SOGLA ve Hülya Denizalp

Size bugün muhteşem bir projeden ve bu projenin destekçisi muhteşem insan Hülya Denizalp'ten bahsedeceğim.

Sosyal Girişimci Genç Liderler Akademisi, SOGLA, (onların ifadeleri ile) sosyal girişimciliği gençler arasında yaymayı ve bu alanda Türkiye’nin öncü genç liderlerini yetiştirmeyi amaçlayan bir sosyal girişim projesi.

Ve yine onların ifadeleri ile, "üretme" temelli ve odağında profesyonel koçluk, liderlik, kişisel gelişim ve sosyal girişimcilik yer alan aktif uygulamalı eğitim modülleriyle, gençlerin yine gençliğin sorunlarına çözümler getirerek toplumsal dönüşümlerine destek olmayı amaçlar.


SOGLA’nın düşünce olarak birçok benzeri ülkemizde mevcut. Şimdi tek tek sıralayamayacak olsam da, irili ufaklı buna benzer pek çok proje yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor.

SOGLA’yı diğerlerinden ayıran en önemli özellik ise Boğaziçi Üniversitesi'nde olması. Ki bu çok büyük ve etkileyici bir fark. Nedeni de çok açık, Boğaziçi Üniversitesi Türkiye'nin en sosyal ve girişimci öğrencilerinin bulunduğu bir üniversite, Boğaziçi Üniversitesi bunu bugüne kadar kulüplerin çatısı altında yaptı ve şimdi de bu konuda daha somut ve bireysel adımlar atmaya yardımcı olacak bir projesi var, SOGLA.

SOGLA'yı beni ısındıran en önemli etken ise Hülya Denizalp'in destekçilerden biri olması oldu. Hülya Denizalp gibi muhteşem ve içten birisinin bu projede görünce dedim ki, projenin sırtı yere gelmez.

Hülya Denizalp Genç Biri İçin Kimdir?

Esas soru Hülya Denizalp bir genç için, benim için kimdir. Kesinlikle mükemmel bir insandır, bu kadar pozitif enerjiyi yılar yılı hiç bozmadan nasıl yaydığına şaşırdığınız ve hayranlık duyduğunuz bir şahsiyettir. Bir arkadaştır, bir annedir, bir gönüllüdür, bir girişimcidir, bir insandır.

Kendisi ile 2004 yılında TOG'un gönüllüler için verdiği "Sunum Teknikleri Eğitimi"nde tanıştım. İki günlük bir eğitimdi, ve kendi verdiğim eğitimleri saymazsak daha fazla eğlendiğim ve öğrendiğim başka bir eğitim hatırlamıyorum.

Ara Not: İnsan eğitimi kendi verdiği için daha bir eğleniyor. Eh bir de insan çocuk ruhlu, 'karizma hiçbir şey, eğlence herşeydir…' diyen biri olunca eğlence kaçınılmaz oluyor. Ve önemle belirtmek isterim ve tekrar vurgulamak isterim ki, bu eğitim tekniklerini Hülya Hanım'dan öğrendim. :)

Bu eğitimin faydalarını birçok çalışmamda gördüm, gerek Afet Grubu çalışmalarımda, gerek Bilim Elçileri Yarışması'nda, gerekse Boğaziçi Üniversitesi'nde verdiğim diğer sunumlarda bana bir çok kolaylık ve rahatlık sağladı. Şimdi verse yine gider alırım, daha deneyimli bir şekilde yeniden kazanımda bulunurum ve kesinlikle harika olur.

Sadece Eğitimler Değil...

Ancak Hülya Denizalp’in etkilerini bende kalıcı yapan elbette bu eğitim değil, çünkü bir çok eğitim aldım ama eğitmenlerini şuan hatırlamıyorum bile.

Hülya Denizalp ile iletişimimizi kesmedik. Hatta ASHOKA Türkiye‘nin açılışına davet etti ve koşarak gittim. O zamanlar 21 yaşındaydım ve o açılıştaki en genç kişi bendim, ama oradaki kişilerin pek çoğunu tanıyordum ya da sonradan tanıştım. Ancak kesinlikle yabancılık çekmediğimi söyleyebilirim, bunda TOG'un ve Hülya Hanım'ın etkileri büyük…

Hülya Hanım'ın değerli düşüncelerine ne zaman başvursam geri çevirmedi beni, öyle iki kelime ile de başından savmadı ya da düşüncelerini kendine saklamadı. Bilim Elçileri Yarışması sunumu için kendisine eposta attığımda, adresini verdi ve "Gel birlikte inceleyelim!" dedi (ben gidemedim orası ayrı) ve beni benden almayı bir kez daha başardı.

Ara Not: Bilim Elçileri Yarışması için yardımlarını esirgemeyen bir diğer kişi de Değerli Hocam Prof.Dr. Semih Tezcan’dır, kendisine buradan saygılarımı ve teşekkürlerimi bir kez daha sunuyorum.

Hülya Denizalp’in adını SOGLA destekçilerinde gördüm ve “İşte Bu!” dedim. Ben bu oluşumda aktif rol oynarım, genç girişimcilik ve liderlik ruhumu canlandırırım. Çünkü hissediyorum ki, SOGLA’nın adını ileride çok daha fazla duyacaksınız.

Bu muhteşem ikiliyi takipte kalın…

Sevgiler…

Gelecekten Not - (31.08.2010) : SOGLA’nın düzenlemiş olduğu konferansa katıldım. Çok değerli konuşmacılar ve oldukça yoğun bir içerik vardı. Ama nedense tatmin olmadım. “Sosyal Girişimcilik” tanımı fazlasıyla havada kaldı gibi oldu. Sanıyorum ki, o konferanstaki insanlarda bir şeyler yapacak enerji ne yazık ki oluş(turula)madı. Ama takibe devam ediyorum, ümitlerim tükenmiş değil…

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...