Feza Gürsey Enstitüsü Kapatılıyor

Türkiye biliminin, özellikle teorik fiziğin ve matematiğin en önemli kazanımlardan biri olan Feza Gürsey Enstitüsü; TÜBİTAK'ın aldığı karar sonrasında Gebze'de bulunan Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojileri Araştırma Merkezi gibi alakasız bir birim altına taşınıyor, yani aslında enstitü kapatılıyor.

Ercüment Ortaçgil, Muhittin Mungan, Metin Arık, Aşkın Ankay, Levent Akant, Ersan Demiralp gibi halen üniversitemizde fizik ya da matematik dersleri vermekte hocalarımız, bugüne kadar Feza Gürsey Enstitüsü'nde tam ya da yarı zamanlı olarak çalışmışlardı.

Feza Gürsey Enstitüsü'ne TÜBİTAK tarafından dikte edilen bu anlamsız taşınma (!) kararı; Türkiye'nin bilime verdiği önemin (ya da vermediği de diyebiliriz) ve bilimi tekelleştirmeye çalışmanın sonuçları olabilir.

Bu kararın altında imzası olanlar, teorik fizik ve matematik gibi iki önemli temel bilimi nasıl oluyor da bilişimin altına almak gibi bir karar verebiliyorlar. TÜBİTAK'ta karar alma yetkisine sahip olan kişiler, en azından bilimler hiyerarşisinden de mi bihaberler?

Ya peki; TÜBİTAK, Feza Gürsey Enstitüsü'nü İstanbul gibi merkezi olduğu herkesçe bilinen bir şehirden Gebze gibi görece ücra bir alana taşımakla ne yapmaya çalışıyor? Enstitü çalışmaları aynen yapılmaya devam edileceğini varsaysak bile, bu araştırmalara ve toplantılara gelecek olan bilim insanlarının ve öğrencilerinin ulaşım ve konaklama ihtiyaçlarını nasıl çözümlemeyi düşünüyor?

Feza Gürsey Enstitüsü gibi bir merkezin çalışmalarının desteklenmesi, çalışmalarının yaygınlaştırılması için ek olanaklar sunulması ve temel bilimler konusundaki çalışmalarını artırması için çok daha fazla fon ayrılıp çok daha fazla tam zamanlı araştırmacıyla çalışmalar yapılması gerekirken bu yok etme girişimi neden?

Boğaziçi Üniversitesi'nin öğrencileri ve geleceğin bilim insanları olarak, Feza Gürsey Enstitüsü'nün çalışmalarına arttırarak üniversitemiz içinde devam etmesini sağlamalıyız...

Boğaziçililer olarak bizler, bu konuda elimizden ne geliyorsa yapmalı ve tepkimizi göstermeliyiz...

Bir bilim merkezinin yok olmasına, bir devin kaybedilmesine izin vermemeliyiz...


Feza Gürsey Enstitüsü Hakkında... (www.gursey.gov.tr)

1983 yılında Erdal İNÖNÜ tarafından Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü adıyla kurulan, 1997 yılında Feza Gürsey Enstitüsü adını alarak Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Kampüsü içerisine taşınan enstitü, üniversitimize taşındıktan sonra sayısız uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı, sayısız bilim adamını ülkemizde ağırladı.

Bu toplantılarda binlerce yüksek lisans, doktora öğrencisi ve genç bilim insanı, günümüzde aktif olarak çalışılan bilimsel problemlerle tanıştı ve bu problemlerin üzerlerinde araştırmalar yapmaya başladı. Sadece 2010 senesinde düzenlenen 24 toplantıya yaklaşık 1000 bilim insanı ve öğrenci katıldı. Ayrıca bu yıl içerisinde Türkiye çapında düzenlenecek 35 matematik toplantısından 14'ü Feza Gürsey Enstitüsü'nde yapılacaktı.

1998 yılında 16'sı tam zamanlı, 13'ü de yarı zamanlı olmak üzere toplam 29 araştırmacıdan oluşan bilimsel kadrosu, 2000'li yılların başından itibaren muhteşem bir istikrarla (!) azaltılarak 2011'de 4 araştırmacıya kadar indirildi. Buna rağmen benzersiz bilimsel çalışmalara imza atarak 350 makale üretti ve bu makaleler 2000'e yakın atıf aldı (başka araştırmalarda kullanıldı).

TÜBİTAK'ta araştırma yapan 2150 personelin kişi başına 0.1 makale iken, bu oran Feza Gürsey Enstitüsü'nde 2'dir.

Feza Gürsey Enstitüsü'nde çalışmış ünlü bilim insanları arasında, Erdal İnönü (Wigner Madalyası), Ayşe Erzan (L'Oreal Ödülü), Nihat Berker (Humbold Araştırma Ödülü) gibi saygın bir çok ödüllü bilim insanı mevcuttur.

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...