam Dizisi"nde?

  • Gün başında (en geç 09.00'da) günlük planımı sizlerle paylaşacağım. Yapmak zorunda olduklarım, yapmam gerekenler, tercihen yapacaklarım. Gün sonunda ise (en geç 02.00'de) günlük planımın ne kadarını gerçekleştirdiğimi, ne kadarını ertelediğimi ya da ne kadarından vazgeçtiğimi görebileceksiniz.
  • Günlük planımda olmamasına karşın, gün içerisinde yaptıklarımı sizlerle paylaşacağım. Karşılaştığım bir arkadaş, tattığım yeni bir tat, dinlediğim yeni bir müzik, yeni bir fikir, her neyse. Yeni ya da eski olması da önemli değil. O günümün içerisine onu katmış olmam yeterli.

"Yaşam Dizisi"nin Yapısı Nasıl Olacak?

  • Gün başlangıcında, gün içerisinde yapılacakların bir listesi yazı olarak girilecek.
  • Gün sonunda yaptıklarım olduğu gibi bırakılacak, yapmadıklarımın üstü çizilecek.
  • Yapacağım şeyin ayrıntısında belirtilenden farklı bir şey yaptıysam, o da üstü çizilerek yanına ne yaptıysam o yazılacak.
  • Günlük plan içerisinde, bazı öğelerin yanında [ ] belirtilen puanlar yer alacak. Günlük toplam 10 puanlık bu notlar, liste öğelerinin önemine göre paylaştırılacak. Bazı günler, bu puanlama toplam 10 puan sınırını aşabilecek. Böylece bir gün aldığım eksik puanlar, diğer günlerde daha çok çalışarak karşılanabilecek. (amaç:sayısal değerlendirme)
  • Harcama limitinin en az 5tl aşılması halinde 1 puan kırılacak. Harcama limitinin en 5tl az olursa 1 puan eklenecek. (amaç:tasarruf)
  • Haftada 5 yazından az yazdığım takdirde; haftalık toplam puandan, 2 puan düşülecek. Haftalık 10 yazıyı geçtiğim takdirde ise; haftalık toplam puana, 1 puan eklenecek. (amaç:yazı yazmak)
  • Hafta içinde toplam 3 kez, 10.00-02.00 sınırını geçersem, 1 puan düşülecek. Hiç hata yapmazsam, 1 puan eklenecek. (haftalık puan) (amaç:yemek düzeni)
  • Atlattığım her 3 ilaç için 1 puan düşülecek, atlatmadan içtiğim tüm haplar için 1 puan eklenecek. (haftalık puan) (amaç:sağlık)

Örnek Bir "Yaşam Dizisi Bölümü":

Başlık: Yaşam Dizisi - 20080325

Yapılması Zorunlu Olanlar:

  • [1] Terapiye Git (10.00-BÜREM)
  • [2] Fizik Dersine Git (12.00)
  • [1] C Dersine Git (13.00)
  • [2] Fizik Labına Git (15.00)
  • [1] Fizik Çalış (Ayrıntılı Bilgi)
  • [0] İlacını İç

Yapılsa İyi Olur:

  • [0] C Çalış (Ayrıntılı Bilgi)
  • [1] Duş Al
  • [1] Kitap Oku (Kitap İsmi-Yazarı)

Yapılabilir:

  • [0] Sevgilimle Buluş (Sahile İn) (Evde Oturduk)
  • [0] X Sitesinin Tasarımı İle İlgilen

Günlük Harcama: 10 tl 15tl

Gün Puanı : [7]

*** Eklemeler yapılabilir. Tüm puanlar Excel Dosyası'nda saklanacaktır. Haftalık, aylık ve yıllık olarak ortalamalar blogumda yayınlanacaktır.

Ben Bir Tuhafim

Sevgilim ile aramda hiçbir gizlimiz yoktur. (Gerçi bazıları bunu "güvensizlik" ya da "özel hayata saygısızlık" olarak algılasa da, şahsen benim için tek bir parça olmak anlamına geliyor. Bu tamamen bambaşka bir yazının konusu.) Bu şeffaflık neticesinde birbirimizin her türlü hesabına rahatlıkla giriş çıkış yapabiliriz. Eposta hesapları, banka hesapları ya da diğerleri. Önemli değil. İkimiz de birbirimizin şifrelerini biliriz, bazen birbirimizin şifrelerini belirleriz, falan filan...

Bugün Sevgilim'in eposta hesabına girdiğimde ailesine dört haneli maaşından üç haneli bir miktarı transfer ettiğini gördüm. Önceden de buna benzer bir ya da birkaç transfer görmüştüm. Ve merakımı yenemeyip Sevgilim'e bu transferlerin nedenini sordum. Bana verdiği cevap oldukça basitti, ama benim için oldukça tuhaf;

"Beni bu yaşıma kadar en iyi şekilde büyüttüler. Bir dediğimi iki etmediler. Onlara vefa borcum var. Vefa borcumun bir kısmını bu şekilde ödemeye çalışıyorum."

Bu cevap benim kendimle yüzleşmemi sağladı. "Ben olsam yapar mıydım?" dedim. Evet bir kez yaptım, babamın bizim için yapmak zorunda kaldığı üç haneli kredi kartı borcunun bir taksidini ödemiştim.

Ama uzun süreli yapabilir miydim? Ya da ileride (inşallah) yüksek maaş aldığım zamanlarda, gelirimin bir kısmını aileme gönderecek miydim?

Dürüst olmak gerekirse, bana tuhaf geldi. Dün ki yazımda da demiştim. Benim için "aile kavramı" biraz garip. Annem ile babamı, ebeveynlerim olarak gördüğüm için değil dostum olarak gördüğüm için seviyorum. Elbette ebeveyn olarak da mükemmeller. Ancak dediğim gibi benim aile kavramım biraz karmaşık, hatta yok. Bu nedenle düzenli olarak maaşımın üçte birini (Sevgilim'in yaptığı gibi) ailemle paylaşabilir miydim? Yapabilir miydim?

Cevabımı kendime yakıştıramadım ama YAPAMAZDIM...

Evet, gerçekten bir tuhafım. Üstüne en az tuhaf olduğum kadar da bencil. Açıkçası bu konuda kendimden utandım.

Ama hayat felsefelerimden biri şudur: Kusurlarımızı ve eksikliklerimizi kabul etmeliyiz. Ben de bu eksikliğimi dilerim hayatımın ileri ki günlerinde aşacağım. Bu eksikliğimi kapatmamda ise eminim Sevgilim bana fazlasıyla destek ve örnek olacaktır.

Bana kattıkların için sana teşekkür ederim Sevgilim, Seni Çok Seviyorum...

Onceliklerim ve Ben...

Hep yerleri değişip durdu önceliklerimin. Hatta önceliklerimi bazen çok gerilerde bıraktım. Hiç alakam olmayan şeyler yaptım, değil öncelik varlığının bile anlamı olmayan şeylerle uğraştım. Evet, itiraf ediyorum; yapmam gereken şeylerin çok uzaklarında bulundum.

Aslında bu hep böyleydi, sadece son yıllarda iyice arttı. Diliyorum ki; bu hayatımızdaki iniş çıkışlardan biri olarak kalsın. İnişlerimin sonu çıkış olsun, karanlıklarım aydınlansın... Diliyorum ve bunun için azami gayret gösteriyorum. Dışarıdan bunu belli etmiyor olsam da, hatta gayret göstermediğim iddia edilse de çabalıyorum.

Önceliklerimden bir tanesi elbette okulum. Ancak halen birinci sınıfım. 2003 senesinde adım attığım Boğaziçi'nde hala birinci sınıfım. Geçen 5 sene boyunca okulumla alakası olmayan bir sürü şey yaptım. İnşaat Mühendisi olmama rağmen tasarımcı sıfatını takınıp siteler tasarladım, Türkçem İngilizceme göre kat kat iyiyken çeviri çalışmaları yaptım, okulumdan mezun olmayı beklemeden deprem konusunda uzmanlık taslamaya kalktım. Herşey hakkında biraz fikrim oldu ama okulumu da çok dışarıda bıraktım. Önceliğim geri planda kaldı, hiç olmaması gerektiği kadar hem de.

Bir diğer önceliğim Ailem. Bana bırakılsa neredeyse hiç aramayacağım. Aynı şehirde olmamıza hatta bana yürüyerek sadece 40 dakika uzakta olmasına karşın ablamla 3 - 4 ayda bir görüşüyorum. Kardeşimin nasıl olduğunu sormayalı neredeyse yıl olacak. Akrabalarım mı? Benim akrabalarım yok, hiç tanımadım onları. Annemi babamı, ebeveynlerim oldukları için değil dostum oldukları için sevdim.

Önceliklerimden bir diğeri ama en az ilki kadar önemli olansa Sevgilim. Hayatımı birleştireceğim hatta birleştirdiğim insana verdiğim sözlerimi tutmakta zorlandım, zorlanmaya da devam ediyorum. Onun benim isteklerimle kıyasladığında devede pire kalan isteklerini yapmakta güçlük çektim. Öyle anlar oldu ki müzik dinleme bir hobiyi, Sevgilimin önüne taşıdım. Onu aramayı saatlerce ertelediğim oldu.

Ben; öncelikleriyle arası iyi olmayan, sorumsuz ve hayatının bu dönemini sahte başarılarla örten başarısız bir insanım. Ortada hiçbir zorluk yokken imkansızlıkları yaratmayı başarmış, sonra da onları aşıp başarılı olduğunu sanan sahte bir kahramanım.

Ama ne mutlu ki hala inanıyorum. Duvara tutanarak ayakta durma numarası yapmadan, gerçekten ayakta duracağım günlerin geleceğine inanıyorum.

İnanıyorum, hem de tüm kalbimle...

Ve bir şeye daha inanıyorum; bu inancımın bittiği yer ve an, benim de bittiğim yer ve an olacak...

Use Old Extensions On New Firefox Versions

Firefox Users complain that old extensions are not compatible with new Firefox versions (ex: beta versions). I have a road to solve this problem and I want to share with you. (Maybe you are using, I don't know.) *** This solution does not enable to us a perfect compatibility, but extensions are used without problem. Go to the Mozilla Extensions Page. Download the .xpi files of your extensions with "Save As" command. Open the .xpi file with an archive program (ex: 7-zip). Find install.rdf file in this archive and open this file with a notepad program (ex: notepad++). In install.rdf file, find strings which resemble following image. These strings mean that "This extension active for Firefox 2.0 - 3.0b3 versions". To use your extensions on all Firefox versions, change these strings as and save (in other words, delete the restriction of version. ex: b3). Now, your extension will run on Firefox 2.0 - 3.0 versions. Rewrite install.rdf changed file on original install.rdf file in .xpi. Open Firefox and Install with "Open File..." command in File Menu on Firefox. Enjoy New Firefox with Old Extensions :) * You have to make this process again with extension updates.

Eski Eklentilerinizi Yeni Surum Firefox'larda Da Kullanin

Firefox Kullanıcıları olarak, BETA sürümleri kullanırken en çok eski eklentilerimizi kullanamamaktan şikayet ediyoruz. Ancak bu sorunu aşmak için kullandığım bir yol var, sizlerle paylaşmak istedim. *** Bu düzenleme tam uyumluluk anlamına gelmemekte, ama birçok eklentide sorunsuz çalışıyor. Mozilla Eklentiler Sayfası'na gidin. Kullandığınız eklentinin .xpi uzantılı halini bilgisayarınıza indirin. Bir arşiv açma programı ile (ör: 7-zip) bu .xpi uzantılı dosyayı açın. İçindeki dosyalardan birinin ismi install.rdf olacak. Bu dosyayı bir notepad yardımı ile açın (ör: notepad++ ). bu dosyadayukarıdaki resme benzer ifadeleri bulun. bu resimdeki ifade; "Bu eklenti Firefox 2.0 - 3.0b3 sürümlerinde etkindir." demek. Eklentinizi tüm Firefox sürümlerinde kullanabilmek için bu ifadeleri şu şekilde değiştirin. Ve kaydedin (yani 3.0'ın sağındaki sürüm sınırını kaldırın). Bu değişimle eklentiniz Firefox 2.0 ve 3.0 sürümlerine yüklenebilecek ve çalışabilecektir. Değiştirdiğiniz install.rdf dosyasını, orjinal .xpi dosya içeriğindeki install.rdf'nin üzerine yazdırın ve Firefox'unuzu açıp "Open File..." diyerek .xpi uzantılı eklentinizi kurun. Eski eklentilerinizle yeni Firefox'unuz hayırlı olsun ;) * Eklenti güncellemelerinde bu işlemleri yeniden yapmanız gerekebilir. Ancak eklentileri çok zorunlu olmadıkça da güncellemeniz zaten gerekmemekte.

Sen Tek Değilsin, Hele İlk Hiç Değilsin!

Bu sefer Denizli'deyiz...
İmam Hatip Lisesi'nin çatısında türbanlı bir kız.
Eminim defalarca kez intiharın dönüşü mümkün olmayan bir günah olduğunu söylemişlerdir.
Peki neden çatıda bu kız?
Neden intihar etmek istiyor?
***
Sevgilisi terk etmiş olabilir değil mi?
Evet evet, sevgilisi terk etmiştir.
Kızımız da üzüntüye dayanamamış çatıya çıkmıştır.
Kesin saçmalıyordur...
Aaa belki de notları kötü gelmiştir.
Bir türlü de düzeltemiyordur.
Çözümü "çok büyük günah" olsa da intiharda bulmuştur.
Ne de olsa öte tarafta sınav falan yok.
Ohh! Öl, kurtul! Ne güzel!...
Ay ay ay...
Yoksa diğer arkadaşlarının giydiğini mi giyemedi?
Malum İmam Hatip'te...
Belki daha rahat giyinmek istedi de izin vermediler...
Olamaz mı?
***
Hepsi olabilirdi de olmadı...
Belki onlar da oldu, ama hiçbiri ona hak vermemi sağlamazdı.
Hatta "salak kız" der geçerdim.
Ama onun öyle bir nedeni var ki;
Bu nedenli ile haklı, hem de çok haklı...
***
Kızımızın babası sapık.
Hem de öyle bir sapık ki linç edilesi türden.
O bir ensest ilişki yanlısı sapık...
O bir sübyancı...
Ama aynı zamanda o bir baba...
Utanmaz arlanmaz bir baba...
***
Ve işte kızı en sonunda ona dayanamıyor.
Çözümü ölümde buluyor...
Çünkü 10 yaşından beri babasının tacizine uğruyor...
Tam 8 yıldır...
Hangi psikoloji dayanır ki buna?
Dayanmaz...
Benim de başıma gelse, ben de atlardım...
***
Ama kızım sen ilk değilsin...
Son da olmayacaksın...
Bu ülkede sen gibi binlercesi var.
Hepsi senin gibi taciz ediliyor...
Tecavüz edilenleri de var...
Tacizi de tecavüzü de kendi evlerindeki hayvanlar yapıyor.
***
Namus konusunda mangalda kül bırakmayan,
"Sözde" ahlaklı bizlerden bu babalar.
"Sözde" müslüman bizlerden bu insanlar.
"Sözde" babaların "sözde" namusları...