Çark Durdu, Saat Sustu

Saatim çalışmıyor, tiktaklarım duyulmuyor. Peki ben bu noktaya nasıl geldim?

Herşey bundan yıllar yıllar önce başladı. Sonun başlangıcı olan o çarkı takana kadar, yaşamıma birçok çark takmış ve artık eskiyenleri ve gereksizleşenleri çıkarmıştım. Ki o taktığım çarkın da diğerlerinden bir farkı yoktu ve saatin sağlıklı bir şekilde tiktaklamaya devam etmesi için gerekliliği vardı. Asıl problem olan o çarkla birlikte taktığım irili ufaklı çarkları yanlış seçmemdi. Yanlış seçimlerim saatimi yavaşlatmış ve işte durdurmuştu.

2003 Eylül ayında saatim en sağlıklı tiktak seslerini veriyordu ve o günden beri onun gibi sesleri bir daha duyamadım. Yeniden duyacağıma dair inancım olsa da, bu inancımı da kendi kendime yoketmekte olduğumun farkındayım.

Ve işte o günden itibaren saatime taktığım çarklar, bazen tiktakları hızlandırdır bazen de yavaşlattı. Ve bu hızlı tiktaklar, benim gözümü boyamaya ya da kendimi kandırmama yetti. Sandım ki saatin hızlı işlemesi doğruydu ve ben birçok kişinin yapamadığını yapıyordum. Ama ileri görüşlülükten son derece yoksun olan bu düşünce, çok geçmeden ne kadar yanlışta olduğumu gözler önüne serdi.

Öncelikle gereğinden hızlı hareket eden çarklar, saati gereğinden fazla yormuştu ve diğer büyük çarklara zarar vermişti. Büyük çarkların bundan etkilenmeyeceğini sanarak büyük bir hata yapmıştım. Yaşam saatinde en küçük çarkın bile tüm saat üzerinde tahminimizin ötesinde etkisi vardır.

Sonrasında ise, saatin içerisine dahil olmaması gereken, ama benim bir şekilde anlamsızca dahil ettiğim bu küçük çarklar; saati amacından saptırdı ve kaçınılmaz sona doğru beni hızla taşıdı.

Ve nedense saatim arada sırada durarak bana "Sonum, sonumuz hiç iyi değil!" dese de, ben bu göz boyanmışlıkla görece küçük önlemler aldım. Sandım ki, bu küçük çarklar o kadar da büyük sorunlar oluşturmaz.

Saatim şimdi durdu, ki uzun zamandır ağır aksak ilerliyordu. Arada parçalanıp dağılan ve kullanılamaz hale gelen büyük çarklar ve onlara bağlı olan tüm diğer çarklarla birlikte çok sağlıksız tiktaklar atıyordu.

Ve ben yine kendimi kandırmak adına; bir çarkı ve ona bağlı olan çarkları düzgün hareket ettirmeye çalışsam, elimle ittirsem falan herşey yoluna girer sandım. Ve elbette yine yanıldım. Çünkü ben ittirmeyi bıraktığımda onlar da durdu.

İşte tam şu noktada, ciddi bir temizlik yapmadan ve önemli kararlar almadan; yani, gereksiz çarklarımdan kurtulmadan ve çarklarımı yağlayıp sağlıklı tiktakları duyana kadar elimle desteklemeyi bırakmadan yaşamıma devam etmemem gerekiyor ki etmem de zaten mümkün değil.

Kendimle yüzleşmeli, hatta acımasız olmalı ve saatimi yeniden çalıştırmak için elimden geleni yapmalıyım. Ya da hala saatimin yeniden çalışacağının umudunu veren son nefesimden de vazgeçmeliyim.

Bir kez daha ilkini seçiyorum ve bu konuda kendime başarılar diliyorum...

Ve ekliyorum; saatinin yeniden çalışacağına olan inancı kimseden bekleme, çünkü artık kimse sana inanmıyor...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...