Atatürk'ün Büyük Yalanı


Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duyan ve onu çok seven bir bireyim. O ki, bu ülkeye verilmiş en büyük armağanlardan biridir, değerini bilene.

Ama öyle bir yalanı var ki; yıllardır kendimize tekrar edip durduk, o yalanla kendimizi avuttuk. Atatürk bile bu koca yalanı tamamen stratejik bir kararla ve tamamen bilinçli bir şekilde söyledi, biz de inandık.


Anadolu Lisesi’ndeki Tarih Öğretmenimiz Nevzat Bey’in, o gün bizi şok eden sözleri ile beynimizden vurulmuşa dönmüştük. O zamana kadar anlatılanları bir anda silip atmıştı, kendisini o gün çok yadırgamış ve hatta adamın dediklerinin saçmalık olduğunu düşünmüştük. Sonradan kişisel araştırmalarımda gördüm ki, dedikleri birebir doğruydu ve doğruyu söylediği için dokuz köyden kovulmuştu.

Peki Ne Diyordu Nevzat Öğretmen?

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk Milleti’nin karakteri yüksektir. Türk Milleti Çalışkandır, Türk Milleti Zekidir.” laflarının Türk Milleti’ni pohpohlamak için söylenmiş sözler olduğunu iddia ediyordu.

Çünkü Türk Milleti yüzyıllar boyu Osmanlı boyunduruğu altında yaşamış ve iyice içine kapanmıştı. Bir liderin çıkıp bu boyunduruk altında yaşamaya alışmış halkı uyandırması gerekiyordu ve o lider Atatürk idi.

Bir millet yeterince zeki ve çalışkan olsa, kendisine aşağılık muamelesi yapan bir imparatorluğun boyunduruğu altında yüzyıllarca yaşar mıydı?

Osmanlı yüzyıllarca boyunca (özellikle de son yüzyıllarda), Türk halkına ikinci ve hatta üçüncü sınıf muamelesi yaptı. Anadolu’daki halk, İstanbul’daki o muhteşem (!) imparatorluktan uzaktı ve oradan kopuktu. Bir insana “Türk” diye hitap etmek ona hakaret etmek ve aşağılamak anlamı taşıyordu. Ve eğer ki aralarında aklı başına gelenler olursa, katledilmeleri ve sürülmeleri padişah fermanıydı (bkz: Şeyh Bedrettin Destanı).

İşte böylesi bir halkı uyandırmak için ona beyaz yalanlar söylenmesi gerekiyordu ve söylendi…

Türk Milleti’nin karakteri yüksektir. Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir.

Mustafa Kemal Atatürk

3 yorum

  1. Bu yazıyı ne tür bir yanaşıma istinaden yazdığınızı kavrayamadım. Hiçbir ırk, zümre, ümmet, topluluk birbirinden üstün ya da aşağı değildir. Zira insan varlığının ne olduğu nereden geldiği bellidir. Evrime göre doğal seçilimdir, irrasyonel olarak adem havvadır.

    Yalnız, her bireyinin bizlerden daha çok çalıştığı bir takım memleketlerden bahsetmemek, onların üstünlüğünü ve birikimini görmemekte mümkün değil.

    Ne aklen ne dinen herhangi bir milleti yermek ya da yüceltmek mantığa, bilime sığmaz. Bakın bu söylediklerimin inanmakla alakası yoktur, bilmekle alakası vardır.

    O yüzden hocanızında sizinde yanlış yolda olduğunuzu gayet açık şekilde ortaya koyabilirim. Zira bir milleti tümüyle yermek, alçak ya da aptal gibi göstermek insanlık dışıdır.

    YanıtlaSil
  2. aşağıya bir alıntı yaptım.Bu alıntının ana fikrini babamdan almıştım, O 1917 doğumlu Varna Türküydü.Okuma yazma bilmeyen gençliği,çobanlıkla geçmiş bir adamdı. Sürüsünü satıp 33 yaşında Türkiye'ye göçmüştü..sözkonusu özetle ve kendimden bir şeyler katarak diyorum ki; Müslüman olmuş bir hiristiyana ''türk oldu'' denmesi,Atatürk'ün bu doğallıkla Türklüğü çok kullanması bu sonucu getiriyor ve en büyük hatası denebilir İsman dünyasında kabul görmesine engel olan bu.Şimdi ise Din mi türklük mü seç birini ortamında halkımız bocalıyor. ..
    neyse ..
    Harici fikirler, itaat duygusunun kırılması içimize bayağı işletildi,düşmanlarımız bu konuda çok başarılı oldular öyle ki kafamızdaki fikirlerin kendimize ait olduğunu sanıyoruz. Asla derinden düşünemez olduk çünkü test kafalı öğrenciler yetiştirdik.çok çabuk çözelim atlaya zıplaya gidelim,.özel ders-dersane bunun için var mantığını güdelim..bir soru için 20-30 dakika araştırmak zor değil,kazancı çok yüksek ve güzel..çözüm-çözüm hep kendimizde lütfen arayalım.

    İDAM EDİLEN PATRİĞİN RUS ÇAR'INA MEKTUBU

    Osmanlı Devletinde Rus sefiri (büyük elçisi) olarak uzun seneler
    çalışan İgnatiyef, "isyana elebaşılık etmek" suçundan Fener
    Patrikhânesi'nin kapısında asılan, Patrik Gregorius'un, Rus Çarı
    Aleksandr'a yazdığı mektuba hâtırâlarında şöyle yer veriyor:

    - "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak gayr-ı mümkündür. Çünkü Türk'ler,
    çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i
    nefis sahibidirler. Bu hasletleri de, dinlerine bağlılıklarından ve
    kadere rıza göstermelerinden, an'anelerinin kuvvetinden,
    padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine itaat duygularından
    gelmektedir. Türk'ler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ü
    idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar.
    Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve
    şecaat duyguları da an'anelerine olan merbutiyetten (bağlılıktan),
    ahlaklarının salâbetinden (kuvvetinden) gelmektedir...
    ... devamını netten bulabilirsiniz..

    YanıtlaSil
  3. Sanırım 2000 yılıydı, Arjantin ve Türkiye'de büyük ekonomik kriz olmuştu, belki sizlerde hatırlarsınız. Bütün dünya bu iki ülkedeki ekonomik krizi konuşuyordu.

    Bu ekonomik kriz sırasında Türkiye'de hiç bir olay ve anarşi çıkmadı, insanlar aile dayanışmasıyla krizi atlattı, evinin kirasını bile ödeyemeyen insanlar anne ve babalarının yanına yerleşerek dahi olsa bir şekilde dayanışma içinde krizi atlattı.

    Oysa Arjantinde bankalardan alış veriş merkezlerine kadar her yer yağmalandı, büyük anarşi olayları baş gösterdi.

    Çok şükür iki ülkede o büyük krizi yendi ama Türk Milleti bu imtihanda da ne kadar yüksek karakterli bir millet olduğunu gösterdi yine.

    Atatürk o sözü stratejik olarak değil inananarak söyledi, zaten aynı anda Dünya'nın en büyük 7 devletine karşı kurtuluş savaşı yapıp, üstelik bu savaşı kazanabilecek kaç tane millet var...

    Elbette Türk Milleti hem zekidir, hem asildir. Türk'ü Türk yapan milliyetten bahsediyorum tabi, ırktan soydan değil. Ne Mutlu O Milliyete sahip olan insanlara.

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...