Last.Fm and Free Is Free

Last.FM Radio Service's payment is €3 per month for whole countries, except United Kingdom, United States of America and Germany. This decision of Last.FM is protested with a huge amount of people.

FREE IS FREE group which I opened to protest this decision has 500 members and this amount is increasing speedily. The base idea of protest is changed to different areas about world. The protesters have different reactions:
  1. The payment is not acceptable for radio service, Last.FM alternatives are the best way.
  2. Exception of 3 countries is a discrimination. Someone defends that this is a racism.
  3. The strong hands of capitalism want to exploit other countries. This is a very different area from the others.
  4. The free users have a big role in Last.FM content and they are very sad after this decision.
Striking are diversified because of the variation of reactions:
  1. Strike Scrobbling : Protesters will stop scrobbling which is base of content of Last.FM for a while or for a certain day, for example 30th of March when radio will have payment.
  2. Data Destroying : Protesters will add wrong tags for songs and artists and will destroy available data. The fourth point of above is base idea of this strike.
  3. Strike Scrobbling - Free Is Free : A lot of users added to their playlist this fake track which is a reaction of payment. This track will be entered the Top 10 of Last.FM Lists.
  4. Deleting Acount : The users will erase all statistics and delete their account.
Last.FM will be considerably suffered from protests for every reaction. Discussions are not calming down, they are getting heated up and more complicated.

I will present "Last.FM Announcement and The Deep Realities" in the second part of the series of article 

See You Soon...

Last.Fm ve Free Is Free

Last.FM'in radyo servisinin İngiltere, Amerika ve Almanya dışındaki ülkelere aylık 3€'luk ücrete tabii tutulması, çok büyük bir protesto ile karşılandı.

Last.FM'de bu ücretli sistemi protesto etmek için açtığım FREE IS FREE adlı grubun şuan ki üye sayısı 500 ve hızla artmaya da devam ediyor. Protesto temel aldığı kulvardan çok farklı alanlara kaydı. Ücrete ve ücret düzenlemesine karşı olanların çok çeşitli savları var:
  1. İlk tepkiler, radyoya bu ücretin verilemeyeceği ve farklı alternatiflerin aranmaya başladığı ile ilgiliydi.
  2. Sonrasındaki tepkiler, üç ülkenin ayrı tutulup diğer ülkelerden para alınacak olmasının ayrımcılık olduğunu ve hatta ırkçılık yapıldığını iddia ediyordu.
  3. Şuan ki tepkiler ise, kapitalizmin güçlü isimlerinin diğer ülkeleri sömürme isteği gibi inanılmaz farklı bir alana çekildi.
  4. Ayrıca, içeriğini ve bugüne gelmesinde ücretsiz kullanıcılarının büyük payının olduğunu savunanlar da bu karar karşısında üzgün.
Tepkiler bu kadar çeşitli olunca tepkiye yapılacak ortak protesto da çeşitlilik kazanmış durumda.
  • İlk ve hala geçerliliğini koruyan tepkinin ismi "Strike Scrobbling". Bir süre veya belirlenen bir günde toplu olarak skroplamanın kesilmesi sonucu tepkiyi belli etmek.
  • Sonradan ortaya çıkan ve kaynağını yukarıdaki savların dördüncüsünden alan tepki ise; Last.Fm'de yanlış etiketleme yapmak ve var olan verileri tahrip etmek.
  • Ayrıca tepki olarak oluşan ve şimdiden birçok kullanıcının müzik listelerine eklediği Strike Scrobbling'den Free Is Free şarkısı kısa sürede Last.Fm listelerinde bir numaraya çıkacak gibi görünüyor.
  • Tüm bunların yanında, tüm verilerini silerek sistemden ayrılmayı düşünenler de var.
Her türlü tepki durumunda da Last.Fm bu işten oldukça zararlı çıkacak gibi gözüküyor. Çünkü tartışmalar sakinleşmek yerine hararetleniyor ve daha da karmaşık bir hal alıyor.

Yazımın ikinci bölümünde "Last.Fm Duyurusu ve Derinliklerdeki Gerçekler"i paylaşacağım sizlerle...

103 Ünlü Bir Resimde


Yukarıdaki tablodaki kişiler beş sıra halinde resmedilmiş. İşte merak edenler için soldan sağa sıralanmış haliyle 103 ünlünün tam listesi:

BİRİNCİ SIRA, ÜSTTEN Bill Gates (Microsoft Kurucusu), Homero(Yunan Tarihçi/Şair), Cui Jian (Çinli Şarkıcı),Vladimir Lenin (Rus Devrimci/Devletadamı), Pavel Korchagin (Rus Ressam), Bill Clinton (Eski ABD Başkan), Büyük Petro (Rus Çarı), Margaret Thatcher, (Eski Britanya Başbakanı), Bruce Lee (Dövüş Sanatları Uzmanı/Aktör), Winston Churchill (Eski Britanya Başbakanı), Henri Matisse (Fransız Ressam), Cengiz Han (Büyük Moğol İmparatoru), Napoleon Bonaparte (Fransız Askeri Lider/Fransız İmparatoru) Che Guevara (Gerilla Lideri), Fidel Castro (Eski Küba Devlet Başkanı), Marlon Brando (Aktör), Yasser Arafat (Eski Filistin Lideri), Julius Sezar (Roma İmparatoru), Claire Lee Chennault (II. Dünya Savaşı Kahramanı), Luciano Pavarotti (Tenor), George W. Bush (Eski ABD Başkanı), Prens Charles (Galler Prensi) Liu Xiang (Çinli Engelli Kosu yarışçısı), Kofi Annan (Eski BM Genel Sekreteri), Zhang An (Çinli Ressam), Mikhail Gorbaçov (Eski SSCB Başkanı), Li Tiezi (Ressam), Dante Alighieri (Floransalı Şair), Dai Dudu (Ressam)

İKİNCİ SIRA Pele (Brezilyalı Futbolcu), Guan Yu (Çinli Savaşağası), II. Ramses II (Mısır Firavunu), Charles De Gaulle (Fransız Devlet Adamı/Generali), Albert Nobel (İsveçli Kimyager/Nobel Vakfı’nın Kurucusu), Franklin Roosevelt (Eski ABD Başkanı), Ernest Hemingway (ABD’li Yazar), Elvis Presley (ABD’li Şarkıcı), Robert Oppenheimer (ABD’li Fizikçi), William Shakespeare (İngiliz Oyun Yazarı),Wolfgang Amadeus Mozart (Avusturyalı Besteci),Steven Spielberg (ABD’li Yönetmen), Pablo Picasso (İspanyol Ressam), Marie Curie (Fransız Fizikçi), Zhou Enlai (Çin Halk Cumhuriyeti’nin İlk Başbakanı), Johann Wolfgang Von Goethe (Alman Yazar), Laozi (Çinli Filozof), Marilyn Monroe (ABD’li Aktrist), Salvador Dali (İspanyol Ressam), Dowager Cixi (Çin İmparatoru), Ariel Sharon (Eski İsrail Başbakanı), Qi Baishi (Çinli Ressam), Qin Shi Huang (Çin İmparatoru), Rahibe Teresa (Romanyalı Katolik Misyoner), Song Qingling (Çinli Politikacı),Rabindranath Tagore (Hintli Şair), Otto Von Bismarck (Alman Devletadamı), Run Run Shaw (Çinli Devletadamı), Jean-Jacques Rousseau (Fransız Filozof)

ÜÇÜNCÜ SIRA Audrey Hepburn (Belçika Doğumlu ABD’li Aktrist), Ludwig Van Beethoven (Alman Besteci), Adolf Hitler (Nazi Diktatörü), Benito Mussolini (İtalyan Faşist Lider), Saddam Hüseyin (Eski Irak Devlet Başkanı), Maxim Gorky (Rus Yazar), Sun Yat-Sen (Çinli Devletadamı), Den Xiaoping (Çinli Devletadamı), Alexander Puşkin (Rus Yazar), Lu Xun (Çinli Yazar), Joseph Stalin (Sovyet Lideri), Leonardo Da Vinci (İtalyan Ressam/Bilimadamı), Karl Marx (Alman Filozof), Friedrich Nietzsche (Alman Filozof), Abraham Lincoln (Eski ABD Başkanı), Mao Zedung (Eski Çin Devlet Başkanı)

DÖRDÜNCÜ SIRA Charlie Chaplin (İngiliz Aktör), Henry Ford (Ford Motor Fabrikaları’nın Kurucusu), Lei Feng (Çinli Asker), Norman Bethune (Kanadalı Fizikçi), Sigmund Freud (Avusturyalı Psikiyatrist), Juan Antonio Samaranch (Eski Olimpiyat Komitesi Başkanı), Çang Kay Şek (Çinli General/Devletadamı) Kraliçe II. Elizabeth (Bieleşik Krallık Kraliçesi), Leo Tolstoy (Rus Romancı) , Li Bai (Çinli Şair), Corneliu Baba(Romanyalı Ressam), Auguste Rodin (Fransız Heykeltraş), Dwight Eisenhower (Eski ABD Başkanı), Michael Jordan (ABD’li Basketbolcu), Hideki Tojo (Eski Japon başbakanı), Michelangelo (İtalyan Rönesans Heykeltraşı/Ressamı), Yi Sun-Sin (Koreli Amiral)

BEŞİNCİ SIRA Mike Tyson (ABD’li Boksör), Vladimir Putin (Rusya Başbakanı/Eski Rusya Başkanı), Hans Christian Andersen (Danimarkalı Yazar), Shirley Temple (ABD’li Aktrist), Albert Einstein (Alman Fizikçi), Moses (Yahıdi Dinadamı), Konfüçyus (Çinli Filozof), Gandi (Hindistanlı Lider), Vincent Van Gogh (Hollandalı Ressam), Toulouse Lautrec (Fransız Ressam), Marcel Duchamp (Fransız Ressam)

VE... Usame bin Ladin (George Bush’un arkasında)

Not: Özel bir çalışma olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Haberin orjinali İnternet Haber'de yayınlanmıştır.

Artan İçerik Problemi

Blogumdaki yazı sayısı 200 sınırını aşmak üzere ve gerek basılı gerekse dijital kaynaklardan ekleyeceklerimle daha da katlanacak bir sayı bu. İşte tam bu noktada, etiketleme ve içerik kontrolünde problemler yaşamaya başladım.

Etiketleme sisteminin bu karmaşaya çözümü az da olsa mevcut ama dediğim gibi az. Daha etkili bir şekilde gruplayarak siz değerli okuyucularıma eski yazılarımı da rahatça sunabilmeliyim.

İşte bu nedenle, blogumdaki içeriğin sunumu konusunda bir takım ek özellikler sunmaya karar verdim. Bu yazımla sizlere bu özellikleri sunmakla beraber, kendim için de bir yol haritası oluşturmuş olacak ve hedefimden sapmayacağım.

İlk kararım, özellikle belli konularda yoğunlaşmış yazılarımı tek sayfa üzerinde toplayacağım. Bu sayfanın, o konuyu özetleyici bir adı olacak ve o konu grubuna ait yazılar eklendikçe güncellenecek. Sayfada konu hakkındaki yazılara bağlantılar olmakla beraber, yazının içeriği ile ilgili kısa tanıtımlar da olacak. Sayfaya ulaşmak içinse, blogumun ana sayfasına yerleştireceğim bağlantıları kullanabileceksiniz.

İkinci kararım ise, belirli bir konu hakkında yazı dizisi olarak adlandırabileceğimiz yazılar yazmak. Bazı konular var ki, yazdıkça yazasım geliyor ama bir noktadan sonra okunmayacak kadar uzun hale de geliyor bu yazılar. Yazıları uzatmak yerine, yazı içeriğini bölmeye karar verdim. Bu bölme işlemi, "devamı diğer sayfada" mantığında olmayacak. Her yazı başlı başına değerlendirilebileceği gibi, bir bütünün parçaları olarak da değerlendirilebilecek. İlk kararımda olduğu gibi, bu yazı dizisinin de ana sayfadan bağlantılanan bir sayfası olacak.

Son kararım ise etiketler hakkında. Yazılarınız çoğaldıkça hangi etiketlere sıklıkla başvurduğunuzu ya da hangilerini boş yere kullandığınızı görebiliyorsunuz. İlk kararımdaki sayfalamanın da olumlu etkisiyle birlikte etiketlemelerimde değişikliklere gitmeyi düşünüyorum. Elbette 200'ü aşan yazılarımın etiketlemesini bir anda değişitirebilecek zamana ve sabıra sahip değilim. Bu nedenle zaman içerisinde hem eski yazılarımı gözden geçirecek hem de etiketlemelerini yeniden yapacağım.

Blogumda içerik düzenlemesi adına yapacaklarım şimdilik bu kadar. Yeni düzenlemeleri size bildirmeye devam edeceğim.

Sağlık, mutluluk ve başarı ile kalın...

Kan Kaybında Boğuldu İnsanlık


Koşmaya yeni başlamıştı adımlarım,
Düştüm.
Bebeğim bir yana,
Gülüşlerim bir yana.
Anneme baktım,
Yoktu!

Başımda yabancı bir adam
Küçücük göğsümde kocaman elleri
Sakalları deldi geçti
Pespembe tenimi.
Anne, anneeeeeeee...

Bir oyun sandım.
Elleri kara kara 'öcü' amcalarmış.
Bir emzik düğümünde,
Yarıldı bedenim.
Altımı ıslattım sandım,
Kan kaybında boğuldu insanlık!

Bebektim,
Çocuk olacaktım,
Abla olacaktım.
Altımdaki bez çıkmadan,
Kadın oldum bir buçuk yaşında...
Adam oldu mu o amca bedenimde?
Öğretin bana; kendi suyumu kendim alamazken,
Nasıl sulayacağım bedenimde ölen çiçeği?
Ben kadın olmak istemedim.
Ben dünyaya da gelmek istememiştim ki!

Anneeeee... babaaaaa....
Işığı açın!
Uzanamıyorum...

Not:  Birçoklarınız bu yazıyı epostanız üzerinden okumuşsunuzdur. Çocuk pornosuna karşı yapılan 1.000.000 mum kampanyası ile ilgiliydi ve ifade tarzı çok hoşuma gitmişti. Bu nedenle sizlerle blogum üzerinden paylaşmaya karar verdim. Bu konuda ne kadar hassas olduğumu "Her Gün Bir Tecavüz", "Bizim Sapığı Tanır Mısınız?", "Sen Tek Değilsin, Hele İlk Hiç Değilsin!" ve "Bir İtiraf" başlıklı yazılarımdan anlayabilirsiniz. (Bu yazının sahibi epostalarda belirtilmediği için ismini yazamadım, bu nedenle kendisinden özür diler ve anlamlı yazısı için teşekkür ederim.)

Duman 1 - 2 Yeni Albüm

"Köprüaltı" ile tanıştığımız, "Herşeyi Yak" ile iyice bağlandığımız, ilginç yorumları ve coşturan atmosferi deli deli akan kanlarımızı iyice kızıştıran Duman grubu yepyeni iki albümü ile biz severleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

18 Mart 2009'da piyasaya çıkacak olan "Duman 1" ve "Duman 2" albümleri, mükemmel olacağının sinyallerini tanıtımına başlanan iki şarkısı ile göstermekte.

Duman grubu, yeni albümlerinin tanıtımı için sunduğu "Dibine Kadar" ve "Senden Daha Güzel" şarkılarından özellikle ikincisi beni kendisine inanılmaz bağladı. Haykıra haykıra söyleyesim geliyor, durmadan dinleyerek. İki şarkı da dinleyebilmemiz için bizlere sunulmuş.

Duman grubu aynı anda iki albüm çıkarak bir ilke daha imza atmış bulunuyor. Albümlerin her birinde 10 yeni şarkı bulunuyor.

Kayıtların İrlanda'da Grouse Lodge Studio'da 65 günde tamamlandığı belirtilen albüm, Sony Music etiketiyle satışa sunulacak ve 5 Nisan 2009 Bostancı Gösteri Merkezi'ndeki ilk konseriyle bizlerle buluşacak.

Dibine Kadar - Söz&Müzik : Kaan Tangöze

Yazdım çizdim hayal ettim
Sazla sözden ibarettim
Arkamı döndüm emanet ettim
Anlayamadın ya

Aklım fikrim kaynayınca
Söz müzikle ağlayınca
Kalbimi açtım ibadet ettim
Anlayamadın ya

Ama o anladı
O beni anladı
Dibine kadar
Dibine kadar

Güldüm geçtim genceciktim
Aşk içinde meşke daldım
Kendimi buldum onu kaybettim
Anlayamadın ya

İyisin hoşsun bir yokuşsun
Harbiden baya bi boşsun
Şarkıya türküye lanet olsun
Anlayamadın ya

Ama o anladı
O beni anladı
Dibine kadar
Dibine kadar

Senden Daha Güzel - Söz&Müzik : Kaan Tangöze

Kimseyi görmedim ben
Senden daha güzel
Kimseyi tanımadım ben
Senden daha özel
Kimselere de bakmadım
Aklımdan geçer
Kimseyi tanımadım ben
Senden daha güzel

Sana nerden rastladım
Oldum derbeder
Kendimi sana sakladım
Senden daha güzel
Kimseleri de takmadım
Ölsem değişmem
Kimseyi tanımadım ben
Senden daha güzel


Müzikleri İndirmek İçin Torrent Adresleri : Duman 1 - Duman 2


İyi Dinlemeler...

Yeni Bir Akım: Blog Yazarlığı


İnternette pek çok yerde “blog” ya da “blog yazarı” ifadeleri ile karşılaşmışsınızdır. Blog yazarları internetin her köşesine yayılmakla kalmadılar, yaşamlarımızda da aktif bir şekilde rol oynamaya başladılar. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Hillary Clinton’un Türkiye gezisini bir blog yazarının yayınlamasını istediler ve bu iş için bir gazeteci de olan Bilge Eser seçildi.

Peki blog nedir?

“Blog” olarak nitelendirilse de bu kavrama aslında hiç yabancı değiliz. Yaşamının herhangi bir aşamasında günlük tutmuş ya da çeşitli zamanlarda yazılar yazmış herhangi bir kişi potansiyel bir blog yazarıdır.

Blogun bu zamana kadar yazdığınız yazılardan farkı; artık bu yazılarınız hakkında diğer insanların düşüncelerini merak etmeye başlamış ve bu nedenle yazılarınızı diğer insanlarla paylaşmaya başlamışsınızdır.

“Blog” kelimesi, İngilizce’deki “web” ve “log” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuş ve ilk zamanlarda “weblog” olarak kullanılmasına karşın “blog” olarak yaygınlık kazanmıştır.

“Blog”un tanımını; teknik bilgiye ihtiyaç duymadan, kendi istediğimiz şeyleri, yine kendi istediğimiz şekilde yazarak diğer insanların düşüncelerine sunduğumuz internet günlükleridir.

Blog Yazarlığı ile ilgili istatistiklere bir göz atmakta fayda var.

Jupiter Research’in 2005 yılı istatistiklerine göre; Dünya üzerindeki blog yazarlarının yarısının yıllık geliri 60.000$’ın üzerinde, blog yazarlarının yazılarını okuyanların %60’ı erkek ve blog okuma alışkanlığı olanların %73’ü 5 yıldan uzun süredir internet bağlantısına sahip.

Blog yazarlığı dünyada çok önemsenmesine ve ciddiye alınmasına karşın Türkiye’de son yıllarda değer kazanmıştır.

2005 yılının Mayıs ayında Google’ın Türkçe sayfaları aramasındaki sonuçlarda “blog” kelimesi 65.400 kez yer alırken, 2006 yılında bu sayı 5 milyona yaklaşmış ve 2008’de 10 milyonu geçmiştir.

Türkiye’deki blog yazarları arasında, Murat Girgin tarafından bugüne kadar yapılmış en geniş katılımlı araştırmaya göre, blog yazarlarının;

· %70’i 20 ila 30 yaş arasında.
· %68’i erkek.
· %35’i üniversite mezunu, %33’ü ise üniversite öğrencisi.
· %70’i kişisel konularda yazıyorlar.
· %36’sı her gün 1 saat kadar süreyi diğer blogları okuyarak geçiriyor.
· %37’si günde 1 saatten daha az televizyon izleyip gazete okuyor.
· %23’ü bloglardaki bilgilerin doğruluğuna 100 üzerinden 70 puan veriyor.
· %20’si klasik medyanın tarafsızlığına 100 üzerinden 10 puan veriyor.
· %41’i tam zamanlı olarak bir yerde çalışıyor.

Tüm bu verilere bakarak, blog yazarlarının eğitim seviyesinin üst düzeyde olduğunu da söyleyebiliriz.

Blogları 4 türe ayırarak inceleyebiliriz; kişisel, temasal, topluluk ve şirket.

Kişisel bloglar, her seviyeden kullanıcı tarafından kolaylıkla açılabilir. İçeriğini, blog sahibinin günlük yaşamlarından aldığından farklı farklı konularda yazılar içerebilir. İnternet dünyasında en fazla rastlanan türdür.

Temasal bloglar; belirli bir konu hakkında, o konunun uzmanları tarafından oluşturulan bloglardır. Türkiye’de en çok yemek blogları ilgi görmekte olup bilgisayar konulu blogların çokluğu ise gereksiz düzeylerdedir.

Topluluk blogları, birçok kullanıcı tarafından oluşturulur. Çeşitli konularda içeriğe sahip olabilirler.

Şirket blogları, şirket çalışanları tarafından tutulur. Amaç, müşteri ile şirket arasında samimi bir diyalog kurmaktır.

Peki nedir blogları bu kadar popüler yapan ya da bir kişi neden blog açma ihtiyacı duyar? Bu soruyu cevaplayabilmek için blogların getirilerini irdelemeliyiz.

* Bloglar üretimi teşvik edici özelliğe sahiptir. Blog yazarları, internet içeriğine yeni ve değerli bilgileri sunarlar. İnternette var olan içeriği okuyarak, izleyerek ya da dinleyerek sürekli tüketen kitlenin karşısındaki aktif üretim kitlesidirler.

* Blog yazarları internetteki içerik çeşitliliğine katkıda bulunmakla beraber, varolan içeriği birebir kopyalamak yerine ona kendi düşüncelerini de katarak içeriğe özgünlük katarlar. Bilgi tekrarlanıyormuş gibi bir izlenim verse de, blog yazarının düşünceleri ile varolan bilgi bambaşka ufuklar açabilir.

* Blog yazarları, yazılarını ve dolayısıyla bilgi birikimlerini genellikle karşılık beklemeden paylaşırlar. Bu paylaşımlar, sizlere kitaplara bile bulamayacağınız bilgiye kolayca ulaşabilmenizi sağlar.

* Blog yazmanın temelinde kişisel tatmin vardır. Blog yazarı, başarısız olmanın endişelerini taşımaz. Yazmaktan ve paylaşmaktan hoşlandığı için yazar. Yazılarına gösterilen ilgi ise, yaşamına artı bir enerji olarak yansır.

* Blog yazarları, yazılarını yazarken sizinle sıcak bir ilişki kurar. Yazılarını sizlere ulaştırırken herhangi bir kaygı gütmediği ve kendisini tam anlamıyla sizle paylaştığı için aranızda hiçbir engel kalmadan iletişime geçersiniz. Karşınızdakinin sizin gibi hata yapabilen, üzülüp sevinebilen bir insan olduğunu içinizde hissedersiniz.

* Blog yazarları, günlük hayat içerisinde çeşitli nedenlerle özgürce ifade edemediklerini blogları üzerinden paylaşabilmektedirler. Sansür uygulamalarında, blog yazarlarının tepkileri ise üst düzeydedir. Bir kısım blog yazarı, sansürden ve kişisel saldırılardan zarar görmemek için gerçek kimliklerini saklama yolunu da seçmektedir.

Benim dillendirdiğim bu getirilerine kişisel olarak onlarcasını daha ekleyebilirsiniz. Konunun inanılmaz geniş olmasından ve sürenin darlığından ötürü tüm detaylarına sizlere sunamamış olsam da, size kısaca şunu söyleyebilirim:

Kendinizi geliştirmek ve birikimlerinizi paylaşmak için, siz de blog yazarı olmalısınız...
Hazırlayan
Oğuz Kaan Çağatay Kılınç
http://okck.blogspot.com
eposta atın

Kaynaklar:

· Vikipedi – Blog “http://tr.wikipedia.org/wiki/Blog
· Murat Girgin – Türkiye’de Blog Yazarlığı Araştırması Raporu “http://murat.blogevi.org
· Jupiter Research
· ve internette çeşitli kaynaklar…

Dolunay

Gece boyunca onunlaydım. Ona dokunmadan saatlerce izlememe izin verdi, hem de hiç kaçmayarak. Gecemi gündüz yaptı. Ve bana dedi ki:
"Senin olmam için ne beni izlemen ne de bana dokunman gerekli, hissetmen yeterli..."

İşte büyük ihtimalle sen de böyle düşünüyorsun Ey Sevgili...

İBB'nin Seçim Oyunu

İstanbul'da her yıl binlerce öğrenciye İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılıksız burs verilmekteydi. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararla belediyelerin burs vermesi yasaklandı. İşte tam bu noktada, bursların hangi amaçlarla verildiğini de hep birlikte görmüş olduk.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sene başında daha fazla öğrenciye burs vereceğini açıklamıştı. Bu hizmet için değildi. Bu sene yapılacak bu yatırım, 29 Mart 2009 yerel seçimleri içindi. Ders saatleri içerisinde toplanan evrakları teslim edebilmek için derslerimizden de feragat ettik. Kolaylık olması için teslim saati 19.00'a kadar uzatılabilirdi ama yapılmadı. Ses etmedik, sinemize çektik.

Başvuruların sonlanmasından kısa bir süre sonra, Anayasa Mahkemesi'ne CHP tarafından yapılan başvuru ile artık belediylerin burs veremeyeceğini öğrendik. Başta "Ne yaptın CHP?" dedik, ama sonrasında yapılan iki açıklama bizi rahatlattı:
  • Karar Resmi Gazete'de yayınlanana kadar uygulamaya konmayacaktı. Bugün (10 Mart 2009) Resmi Gazete'de yayınlandığını düşünürsek, bu vakte kadar burslar hak sahiplerine dağıtılabilecekti.
  • Belediyeler, burs kazananların isimlerini ve ödenecek miktarı Kredi Yurtlar Kurumu'na iletmek suretiyle burs ödemelerini yapabileceklerdi.
Ama ne oldu?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ne burs paralarını Kredi Yurtlar Kurumu'na aktararak hak sahiplerine ödemelerini yaptı ne de bugüne kadar ( Ocak'tan itibaren 3 ay ) hiçbir ödeme yapmadı. Bunun yerine tüm hak sahiplerine, ödemeleri yapamayacağına dair bir eposta yolladı. Ama elbette bu bahanenin içi bomboştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu davranışını protesto etmek ve haklarını almak isteyen öğrenciler ise polis tarafından gözaltına alındı.

Bak Kadir Topbaş, bu yaptığın ucuz bir oyundur. Sırf "CHP yüzünden oldu" demek için yaptığın bu çirkeflik, sana doğrudan bulaşır. Açıkçası bindiğin dalı kestin. Şuan birçokları bunun farkında değil ama daha çok kişinin farkına varması için elimizden geleni yapacağımızdan şüphen olmasın. Dilerim bu hatandan, seçimler gelip geçmeden dönersin de biz de oyumuz için bir kez daha düşünürüz.

Razıysan Gel

Sık sık kendinden bahsettiğim Sev'g'ilim'i beni takip edenler bilir; ki ipuçlarını birleştirirseniz kendisi hakkında bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz. Kendisini çok ama çok seviyorum, şu zamana kadar hiçbir şeyi onu sevdiğim kadar sevmedim sanırım.

Şu sıralar çevremizde evlenen kişilerin sayısı artınca beni de 3 yıl sonranın telaşı sardı. Hele arkadaşlarımızın yaptıkları masrafları görünce, bu telaş karamsarlığa dönüştü bende. Okuldan mezun olduktan sonra bir süre daha beklememiz gerekecek sanırım.

Ve bu hallerim içinde, Kıraç'ın Razıysan Gel adlı parçası çok güzel uydu. Bu nedenle sizlerle paylaşmak istedim.
Annem de bu şarkıyı her dinlediğinde "Var mı böyle bir kız dünyanın herhangi bir yerinde?" derdi. Sanırım yok Annecim. ( Bu vesile ile Canım Anneciğimin de ellerinden saygıyla öperim. )

Sonsuz Güzellik

Tüm gece boyunca senin için yüzbinlerce renk, yüzbinlerce çeşit çiçek topladım.
Uyandığımda sana takdim etmek için...
Ama bir de baktım ki o kadar çiçeğin güzelliği senin güzelliğine erişemiyor,
Ben de oturdum hepsini yaktım.
Güneş kıskandı ateşi, gece boyunca hiç gözükmedi.
Ama bir de baktım senin coşkun ateşi, aydınlığın güneşi geçmiş.
Kaçmak istedim; aldım beni ve kendimi, uzayın diğer köşesine gittim.
Ama bir de baktım, orada da sen,
Senin sonsuzluğun uzayı geçmiş.
Vazgeçtim geri döndüm, sana bunları bir bir anlatayım dedim;
Tüm canlılar beni öldürmek istedi, "Bize bir harf bile bırakmayacaksın" diye.
Ben de bu kadarcık yazdım üzüle üzüle...

Sanadır tüm bunlar Ey Sevgili Ruhum...

Not: 2004 senesinde o zaman ki sevdiceğim için kaleme aldığım bir yazı. Şimdiki Sev'g'ilim kıskanır mı bilemem, ama geçmişin karanlık sayfalarında kaybolup gitsin istemedim bu yazı.

Kulak Verdim

Kulak verdim ona, bir de o kendini anlatsın diye...

Onu tanıyan herkes, onu bugüne kadar bir şekilde kullanmıştı ve kullanmaya da devam ediyordu. Herkes ona kendince bir şekil veriyordu.

Acaba yorulmamış mıydı bunca yıldan beri?

O dedi ki:
"Yorulmadım ama kırıldım, bana gereken değer verilmediği için kırıldım. Elimden geldiğince insanlara ulaşmaya çalıştım. Ama bazen gereksiz şeyler anlattım onlara. Ne yapabilirdim ki bu benim görevimdi ama bu böyle olmamalıydı. Ustalarla çalışmak gerçekten zevkliydi ama ya o beni anlamayanlar, onlar ya zaten benim değerimi azaltanlar..."

Bir anda sustu. Teknolojiye yenik düşmüştü Müzik, onu susturan ne zevksiz kulaklar ne de çatlak seslerdi. Onu susturan, ona suni olarak hayat veren pillerin bitişiydi.

Ama hala bir yerlerde, ya mutlu ya da mutsuz...  

Not: 2004 senesinde Ankara'dan İstanbul'a dönerken müzik çalarımın pili bitince kaleme almıştım. Bu da tozlu arşivimden size sunduğum yazılarımdan biri.

Niye?

İnsan ne kadar eğlenceli olursa olsun hüzün yaşayabiliyor...
İnsan ne kadar umursamaz olursa olsun hayal kırıklığı yaşayabiliyor...
İnsan ne kadar güçlü olursa olsun zayıf noktaları mutlaka var...
İnsan ne kadar sonsuz yaşama da inansa ölebiliyor...
İnsan hayattan neden çok şey bekler ki?
Hayatın verebileceği bizim alabileceğimiz kadardır...

Peki insan neden alabileceğinin daha azını ister elinde imkanlar olmasına rağmen?

Ya da insan niye elindeki fırsatları kaçırmadan önce değerini bilmez?

Niye insanın herzaman gözü yükseklerdedir de bir türlü oraya ulaşamaz?

Niye?

Niye insan hakkettiğinin daha azını alır,yoksa sadece o kadarını mı haketmiştir?

Niye değerlinin kıymeti açığa vurmaz,peki açığa vurmak bizim elimizdeyse neden vurmayız?

Peki neden güzeli ararız?
Bir gün o da güzelliğini yitirmeyecek midir?
Gösterebililr misin ki şu dünyada eskimeyen bir şey?

Peki niye karar vermede sabırsızdır?

Niye insan hayal kurar?
Bu yetimiz acı çekememiz için midir?
Yoksa biz mi hayal kurmasını bilemiyoruz?

Niye yaşıyoruz ki Mutlu olamadıktan sonra?
"Mutluyum" diyorum her zaman,o zaman niye bu parçanın adı "Hüzün"?
Yoksa mutluluk kelimesi anlamını yitirdi mi?
Yoksa yeni bir anlam mı kazandı?

Niye?

Haydi bana hoşçakal...  Ben MUTLULUK OYUNUMA geri dönüyorum.

MUTLULUK OYUNU
Herşey çok güzel...

Not: Aslen 2004 tarihinde yazdığım ama kaybettiğim bir yazım bu. Böyle bir yazımın olduğunu dahi unutmuştum. Tozlu raflarda buldum ve sizlere sunuyorum. Dilerim beğenirsiniz.

Dostlarım

Abdullah Turan ÖZŞAHİN
Kendisi hayatta hiç değişmeden hep iyi olarak kalacağını düşündüğüm insanlardan biridir. Abdullah sadece benim değil Bursa Fen Lisesi'nde okumuş birçok kişinin de dostu olmuştur. O kadar çok olumlu özelliği var ki bir tanesini bile eksik yazmam burada benim büyük bir ayıbım olur düşüncesiyle onu değerlendirmeyi size bırakıyorum. Sadece düşünün ki; dünyaya gerçek manada bir melek inmiş o kimdir, işte Dostum Abdullah'tır.

Hasan ATEŞ
Kendisi dünyada şu ana kadar tanımış olduğum en iyi şairlerden biridir. Şiirleri her zaman derin düşüncelere sokar belki de aynı ortamları tattığımızdandır demiştim ama Antoloji.Com'da da haklı övgüler aldığını görünce onun iyi bir şair olduğu kesinleşti. Ayrıca muhteşem ud çalar. Hatta ünvanı ÂÛGH (Âşık Ûdî Garip Hasan)'dır. Hatta kendisi o kadar yetenekli birisi ki her türlü telli çalgıyı hiçbir notaya gerek duymadan muhteşem bir şekilde çalabiliyor. Bana ithaf ettiği "Yeşil Aşk" adlı şiiri de görülmeye değer.

Nilay YAZGAN 
Kendisi Bursa'da yaşayan bir arkadaş. Birçok ortak noktamız var, o da çılgın ben de... Bunun dışında gerçekten saygı duyulacak kişiliklerden bir tanesi...Kendisini henüz çok fazla tanımıyorum ama Dostlarım arasında görebileciğim bir kişi gibi...

Onur SEZER
Onur, o beni "Kırk Yıllık Uykum"dan uyandıran biri, kendisine çok şey borçluyum. Bana bazı şeyleri denemem gerektiğini birkez daha hatırlatan yüce insan. Lakabı Julius Caesar; evet gerçekten de bunu hak ediyor. Tek diyebileceğim; "Seni hiçbir zaman unutmayacağım DOSTUM!..."

Seyit GÜVEN
Onun kadar cömert bir insan görmedim. Elinde ne varsa verebilen bir kişi; tabii ki karşındakinin samimiyetine inanırsa... Hani Dostlar için aradaki mesafeler engel değildir diye işte öyle biri benim için. Ömür boyu Dostum olarak kalacak muhteşem insanlardan biri daha...

Ümit GÜVENC
Beyninde sonsuz ufuklar taşıyan Dostlarımdan biri...Fikirleri ve talepleri gerçekten dikkate alınmaya değer; hatta muhteşem...Eğer gerçek bir Dost arıyorsanız ve hala onunla tanışmadıysanız çok şey kaçırmışsınız demektir.

Veli GÖLEN
Aslında bu kişi için yazılabilecek pek birşey yok. Kendisi ile 1,5 yıl aynı odayı paylaştım. Herhalde dünya üzerinde en çok kavga ettiğim ama bir o kadarda sırrımı paylaştığım biri. Benim bugünlere gelmemde ciddi katkıları olmuştur. İnanıyorum ki bazen gereksiz işlere bile burnunu sokması benim için yararlı oldu. Hala en çok görüştüğüm kişilerden birisi. Kardeşimle bile onunla görüştüğüm kadar görüşmemişimdir herhalde...

Not: Bu listeye internette dolaşırken rastladım. 2004'te tuttuğum blogumdan. Listeyi güncellemem gerekecek ama, bir çok isim eksik. Ayrıca listeden olan birkaç kişi de hayatımda şuan yok. Listeyi güncelleyeceğimden şüpheniz olmasın.

Üniversite Öğrencilerine Benzersiz Hizmet

Bugün muhteşem bir servis keşfettim ve internetin gerçekten bu türden kaliteli hizmetlerle işlevselleştirilebileceğine inancım bir kat değil bir kaç on kat daha arttı.

Servisi sağlayan, hepimizin bildiği AutoCAD yazılımının yapımcısı AutoDesk. AutoDesk, konusuyla ilgili olarak öğrenciler için özel bir internet sitesini yayına koymuş. Sadece .edu.* uzantılı adresleri kabul eden sistem, üye olmanız sonrasında sizleri dünya üzerindeki diğer meslektaşlarınızla buluşmanızı sağlarken çalışmalarınızı kolaylaştırmak adına size özel olarak ücretsiz yazılım desteği de sunuyor.

Sisteme http://students.autodesk.com adresinden bağlanabilirsiniz. Sistem sadece mimarlık (architecture), inşaat mühendisliği (civil engineering), oyun ve animasyon (games and animation), endüstriyel tasarım (industrial design) ve makine mühendisliği (mechanical engineering) öğrencilerine ve akademisyenlerine açık.

Sistem üzerinden yapabilecekleriniz çok ama çok çeşitli. Bu muhteşem servisi elimden geldiğince sizlere tanıtmaya çalışacağım, bu tür bir servisin ülkemizdeki üniversiteliler arasında yayılması ve aktif bir şekilde kullanılması üreticilik adına bir kazanç olacaktır.

Sistemin resmi adı, Autodesk Student Engineering and Design Community. Sistem, eğitim alanında yapılan dijital ürünlerin yarıştığı BETT Yarışması'nda 2009 İleri Eğitim ve Beceri Dijital İçeriği Ödülü (The Further Education & Skills Digital Content Award) 'nü kazanmış. Bence birçok ödül daha alacak bir sistem; haklı olduğumu kullandıkça göreceksiniz ve ödüller geldikçe de öngörüm ispat edilmiş olacak.

Sisteme kayıt aşamasında şu bilgileri doldurmak zorundasınız: edu uzantılı eposta adresiniz, adınız ve soyadınız, saat diliminiz, okulunuzun ismi, eğitim alanınız (yukarıda belirtmiştim), öğrenci mi akademisyen mi olduğunuzu belirttiğiniz eğitim seviyeniz, kullanıcı adınız, parolanız, doğum tarihiniz, sistemi nereden duyduğunuz (a blog'u seçip benim blogumun adresini if other kısmında http://okck.blogspot.com olarak verirseniz sevinirim). Tercih edilen eposta adresi kısmına sık kullandığınız eposta adresinizi yazabilirsiniz, böylece sistemden gönderilen epostalar bu adresinize gönderilecektir. Kayıt işlemi tamamlandıktan bir süre sonra edu uzantılı adresinize bir adet onay postası geliyor ve eposta içerisinde bulunan bu bağlantıya tıkladıktan sonra üyeliğiniz başlatılmış oluyor.

Sisteme giriş yaptıktan sonra üstteki menüden Profil (Profile) öğesine tıklayarak profilinize ulaşabilirsiniz. Burada, sisteme kayıt olurken vermediğiniz bilgilerinizi verebilir ve fotoğrafınızı yükleyebilirsiniz.

Sistemde üst menüden Ana Sayfa (Home) öğesine tıkladığınıza karşınıza bir panel çıkıyor. Profil bilgilerinizin altında yer alan ufak panelde, sistem üzerinde şu ana kadar neler yaptığınızın ufak bir özetini bulabilirsiniz.

Sistem sizlere, eğitim gördüğünüz alana özgü programları ücretsiz olarak indirmenize olanak tanıyor. Size özel olarak lisanslıyor ve kullanımınıza sunuyor. Bu alan üzerinde 24 adet program bize sunulmuş durumda. Birkaçı hariç tümü öğrencilere ve akademisyenlere ücretsiz. Şimdiden belirtmek isterim ki bunlar hiç de küçük programcıklar değil, AutoCAD Civil 3D programının gereksinim duyduğu alan tam 5 GB.

Sistemin en büyük özelliklerinden biri olarak gösterilen ve kullanıcıların tasarımlarını paylaşabildiği alana üstteki menüden Tasarım Vitrini (Design Showcase) 'ne tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu alanda sadece eserlerinizi sergilemiyorsunuz; ayrıca, diğer kullanıcılar sizin eserlerinize, siz de diğer kullanıcıların eserlerine yorum yapabiliyor, eseri daha sonra kolayca ulaşabilmek için etiketleyebiliyorsunuz. Sergilenen bir tasarıma tıkladığınızda karşınıza gelen sayfada; eser, eser sahibi ve eser sahibinin diğer çalışmalarına ulaşabiliyorsunuz. Yine bu alanda her sayfayı güncellediğinizde değişmek üzere ayarlanmış ufak bir üye tanıtım alanı da mevcut.

Sistemin öğrencilere sunduğu en önemli imkanlardan bir diğeri de Kariyer Merkezi ( Career Center ) olarak adlandırılan kariyer sayfaları. CareerBuilder.com desteği ile sağlanan sayfada, meslek dalınıza uygun iş taleplerini değerlendirebilir ve geleceğinizi bu sistem aracılığı ile belirlemiş olabilirsiniz. ( Bu yazıyı hazırladığım saatlerde CareerBuilder'a erişimde problem olduğu için sistemin bu alanı da çalışmıyordu. Bu servisi kendileri sunmaları çok daha cazip olacaktır. )

İletişim Ağı ( Network ) menü öğesinde bir çok alt başlık mevcut. Bu alt başlıklar sayesinde; sistem üzerinde bölümüne veya okuluna göre kişi araması yapabilir, arkadaşlarınıza, okulunuza ve gruplarınıza ulaşabilir, tüm grupları görebilir ve sitenin "en"lerine ulaşabilirsiniz. Gruplarınıza ulaşabildiğinizi söyledim, sistem üzerinde gruplarınızı da kurabilirsiniz. Bu özellik dönem arkadaşlarınızı ya da iş arkadaşlarınızı bir çatı altında altında toplamanızı sağlayacaktır.

Sistemin bir de öğretim alanı mevcut. Yine üst menüden ulaşabileceğiniz ( Learn ) bu alan üzerinde; sistemden indirdiğiniz yazılımları nasıl kullanacağınızı öğrenebilir, yararlı sitelere ulaşabilir, alanınızla ilgili makalelere ulaşabilir ve topluluk tarafından çıkartılan ebültenleri inceleyebilirsiniz.

Sistemde sormak isteyeceğiniz soruların olduğu da unutulmamış ve Tartışma Alanı ( Discuss ) oluşturulmuş. Buradan sorularınızı sorabilir, sorulan soruları cevaplayabilir ya da cevapları inceleyebilirsiniz.

Sistemin şuan 525.000'in üzerinde kullanıcısı mevcut. Sisteme yeni özellikler eklenerek geliştirileceğinden ve daha çok kullanıcıya ulaşacağından hiç şüphem yok.

Dilerim internette bulduğum bu yararlı hizmet, sizin de işinize yarar.

Site Adresi : http://students.autodesk.com

Saygılarımla...

( Hatırlatma: Sisteme kayıt olmaya karar verirseniz, "sistemi nereden duydunuz" kısmında "a blog"u seçip benim blogumun adresini "if other" kısmında http://okck.blogspot.com olarak belirtirseniz gerçekten çok sevinirim. )

Blogumun Şubat 2009 Verileri


Ziyaret Sayısı : 1169
Görüntülenen Sayfa : 1980
Sitede Geçirilen Ortalama Süre : 1 dk
Sayfa / Ziyaret Oranı : 2,32

Ziyaret Eden İlk 10 Ülke: (Toplam 1169 Ziyaret)

  1. Türkiye 1065
  2. Amerika B.D. 27
  3. Almanya 23
  4. Fransa 7
  5. İngiltere 6
  6. Hollanda 5
  7. Kanada 4
  8. İsveç 3
  9. Bulgaristan 3
  10. Belçika 2
 Ziyaret Eden İlk 10 Şehir: (Toplam 1169 Ziyaret)
  1. İstanbul 511
  2. Ankara 148
  3. İzmir 70
  4. Adana 47
  5. Bursa 43
  6. İzmit 23
  7. Konya 19
  8. Antalya 17
  9. Samsun 16
  10. Kayseri 14
Ziyaretçilerin Lisanları İlk 5 (Toplam 1169 Ziyaret)
  1. Türkçe 840
  2. İngilizce (US) 257
  3. Almanca 23
  4. İngilizce (UK) 16
  5. Fransızca 8
Gün Gün Ziyaret Sayısı ve Oranları
01 Şubat 2009 Pazar
% 1,69 (21)
02 Şubat 2009 Pazartesi
% 2,41 (30)
03 Şubat 2009 Salı
% 1,13 (14)
04 Şubat 2009 Çarşamba
% 2,57 (32)
05 Şubat 2009 Perşembe
% 2,33 (29)
06 Şubat 2009 Cuma
% 2,49 (31)
07 Şubat 2009 Cumartesi
% 4,42 (55)
08 Şubat 2009 Pazar
% 3,05 (38)
09 Şubat 2009 Pazartesi
% 3,46 (43)
10 Şubat 2009 Salı
% 3,78 (47)
11 Şubat 2009 Çarşamba
% 2,97 (37)
12 Şubat 2009 Perşembe
% 2,97 (37)
13 Şubat 2009 Cuma
% 3,46 (43)
14 Şubat 2009 Cumartesi
% 6,03 (75)
15 Şubat 2009 Pazar
% 4,34 (54)
16 Şubat 2009 Pazartesi
% 4,42 (55)
17 Şubat 2009 Salı
% 3,62 (45)
18 Şubat 2009 Çarşamba
% 4,74 (59)
19 Şubat 2009 Perşembe
% 7,40 (92)
20 Şubat 2009 Cuma
% 1,53 (19)
21 Şubat 2009 Cumartesi
% 1,93 (24)
22 Şubat 2009 Pazar
% 1,69 (21)
23 Şubat 2009 Pazartesi
% 5,14 (64)
24 Şubat 2009 Salı
% 3,46 (43)
25 Şubat 2009 Çarşamba
% 2,89 (36)
26 Şubat 2009 Perşembe
% 4,10 (51)
27 Şubat 2009 Cuma
% 3,05 (38)
28 Şubat 2009 Cumartesi
% 2,89 (36)


Gün Gün Sayfa Görüntülenme Sayısı ve Oranları
01 Şubat 2009 Pazar
% 1,20 (25)
02 Şubat 2009 Pazartesi
% 1,96 (41)
03 Şubat 2009 Salı
% 0,81 (17)
04 Şubat 2009 Çarşamba
% 7,04 (147)
05 Şubat 2009 Perşembe
% 4,84 (101)
06 Şubat 2009 Cuma
% 2,87 (60)
07 Şubat 2009 Cumartesi
% 4,93 (103)
08 Şubat 2009 Pazar
% 3,07 (64)
09 Şubat 2009 Pazartesi
% 3,11 (65)
10 Şubat 2009 Salı
% 3,69 (77)
11 Şubat 2009 Çarşamba
% 2,25 (47)
12 Şubat 2009 Perşembe
% 2,39 (50)
13 Şubat 2009 Cuma
% 4,26 (89)
14 Şubat 2009 Cumartesi
% 6,85 (143)
15 Şubat 2009 Pazar
% 4,69 (98)
16 Şubat 2009 Pazartesi
% 3,59 (75)
17 Şubat 2009 Salı
% 2,59 (54)
18 Şubat 2009 Çarşamba
% 3,59 (75)
19 Şubat 2009 Perşembe
% 8,09 (169)
20 Şubat 2009 Cuma
% 1,25 (26)
21 Şubat 2009 Cumartesi
% 1,39 (29)
22 Şubat 2009 Pazar
% 1,48 (31)
23 Şubat 2009 Pazartesi
% 3,69 (77)
24 Şubat 2009 Salı
% 2,97 (62)
25 Şubat 2009 Çarşamba
% 2,39 (50)
26 Şubat 2009 Perşembe
% 3,74 (78)
27 Şubat 2009 Cuma
% 2,20 (46)
28 Şubat 2009 Cumartesi
% 3,88 (81)

Ziyaret Süresi
0-10 saniye 914,00
% 78,19
11-30 saniye 22,00
% 1,88
31-60 saniye 27,00
% 2,31
61-180 saniye 71,00
% 6,07
181-600 saniye 62,00
% 5,30
601-1.800 saniye 48,00
% 4,11
1.801+ saniye 25,00
% 2,14

Ziyaret Derinliği
1 sayfa 905,00
% 77,42
2 sayfa 145,00
% 12,40
3 sayfa 36,00
% 3,08
4 sayfa 19,00
% 1,63
5 sayfa 12,00
% 1,03

Tarayıcılar
1.
Internet Explorer
703 % 60,14
2.
Firefox
409 % 34,99
3.
Chrome
25 % 2,14
4.
Opera
17 % 1,45
5.
Safari
10 % 0,86

İşletim Sistemleri
1.
Windows
1.143 % 97,78
2.
Linux
12 % 1,03
3.
Macintosh
10 % 0,86


Ekran Çözünürlükleri
1.
1024x768
540 % 46,19
2.
1280x800
284 % 24,29
3.
1280x1024
107 % 9,15

Ziyaretçi Gönderen İlk 10 Site (Toplam Yönlendirme Sayısı: 279)
1.
Bu bağlantıyı görüntüleyin draft.blogger.com
47 % 16,85
2.
Bu bağlantıyı görüntüleyin hocam.com
26 % 9,32
3.
Bu bağlantıyı görüntüleyin blogger.com
25 % 8,96
4.
Bu bağlantıyı görüntüleyin gaykedi.blogspot.com
24 % 8,60
5.
Bu bağlantıyı görüntüleyin bildirgec.org
15 % 5,38
6.
Bu bağlantıyı görüntüleyin friendfeed.com
13 % 4,66
7.
Bu bağlantıyı görüntüleyin bumerangshowsites.hurriyet.com.tr
12 % 4,30
8.
Bu bağlantıyı görüntüleyin forum.joomlatr.org
12 % 4,30
9.
Bu bağlantıyı görüntüleyin mininova.org
12 % 4,30
10.
Bu bağlantıyı görüntüleyin images.google.com.tr
10 % 3,58

Anahtar Kelimeler İlk 10
1.
slumdog millionaire müzikleri
22 % 3,03
2.
en parlak gece
17 % 2,34
3.
power fm winamp
14 % 1,93
4.
arçelik en parlak gece
13 % 1,79
5.
kidsmart
13 % 1,79
6.
taylan akdoğan
13 % 1,79
7.
yıllık yazısı
11 % 1,51
8.
aşiyan yolları
9 % 1,24
9.
power fm rock
8 % 1,10
10.
kutay orakçal
7 % 0,96


En Çok Ziyaret Edilen 25 İçerik
1.
Sadece Ben...
678 % 34,24
2.
Power Fm Radyolari Listesi ~ Sadece Ben...
194 % 9,80
3.
En Parlak Gece Arçelik İle ~ Sadece Ben...
133 % 6,72
4.
Israil'i Severim Yahudileri De ~ Sadece Ben...
42 % 2,12
5.
Ben Bir Eşcinselim ~ Sadece Ben...
35 % 1,77
6.
Sadece İnsan...
35 % 1,77
7.
Asiyan Yollarindan Ses Versem Duyar Misin(iz)? ~ Sadece Ben...
33 % 1,67
8.
Bir Arkadasim Icin Bir Yillik Yazisi ~ Sadece Ben...
32 % 1,62
9.
Slumdog Millionaire ve Müzikleri ~ Sadece İnsan...
28 % 1,41
10.
Sadece Ben...: bogazici
27 % 1,36
11.
Acele Az Kullanılmış Sevgili Arıyorum ~ Sadece Ben...
26 % 1,31
12.
Joomla! Çalışmalarımı Tamamen Bıraktım ~ Sadece İnsan...
26 % 1,31
13.
Slumdog Millionaire ve Müzikleri ~ Sadece Ben...
22 % 1,11
14.
Ağustos 2007 ~ Sadece Ben...
18 % 0,91
15.
IBM KidSmart Türkiye'de ~ Sadece Ben...
18 % 0,91
16.
Ne Yaptın Sen Erdoğan? ~ Sadece Ben...
18 % 0,91
17.
Ahmet Mete Işıkara ve Sözleri ~ Sadece Ben...
16 % 0,81
18.
Sadece Ben...: yasam
16 % 0,81
19.
En Parlak Gece Arçelik İle ~ Sadece Ben..
14 % 0,71
20.
Yeni Cep Telefonum GM DST10 ~ Sadece Ben...
14 % 0,71
21.
Bir Google Reader Temizliği ~ Sadece Ben...
13 % 0,66
22.
İletişim ~ Sadece Ben...
13 % 0,66
23.
Nisan 2007 ~ Sadece Ben...
12 % 0,61
24.
Blogumun Ocak 2009 Verileri ~ Sadece Ben...
11 % 0,56
25.
Israil'i Severim Yahudileri De ~ Sadece İnsan...
11 % 0,56

Veriler Google Analytics'ten Alınmıştır.
2009 Yılı İle Birlikte Her Ay Sonu Blog Raporu Yayınlacaktır.