Merhaba Canım Okuyucularım,
Bugün pek bir mutluyum, çünkü üzerinde bir ayı aşkın süredir kafa patlattığım ve artık karabasan gibi rüyalarıma girmeye başlayan yeni tasarımımı yayına soktum. Ancak şimdi tasarımdan ve hikayesinden bahsetmeyeceğim, benim için tasarımımdan daha önemli olan logomdan bahsedeceğim.
Blogumun en üst kısmında gördüğünüz martı, papatya ve gökkuşağından oluşan üçleme benim logom. Alıştığınız logo kavramından biraz farklı olabilir, malum logo deyince insanın aklına daha bir mekanik şeyler geliyor. Ne bileyim köşeleri olacak, az renkli olacak, sade olacak falan filan... Ama hayatımızdaki hangi şey bir diğerinden bağımsız ki, bir bireyin kendisini yansıtan logosu bütünün parçalarından bağımsız olsun.
Logom "Martı, Papatya ve Gökkuşağı" üçlemesinden oluşmakta ve size garanti verebilirim ki renkli ve şekilli bir şey olsun diye bir araya gelmediler, hepsinin bir anlamı var.
Martı
Martı - Jonathan Livingston kitabını okuyanlarınız vardır emin, eğer okumamışsanız da bulun buluşturun okuyun derim. Bu kitabın benim yaşamımda çok önemli bir yeri var, bu kitapta kendimi buldum ve yine bu kitapla izleyeceğim yolu çizdim. Ve işte bu kitabı okuduğumdan beri kendime martıyı sembol aldım, sonsuzluk hedefim oldu, özgürlükse sonuna kadar savunduğum hakkım. Kimi zaman başarılı oldum, kimi zaman olamadım ama her zaman özgür olduğumu hissettim, kanatlarım bağlandığında bile...
Papatya
Birçok yazımda adını andığım ve canımdan çok sevdiğim, bana öğrettiği ve öğretmekte olduğu şeyleri saya saya bitiremeyeceğim, Biricik ve Muhteşem Sev.g.ilim'i ifade etmekte bu papatyalar. Papatyalar, Sev.g.ilim'in en çok sevdiği çiçek ve kendisine çoğu zaman "Papatyam" olarak hitap etmekteyim. Papatya, çiçekler arasında temiz bir kalbi ifade eder. Sıradan ve kolay bulunabilen bir çiçek olduğunu sanarsınız, ama öyle değildir, çok çok özeldir. Ve size ufak bir tavsiye; papatya seven hatunlar, çok alçakgönüllü ve sevgi dolu insanlardır ;)
Ve Gökkuşağı...
Gökkuşağı beni en güzel ifade edebilecek bir diğer şey. Bulunduğum çeşit çeşit ortam, tartıştığım yüzbin düşünce, tanıdığım binbir çeşit insan var. Ve bu denli çeşitlilik de, beni o denli rengarenk bir insan yapmakta. Gökkuşağı yaşamımdaki çeşitliliklerin yarattığı farklılıkları simgelediği gibi, onların mükemmel uyumunu da en açık şekilde ortaya koyuyor. Gökkuşağını seven insanların çokluğu kadar beni sevenler de çok ve olur da gökkuşağının başladığı yere ulaşırsanız, yani bana, hayalinizde bile göremeyeceğiniz hazinelerim sizi bekliyor olacak...
İşte Martı, Papatya ve Gökkuşağı'ndan oluşan logomun ve kısacası benim sembolize edilmiş halimin anlamı bu. Dilerim sizleri aydınlatabilmiş ve kendim hakkında da bir parça fikir verebilmişimdir.
Sürç-ü Lisan Ettiysem Affola, Saygılar...
Student at Bogazici University Co-Chair of BUCampus

1 Comment: