Blogumun Ocak 2009 Verileri


Ziyaret Sayısı : 800
Görüntülenen Sayfa : 1090
Sitede Geçirilen Ortalama Süre : 1 dk
Sayfa / Ziyaret Oranı : 1,36

Ziyaret Eden İlk 10 Ülke: (Toplam 800 Ziyaret)
  1. Türkiye 699
  2. Almanya 40
  3. Amerika B.D. 16
  4. Fransa 7
  5. İngiltere 6
  6. İrlanda 3
  7. İtalya 3
  8. Katar 2
  9. Hırvatistan 2
  10. Yunanistan 2
 Ziyaret Eden İlk 10 Şehir: (Toplam 800 Ziyaret)
  1. İstanbul 270
  2. Ankara 102
  3. İzmir 76
  4. Bursa 21
  5. Adana 21
  6. Antalya 18
  7. İzmit 15
  8. İçel 15
  9. Adapazarı 14
  10. Trabzon 12
Ziyaretçilerin Lisanları İlk 5 (Toplam 800 Ziyaret)
  1. Türkçe 613
  2. İngilizce (US) 123
  3. Almanca 35
  4. İngilizce (UK) 9
  5. Fransızca 4
Gün Gün Ziyaret Sayısı ve Oranları

01 Ocak 2009 Perşembe
% 1,62 (13)
02 Ocak 2009 Cuma
% 4,25 (34)
03 Ocak 2009 Cumartesi
% 4,62 (37)
04 Ocak 2009 Pazar
% 3,88 (31)
05 Ocak 2009 Pazartesi
% 5,00 (40)
06 Ocak 2009 Salı
% 5,38 (43)
07 Ocak 2009 Çarşamba
% 3,88 (31)
08 Ocak 2009 Perşembe
% 2,75 (22)
09 Ocak 2009 Cuma
% 3,62 (29)
10 Ocak 2009 Cumartesi
% 3,88 (31)
11 Ocak 2009 Pazar
% 2,38 (19)
12 Ocak 2009 Pazartesi
% 3,00 (24)
13 Ocak 2009 Salı
% 2,62 (21)
14 Ocak 2009 Çarşamba
% 2,38 (19)
15 Ocak 2009 Perşembe
% 3,75 (30)
16 Ocak 2009 Cuma
% 3,00 (24)
17 Ocak 2009 Cumartesi
% 3,12 (25)
18 Ocak 2009 Pazar
% 2,38 (19)
19 Ocak 2009 Pazartesi
% 2,62 (21)
20 Ocak 2009 Salı
% 3,50 (28)
21 Ocak 2009 Çarşamba
% 3,25 (26)
22 Ocak 2009 Perşembe
% 2,88 (23)
23 Ocak 2009 Cuma
% 1,25 (10)
24 Ocak 2009 Cumartesi
% 1,88 (15)
25 Ocak 2009 Pazar
% 2,62 (21)
26 Ocak 2009 Pazartesi
% 2,88 (23)
27 Ocak 2009 Salı
% 3,38 (27)
28 Ocak 2009 Çarşamba
% 2,12 (17)
29 Ocak 2009 Perşembe
% 6,88 (55)
30 Ocak 2009 Cuma
% 2,62 (21)
31 Ocak 2009 Cumartesi
% 2,62 (21)

Gün Gün Sayfa Görüntülenme Sayısı ve Oranları

01 Ocak 2009 Perşembe
% 1,74 (19)
02 Ocak 2009 Cuma
% 5,78 (63)
03 Ocak 2009 Cumartesi
% 6,06 (66)
04 Ocak 2009 Pazar
% 3,58 (39)
05 Ocak 2009 Pazartesi
% 8,26 (90)
06 Ocak 2009 Salı
% 5,69 (62)
07 Ocak 2009 Çarşamba
% 3,39 (37)
08 Ocak 2009 Perşembe
% 2,48 (27)
09 Ocak 2009 Cuma
% 3,58 (39)
10 Ocak 2009 Cumartesi
% 4,86 (53)
11 Ocak 2009 Pazar
% 1,74 (19)
12 Ocak 2009 Pazartesi
% 2,48 (27)
13 Ocak 2009 Salı
% 2,02 (22)
14 Ocak 2009 Çarşamba
% 2,39 (26)
15 Ocak 2009 Perşembe
% 3,03 (33)
16 Ocak 2009 Cuma
% 2,84 (31)
17 Ocak 2009 Cumartesi
% 2,39 (26)
18 Ocak 2009 Pazar
% 2,94 (32)
19 Ocak 2009 Pazartesi
% 2,20 (24)
20 Ocak 2009 Salı
% 2,75 (30)
21 Ocak 2009 Çarşamba
% 3,76 (41)
22 Ocak 2009 Perşembe
% 2,29 (25)
23 Ocak 2009 Cuma
% 1,01 (11)
24 Ocak 2009 Cumartesi
% 2,02 (22)
25 Ocak 2009 Pazar
% 2,29 (25)
26 Ocak 2009 Pazartesi
% 3,58 (39)
27 Ocak 2009 Salı
% 2,66 (29)
28 Ocak 2009 Çarşamba
% 1,93 (21)
29 Ocak 2009 Perşembe
% 5,32 (58)
30 Ocak 2009 Cuma
% 2,02 (22)
31 Ocak 2009 Cumartesi
% 2,94 (32)


Ziyaret Süresi

0-10 saniye 692,00
% 86,50
11-30 saniye 9,00
% 1,12
31-60 saniye 14,00
% 1,75
61-180 saniye 25,00
% 3,12
181-600 saniye 33,00
% 4,12
601-1.800 saniye 25,00
% 3,12
1.801+ saniye 2,00
% 0,25


Ziyaret Derinliği

1 sayfa 691,00
% 86,38
2 sayfa 47,00
% 5,88
3 sayfa 24,00
% 3,00
4 sayfa 13,00
% 1,62
5 sayfa 10,00
% 1,25



Tarayıcılar
  1. Internet Explorer - 522 - %65.22
  2. Firefox - 227 - %28.38
  3. Chrome - 18 - %2.25
  4. Opera - 16 - %2.00
  5. Safari - 5 - %0.62
İşletim Sistemleri
  1. Windows - 774 - %96.75
  2. Linux - 15 - %1.88
  3. Macintosh - 10 - %1.25
Ekran Çözünürlükleri
  1. 1024x768 - 400 - %50.00
  2. 1280x800 - 188 - %23.50
  3. 1280x1024 - 79 - %9.88
Ziyaretçi Gönderen İlk 10 Site (Toplam Yönlendirme Sayısı: 107)
  1. bumerangshowsites.hurriyet.com.tr - 26 - %24.30
  2. forum.joomlatr.org - 17 - %15.89
  3. draft.blogger.com - 12 - %11.21
  4. images.google.com.tr - 9 - %8.41
  5. 2008.blogodulleri.com - 7 - %6.54
  6. forum.joomla.org - 7 - %6.54
  7. hocam.com - 6 - %5.61
  8. bumerang.hurriyet.com.tr - 4 - %3.74
  9. bildirgec.org - 3 - %2.80
  10. netvibes.com - 3 - %2.80
Anahtar Kelimeler İlk 10
  1. power fm winamp - 15 - %2.52
  2. winamp radyo listesi - 12 - %2.01
  3. yıllık yazısı - 10 - %1.68
  4. gm dst10 - 9 - %1.51
  5. israili seviyorum - 9 - %1.51
  6. power fm url - 9 - %1.51
  7. aşiyan yolları - 8 - %1.34
  8. joomlaturkiye - 8 - %1.34
  9. power fm rock - 7 - %1.17
  10. kidsmart - 6 - %1.01
En Çok Ziyaret Edilen 25 İçerik
1. 235 % 21,56
2. 175 % 16,06
3. 174 % 15,96
4. 35 % 3,21
5. 28 % 2,57
6. 28 % 2,57
7. 25 % 2,29
8. 25 % 2,29
9. 21 % 1,93
10. 20 % 1,83
11. 16 % 1,47
12. 13 % 1,19
13. 12 % 1,10
14. 12 % 1,10
15. 11 % 1,01
16. 10 % 0,92
17. 10 % 0,92
18. 10 % 0,92
19. 9 % 0,83
20. 9 % 0,83
21. 7 % 0,64
22. 7 % 0,64
23. 7 % 0,64
24. 6 % 0,55
25. 6 % 0,55


Veriler Google Analytics'ten Alınmıştır.
2009 Yılı İle Birlikte Her Ay Sonu Blog Raporu Yayınlacaktır.

Ne Yaptın Sen Erdoğan?

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan dün Davos'ta tahmin edilmez bir şey yaptı; canlı yayında, tüm dünyanın gözleri önünde İsrail'i ve tutumunu şu sözlerle eleştirdi:
Sayın Peres ben den yaşlısın sesin çok yüksek çıkıyor biliyorum ki sesinin bu kadar yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisidir
Öldürmeye gelince siz çok iyi bilirsiniz.
Ülkenizde Başbakanlık yapmış kişilerin sözleri vardır
Tankların üzerinde Filistine girdiğimde kendimi mutlu hissediyorum diyen başbakanlarınız vardı.
Bu zulümleri alkışlayanları da ayıplıyorum.
Buradan iki söz söyleyeceğim.
Sözümü kesmeyin
1 Tevrat 6. maddesinmde der ki öldürmeyeceksin. Burada öldürme var.
İsrail barbarlığı zalimliğin de ötresinde bir şey bir Yahudi.
Avi Şalom Guardina’da bunu söylüyor. İsrail Haydut devlet haline gelmiştir.
Benim için Davos bitmiştir. Siz konuşturmuyorsunuz. 25 dakika konuştu 12 dakika konuşturuyorsunuz.
ve salonu terk etti. Aslında konuşmanın tüm metni de hiç azımsanacak iddialar içermiyor ama Erdoğan'ın öfkesi burada tavan yapıyor.

İşte tüm bunlar olduktan sonra İsrail Lideri Peres arayarak Türkiye'ye saygı duyduklarını dile getiriyor. Elbette bu sözler tüm dünyada soğuk duşu etkisi yaratıyor. Sonrasında olanlar ise daha da ilginç.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan'ın söylenmesi gerekenleri söylediğini ve onu desteklediğini ifade ediyor.

Filistin'de halk miting yapıyor. Mitingde İslamcılığın sembolü yeşil bayraklar, Filistin bayrakları ve Türkiye Bayrakları boy gösteriyor. Etrafı Erdoğan'ın fotoğrafları süslüyor. Halk Türkiye'ye ve Erdoğan'a teşekkür ediyor.

Erdoğan gece İstanbul'a dönüyor, Atatürk Havalimanı'nda halkımızın sevgi gösterileriyle karşılanıyor.

Hamas, Erdoğan'a saygılarını iletti.

Yankılar sürecek, Davos bitecek ama bu olay uzun süre devletler arası ilişkileri etkileyecek.

Peki Erdoğan haklı mıydı?


AKP taraftarı olmadığımı ve hatta İsrail'i desteklediğimi bilirsiniz. Bu konuda oldukça büyük tepkiler aldım, küfürler yedim, tehditler geldi. İsrail'i ve Yahudileri sevdiğimi de yine çok okunan bir yazımda görebilirsiniz.

Ama Erdoğan'ın haklılık payı vardı. Evet lütfen kabul edelim üslubu oldukça yakışıksızdı, hatta oldukça düşüncesizce yapılan bir çıkış ama sözlerindeki orantısızlığı İsrail'in Gazze saldırılarındaki orantısızlıkla bağdaştırabiliriz. Türkiye-İsrail ilişkilerini tehdit eden sözler söylemiş olsa da, Gazze saldırılarını protesto eden en etkili ve en resmi tavırdı.

Kimse Erdoğan'ın haksız olduğunu zaten savunmuyor, buna Muhalefet Partisi CHP de dahil. Ancak daha düzgün ve diplomatik bir duruş benimsenebilir, Türkiye-İsrail ilişkileri tehdit altında bırakılmak zorunda kalmazdı.

Erdoğan'ın eksiği diplomatik yönünün zayıf olması. Kabul ediyorum ki onun gibi bir konuşmacı meydanlarda CHP için çalışsa, CHP seçim kazanabilir. Ama bu durum ancak meydanlarda geçerli. Erdoğan'ın konuşması aslında sokaktaki insanın konuşmasından farksız, yeni fazladan bir özelliği yok. Ancak onun konuşmalarını özel yapan üzerindeki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatı. Bu konuşma şekli halkla kaynaşması açısından elbette çok faydalı ama diplomatik ilişkilerde bu konuşma şeklinizi sürdürürseniz başınıza iş alırsınız ki sokakta da böyle değil midir? Asarım keserim, sen kim oluyorsun derler ve sonunda pataklanıp otururlar.

Bu konuşmanın Türkiye tarafına baktığımızda, Erdoğan taban oyunu güçlendirdi ve %47'nin üstüne oy ekledi. Bunu gerçekten başardı, çünkü birçokları Türkiye'nin uluslararası arena ciddi duruşlar sergilemesini istiyordu. İstedikleri oldu. Ama böyle mi olmalıydı orası ayrı. Sadece önümüzdeki seçimlere yönelik bir hareket değilse, hükümetin bu konuda kararlı olması gerekir yoksa bu durum kış gününde beyaz giymeye döner.

Ancak dünya tarafına baktığımızda işler göründüğü kadar basit değil. Türkiye-İsrail ilişkilerinin yeniden masaya yatırılacağı kesin. Aramızdaki dostluğun zarar gördüğü de kesin. Erdoğan'ın gerçekten neye güvenip de bu kadar sert çıkabildiğini de anlamak güç.

Son günlerde İsrail ile Filistin arasındaki ateşkesi tehdit eden Hamas tutumu aşikarken, Türkiye Hamas'ın yanında olduğunu dolaylı olarak da olsa ifade ediyorsa İsrail'in olası ateşkesi bozma durumu halinde yeni saldırılardan da sorumlu olacaktır çünkü Hamas Erdoğan'ın da desteği ile İsrail'e daha fazla kafa tutmaya kalkacaktır.

İsrail'in gerek diplomatik gerekse ekonomik olarak dev bir güç olduğu gün gibi ortada. Süper Güç ABD ile İsrail'in ortak tutumları, Erdoğan'a karşı tavır almayı onaylarsa işte o andan itibaren Gazze'ye yapılan yardımların bize yapılması gerekebilir. Buradan Türkiye'ye kaba kuvvet uygulanacağı sonucunu lütfen çıkarmayın, demek istediğim ve zaten Türkiye için daha önemli olan diplomatik durum. Çünkü günümüzde diplomatik savaşlar, askeri savaşlardan çok daha önemli.

Erdoğan'ın haklılık payı olmasına karşın sözleri üslupsuz olduğundan çok fazla tepki aldı. Dilerim diplomatik ilişkileri ciddi anlamda tehlikeye sokacak durumlardan kaçınarak tüm halkların kardeşliği  ve barış için olumlu adımlar atabiliriz.

Beklenen Yazım Yakında Sizlerle

Beni günlük hayatımda da takip eden bir çok kişinin merakla beklediği öyküme sonunda başladım. Hatta temel karakterleri, olay sırasını, detayların bir kısmını ve kurguyu oturttum. Aslında genel olarak yazdım bile.

Ancak karakterlerin kişilik ve içinde bulundukları durumların derin analizleri, sürükleyiciliği sağlamak için öykünün içine katacağım detaylar ve sonun etkisini artırmak için çevresel betimlemeleri daha detaylandırmak için henüz yayınlamıyorum.

Ayrıca karakter sayısında artış yapmayı planlıyorum. Şuan için dört farklı kesimden insan mevcut. En az iki karakteri daha öykünün içine katarak, öykünün hitap ettiği kişi sayısını artırmayı düşünüyorum. Karakter katmakla kalmayıp var olan karakterlerin temsil ettiği kesime de ek görevler yükleyeceğim.

Zaman genişlemesi de planlarım içinde. Şuan ki taslakta sadece iki gün mevcut, bunu en az bir hafta en çok bir yıla yaymayı düşünüyorum. Bu bana karakterlerin günlük hayatlarını daha yakından tanımanızı sağlayacak ve kendinizi onlarla bütünleştireceksiniz.

Başlamak bitirmenin yarısıdır derler ya, ben de başlayarak önemli bir adım atmış oldum.

Sabırla beklediğiniz için teşekkürler.

Okuldan Atılma Devri Bitiyor

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın yaptığı açıklamaya göre, önümüzdeki günlerde yapılacak düzenlemelerle okuldan atılmak tarihe karışacak. Öğrenciler okuldan istedikleri vakit ayrılabilecek ve istedikleri vakit de geri dönebilecek. Ancak ayrılıp geri dönmelerin teşvik edilmemesi adına, geri dönen öğrenciden daha fazla harç alınacak.



Halen uygulanmakta olan sistemde öğrencilerin okuma süresi hazırlık dönemi hariç 7 yıldı. Bu 7 yıllık süre bitiminde, öğrenci okuldan atılıyor ve hükümetlerin belirli periyotlarla yaptıkları affı beklemeye başlıyordu. Özcan bu konuda da, 1995 tarihinden bu yana okuldan atılan tüm öğrencilerin affedildiğini belirterek atılma olayının gereksiz bir stresss olduğunu ima etti.

Özcan ayrıca "Modern ve çağdaş ülkelerde yapılan da bu zaten. ABD gibi ülkelerde, ne okuldan atılma ne de af var. Öğrenci istediği zaman okuldan ayrılıyor, şartlar müsait olduğunda geri geliyor." diyerek uygulamanın çağdaş bir düşünce olduğunu ileri sürdü.

Yorumum: Bence yararlı bir uygulama olacak. Bu uygulama dışında yaşam boyu eğitimi destekleyecek, derslerin tek tek satın alınması olayını da uygulayabilirler. Halihazırda yaz okulları için böyle bir uygulama mevcut. Bunu geri dönen öğrencilerin ücretlendirmesi için de kullanabilirler. Ancak bu durumda yaz okulunun artılarını öğrenciye sunmalılar. Biliyorsunuz yaz okulları, dönem içi eğitimden daha verimli geçmekte. Çünkü daha kısa bir süreçte, daha yoğun bir tempoyla, daha az kişili sınıflarda, neredeyse birebir eğitim kalitesinde uygulanmakta.

Umarım başarılı bir şekilde uygulanır ve atılma-af stressleri ortadan kalkar.

Ergenekon Rehberi

Düzenli aralıklarla gözaltına alma dalgaları geliyor. Ucu koptu, birçoklarına göre hükümet karşıtı olan herkes içeri alınıyor. Artık biz de sıramızı bekler olduk, önümüzdeki dalgalardan birinde bir gece baskını ile bizlerin de içeri girmesine kesin gözüyle bakıyorum.

Eğer henüz bu kervana katılmamışsanız ve katılmak istiyorsanız yapmanız gerekenlerin bir listesi aşağıda. Aklıma geldikçe güncelleyeceğim.

Ergenekoncu Olma Listesi:
* AKP karşıtı yazılar yazıp bunları ortalık yerlerde yayınlayın. İlla içinde AKP kelimesi geçmesi gerekmez, ima etseniz de yeter. (Ör: Ortak Akıl Hareketi'nin Altında Bakın Kim Varmış, Cumhuriyet'in 84 Yılını Tamamlarken, Gelecekten Bir Gün)
* Darbeden bahsedin, hatta bir gereklilik olarak görün. Darbeyle ilgili konularda destekleyici fikir yürütün ya da geçmişteki darbelerin boş yere yapılmadığını dillendirin.
* Bugüne kadar Ergenekon'dan içeri alanlara saygılarınızı iletin. Onları övün, yere göğe sığdırmayın.
* Atatürkçü olduğunuzu her fırsatta dile getirin.
* Atatürkçü Düşünce Derneği'ne üye olun ve aktif olarak görev yapın.
* Herhangi bir Cumhuriyet Mitingi'ne katılmadı iseniz, bundan sonra olursa katılın. Ön saflarda bulunun, sesiniz çok çıksın. Elbet kısmak isteyeceklerdir.
* Evinizde ve işyerinizde krokiler bulundurun. Bunun için gözden uzak yerleri seçebileceğiniz gibi şüphe uyandıracak yerlerle stratejik öneme sahip yerleri de seçebilirsiniz. (Ör: Gölbaşı Kazısı Krokisi)
* Bilgisayarınızda şifreli ve şüpheli dosyalar bulundurun. İçinde çok gizli bilgilerin olması gerekmez. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni kendinize özgü bir şifreleme ile şüpheli hale getirerek ömür boyu hapis alabilirsiniz.
* 10.Yıl Marşı'nı dinleyin, dinlettirin. Bu marş, Ergenekoncuların Marşı olup ciddi derecede tehlikeli sözlere sahiptir.
* Sözü dinlenen birisiyseniz Ergenekon, Ergenekon zanlıları ve konuyla alakasız kişiler hakkında yalan yanlış beyanat verin. (Ör: "Kenan Evren'in darbeden sonraki bir konuşması bize ilham oldu, oturduk Ali Veli, Ahmet Mehmet ve Manken Serpil ile darbenin gerekli olduğuna karar verdik." deyin. )
* Telefon görüşmelerinizde şüphe uyandırıcı konuşmalar yapın. Sık sık dinlendiğinizi ve telefonda bunları konuşmamanız gerektiğini telefonda dile getirin. Nasıl olsa zaten dinleniyorsunuz, bu şekilde şüphe çekmiş olursunuz.

Şimdilik bu kadar. Ben bunların birçoğunu yaptım ve sıramı bekliyorum. Kimsenin anlam veremediği bu kısır döngünün içinde önümüzdeki günlerde hepiniz kaybolacaksınız, benden söylemesi.

Bir Joomla Arşivi

Joomla! Türkiye'deki yöneticilik görevim boyunca eposta adresime gelen sorular ve site kapanmadan önce yedeklediğim veritabanında önemli bilgiler bulunduğu kanaatindeyim. Bu bilgilerin bir kısmı eskimiş ve geçerliliğini yitirmiş olabilir ama içlerinde çok değerli bilgilerin varlığına olan inancım da tam. Bu nedenle bu arşivi tek tek eleyip sizlerle buluşturmaktan zevk alacağım.

Bu arşivde sadece sorular ve çözümleri yok. Joomla! ile geçirilmiş geceler ve gündüzler var. Bu yazı dizisinde sadece teknik sorularınıza cevaplar bulmayacaksınız. Ayrıca bir yaşam felsefesini tüm hücrelerinizde hissedeceksiniz.

Biraz önce de dediğim gibi buradaki bilgiler eskimiş olabilir ancak bu demek değil ki sadece eski bilgileri sizlere sunmakla yetineceğim. Tüm bunların yanında yeni bilgileri ve önemli haberleri de sizlere sunacağım.

Dilerim hepimiz için güzel bir yazı dizisi olur...

Saygılarımla...

Eski Joomla! Türkçe Çeviri ve Destek Koordinatörü
Oğuz Kaan Çağatay Kılınç

İletişim

Atatürk'ün Vasiyeti ve Türkçemiz

Artık hiç önemsemediğimiz Türkçemizi kişisel çabalarımızla ayakta tutmak ve Komutanımız Büyükanıt'ın Dil Seferberliği'ne destek olmaya karar verdik. Lakin aramızdaki Türkçe Gönüllüleri'nin uyarılarına rağmen sanki büyük bir iş işlermiş gibi kendini savunan, üstüne üstlük hatasını sürdürmekte ısrar edenler var. İnsan mükemmel değildir, hata yapabilir. Ama hatanın gösterildiği halde devam ettirilmesi bir şuursuzluk ve hatta ahmaklıktır.

Sözlerimin bundan sonra ki kısmına Yüce Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün sözleri ile devam etmek istiyorum. Türkçe Gönüllülerimize yapılan bilinçsizce savunmalara en güzel cevabı sadece Ulu Önderimiz verebilir :
“Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin.” 
ve de Türkçemizi düzgün kullanmamakla nasıl bir akılsızlık yaptığımızı da yine ATATÜRK'ün şu sözü çok iyi açıklıyor :
“Türk milleti demek Türk Dili demektir. Türk Dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlâkının, menfaatlerinin kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyinin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk Dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”. 
Bunların da ötesinde Türkçemize yapılan saygısızlıklarla Muhteşem İnsanın vasiyetini de hiçe saymış oluyoruz. Bunu da eklemek isterim :
“Bakınız arkadaşlar, ben belki çok yaşamam. Fakat siz, ölene dek Türk gençliğini yetiştirecek ve Türkçe’nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ve Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir.” 
ve onun bu yürekten isteğini de ezmiş geçmiş olmaktayız :
“Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için bütün devlet teşkilatımızın, dikkatli, ilgili olmasını isteriz.”
ve de sözlerimi her nedense başını söylemekten uzak durduğumuz meşhur vecize ile tamamlıyorum :
“Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene.” 
Saygılarımla...