Gel Gör Beni Aşk Neyledi

Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akar suların çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarım dilden dile
Gurbette halim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
Ol yâri düşte görürüm
Uyanıp melûl olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost elinde avareyim
Gel gör beni aşk neyledi

Bir Milyon Çocuk Bir Milyon Aile

Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği yaşanan deneyimler sonrasında artık hepimizce kabul edilmiştir. Afetlere hazırlık ve güvenli yaşamın en temel unsuru ise sistemin içinde yer alan tüm devlet, yerel yönetim birimlerinin ve halkın konu hakkında bilgilenmesi ve yapılan çalışmalara katılım göstermesidir. Tüm dünya ülkelerinde başarılı bir biçimde uygulanmış afet risklerini azaltma, afet yönetimi gibi projelerde bu temel unsurun sağlıklı bir biçimde işlediği görünmektedir.

Bu çerçevede toplumun geleceğini oluşturan çocuklar, gerek bilgi eksiklikleri gerekse fiziksel kapasiteleri itibarı ile afetlerin yaratacağı tehlikelere en açık kitleyi oluşturmaktadır. “1 Milyon Çocuk 1 Milyon Aile” projesi çocukların, afet ve afetlere hazırlık bilincini arttırmayı amaçlamaktadır. Söz konusu çalışmanın ikincil hedefi ise çocuklar aracılığı ile toplumun çekirdek birimi olan ailelere ulaşmaktır.

Proje kapsamında, AHDER’in “Afet Eğitmeni” olarak eğittiği gönüllü üniversite öğrencileri, ilköğretim okullarına giderek öğrencileri deprem, evde, okulda alınması gereken kişisel önlemler, depremler sırasında ve sonrasında sergilenmesi gereken davranışlar konusunda uygulamalı ve görsel eğitimler vermektedirler. Bu eğitimler sonrasında eğitimlerin kalıcılığını sağlamak ve daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla çocuklara AHDER tarafından hazırlanan afete hazırlık ve afet bilinci kitapları dağıtılmaktadır. Proje, İstanbul öncelikli olmak üzere tüm Türkiye’de 1 milyon çocuğa ulaşmayı hedeflemektedir.

Proje, 2004 yılının Nisan ayında başlamıştır ve konulan hedefe ulaşabilmek amacıyla öncelikle İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile AHDER’i, ilköğretim okullarında afet eğitimleri vermeye yetkilendiren bir protokol imzalanmış ve böylece söz konusu çalışma ilgili devlet kurumu tarafından onanmıştır.

Bu aşamadan sonra 127 üniversite öğrencisi eğitmen olarak eğitilmiş ve bu eğitmenler aracılığı ile 60.000 ilköğretim öğrencisi afet bilinci ve afetlere hazırlık konusunda doğrudan eğitilmiştir. Eğitimler sırasında 230.000 eğitim kitabı dağıtılmıştır. 500 gönüllü üniversite öğrencisi de şu an eğitmen eğitimi almak üzere beklemektedir. (bu aşaması tarafımdan organize edilmişti)

Aynı proje kapsamında Türkiye Jeofizik Mühendisleri Odası ile de bir protokol imzalanmış onların da projeye eğitmen desteği vermeleri sağlanmıştır.
Proje sırasında kullanılan gerek eğitmenlere gerekse çocuklara yönelik, tüm eğitim materyalleri (sunum, kitapçıklar, CD’ler ve anket formları) ve dağıtılan eğitim kitapları AHDER tarafından hazırlanmıştır.

AHDER, eğitimlerin gerçekleştirileceği bölgelerde belediyelerle ve yerel STK’larla iletişime geçerek onları eğitimlere davet etmekte ve ilgililerle birimlerle işbirliği olanakları araştırmaktadır.

Projenin toplam bütçesi 1 Milyon dolardır. AHDER bu projenin 230.000 dolarlık kısmı için Ağaoğlu, Toyota, Başarı, Kale Oto, Remax, Koç Vakfı, Aydın Doğan Vakfı, Konak Belediyesi, Bursa Uludağ Rotary gibi kurum ve kuruluşlardan sponsorluk desteği almıştır.

Bu Gecemin Koruyucu Melekleri

Ortalama bir saat kadar önce Sev.g.ilim ile kavga ettim. 20 dakika kadar salya sümük ağladıktan sonra "o beni üzdü, ben de onu üzeceğim" diyerek sabaha kadar dışarıda sabahlamaya karar verdim. Hatta planıma gecenin ilerleyen dakikalarında bir iki bira da dahil olabilirdi. Bu düşüncelerle hızla üzerime kalınca bir şey aldım, bir hışımla bilgisayarı ve odanın penceresini kapattım. Hızla odadan çıktım, yurdun güvenlik görevlisi gözümdeki yaşları gördü ve garip garip baktı kapıdan çıkışıma. Yurttan çıkar çıkmaz iki köpek havlayarak son sürat biçimde yanıma geldiler. Etrafımda fır fır dönmeye başladılar. "Beyler benim gitmem lazım!" diyerek onları aşmaya çalışsam da biri garip sesler çıkararak diğeri patilerini göğsüme kadar çıkararak adım atmama mani oldular. Niyetlerinin kötü olmadığı belliydi, gözleri nefretle bakmıyordu. Sanki... Sanki beni korumak istiyorlar ve bir adım daha atmamı istemiyorlardı... Elimi siyah olanın tüylerine dokundurduğumda tüm stresimin hızla azaldığını hissettim. Sanki köpek mutluluk enerjisi ile doluydu ve bana aktarıyordu hızlı bir şekilde. "Öyleyse," dedim "şuraya oturayım da bu köpeklerle dertleşeyim." Aklıma akşam yemeği için aldığım ama yarısını bitiremediğim tavuklar geldi, hemen odaya dönüp tavukların içinde bulunduğu kutuyu aldım ve köpeklerin yanına geldim. Tek tek besledim onları. İnanılmaz güzellerdi. Kıvrık kulaklı ve kumral olarak tabir edebileceğim köpek erkekti. Bu beni patileri ile engelleyen kocaman kafalı ve diğerine göre daha irice olan masum bakışlımdı. Diğeri ise esmer ve dimdik kulaklıydı. Dişiydi. Sanırım bu ikisi bir çiftti ve harika bir uyumları vardı, açıkçası imrendim. Birimi sağıma birimi soluma aldım ve ikisinden birden mutluluk enerjisini almaya başladım. Arada bir kulakları dikip havlayarak uzaklardaki arkadaşları ile iletişimde bulunuyorlar ve sonra doğruca yanıma geliyorlardı. Onları sevdikçe rahatladım, rahatladıkça sevdim. Onlar da mutlulardı. Sanki görevlerini tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorlardı. Bana bir adım daha attırmayarak beni bilmediğim ve bilemeyeceğim bir şeyden korumuşlardı. Hatta bir sürpriz bile yaptılar bana ve diyebilirim ki uzunca bir süredir aldığım en güzel hediyeydi. Hemen anlatayım sürprizlerini: Bir an ayağa kalktılar. Sonra koşarak uzaklaşıp gözden kayboldular. Kısa bir süre sonra erkek olan dibime kadar gelip kafasını uzattı, ben kafamı biraz geri çekince arkama sessizce gelmiş olan dişisi ince bir ses çıkardı, kafamı ona çevirir çevirmez yüzümün her bir yerini yaladı. Kesinlikle muhteşem organize edilmiş bir sürprizdi ve kesinlikle harikaydı. Onlardan ayrılmadan önce dişisi hızlı adımlarla yanıma geldi, yanağımı bir kez yaladı; sanki misafirlerini uğurlayan ev sahipleri gibi. Bu gece ve gecemin koruyucu melekleri bu iki güzeller güzeli ve zeka küpü köpeği hiç unutmayacağım.