BUCampus'ten Neden Ayrıldım?

BUCampus'te 3 yıldır yürüttüğüm Eşbaşkanlık ve Webmasterlık görevlerimi, 4 Mart 2012 tarihinde bırakmış bulunmaktayım. Yoluma farklı çalışmalarla ve projelerle devam edeceğim. Ayrılığım ile ilgili detayları ilerleyen günlerde kişisel blogumdan okuyabilirsiniz.
Mesajıyla BUCampus'ten ayrılışımı ilan ettim bundan 4 ay kadar önce. İşte bu yazımda sizlerle BUCampus'teki eşbaşkanlık ve webmasterlık görevlerimi neden bıraktığımı ve hayatımdaki BUCampus dönemini sonlandırışımı paylaşacağım. Hem neden ayrıldığımı merak edenlerin merakını gidereceğini, hem de benzer bir karar verme arefesinde olan ya da olacak olanlara faydalı olacağını düşünüyorum.

BUCampus'ten ayrılma kararımı da, katılma kararım gibi kolayca veremedim. Üç sene gece gündüz dinlemeden bu oluşumdan, tam da meyveleri almaya başlamışken ayrılmak o kadar da kolay olmadı.

Ancak 2012'nin gelişiyle birlikte hayatımdaki gerçekleştirdiğim köklü değişimler, BUCampus'teki varlığımı sonlandırmamı da kolaylaştırdı. Aşağıda BUCampus'ten neden ayrıldığımı başlıklar halinde bulacaksınız.

Kurumsallaşma Sorunu

Kurumsallaşma; bir işletmenin, faaliyetlerini kişilerin varlığına bağımlı olmadan sürdürebilmesini ve geliştirebilmesini sağlayan bir yapı oluşturması olarak tanımlanır. Bir şirketin uzun ömürlü olabilmesi ve en önemlisi de yatırım güveni sağlaması için, kişilerin keyfiyetlerinden arınması ve tüm çalışmaların önceden belirlenen şirketin vizyonuna ve misyonuna uyumlu biçimde oluşturulmuş kurallar içerisinde yapılması gerekir.

Kurumsallaşma, gerçekten oldukça zorlu bir süreç. Şirket oluşumundaki tüm kişilerin, kurumsallaşmayı önemsemesi ve keyfiyeti ortadan kaldıran bir takım fedakarlıklar yapması gerekiyor. Tüm kişilerin, kurumsallaşmayı ciddiye alması çok ama çok önemli. Parçalı kurumsallaşma diye bir şey pek mümkün değil.

BUCampus, geleceği olan bir oluşum olmasına rağmen kurumsallaşamamış bir yapıydı. Kurumsallaşmanın gerçekleşmesi için, sorumluluk alanlarımda bir takım önemli düzenlemeler yaptım, çalışmaları belli prosedürlere bağladım. Ancak kurumsallaşma, BUCampus'un genelinde sağlanamadığı için yaptığım düzenlemeler yarım kaldı.

Bu konudaki tüm çabalarıma rağmen, BUCampus'un halen sürdürmekte olduğu ve değişeceğine dair hiçbir inancım kalmayan zihniyetiyle kurumsallaşmanın sağlanamayacağını fark ettim. Böylesi bir oluşumda varlığımı devam ettirmem, bana zarar verecekti.


Süreklilik Sorunu

Bir işletme için en az kurumsallaşma kadar önemli bir diğer unsur da süreklilik. Bir işletme için süreklilik; hem hizmetlerin hem de kalitenin sürekliliğinin sağlanmasını kapsıyor. Bir ürünün 'Yeni' olması kısa dönemli bir ilgi yaratsa da, 'Efsane' olması çok çok daha uzun dönemli bir ilgi oluşturmakta. Elbette yeni ürünlerinizi de efsaneleştirebilirsiniz, ama bu da bir süreklilik gerektirir.

BUCampus, süreklilikte de kurumsallaşma konusunda olduğu gibi sınıfta kalmış durumda. Yeni projelere büyük bir heyecanla başlamak güzel de, o projelerin sürekliliğini sağlama konusuna gelince canların sıkılması ve bünyelerde atalet oluşması hiç de hoş değil. Bu noktada, BUCampus'un projeleri sabun köpüğü etkisi yaratmaktan öteye geçemiyordu.


Fikir Ayrılıkları

Bir oluşum içindeki düşünce farklılıkları, çok yönlü projeler geliştirmek için kullanılarak pozitif yönde değerlendirilebilir. Ancak konu son sözü söylemek ya da önemli bir anlaşmaya imza atmaksa, düşünce farklılıkları konusunda çok dikkatli olunmalıdır.

İçeriğimizin başka internet sitelerinde izin alınmaya ihtiyaç duyulmadan yayınlanması sonucu verdiğim tepki ve bir firma ile anlaşma sürecinde iş ortağımın tavrı BUCampus ekibinin dağılmasındaki benzer faktörleri oluşturdular.

Bana göre; kurumsallaşmış (kuralları belirlenmiş ve kişilerden bağımsız hale gelmiş) BUCampus'teki bir içerik, yayınlacak olan kim olursa olsun (içeriğin oluşumuna katkı sağlamış olsa da) izin alınmadan kullanılamazdı. Ancak sorumluluğumda bulunan ekipten bir kaç kişinin bu şekilde düşünmemesi ekibimin dağılmasına neden oldu. Ekibi bir arada tutabilir miydim, ekstra hoşgörülerle belki evet. Ama bu sefer de, kurumsallaşma çalışmalarımı yok etmiş olacaktım.

İş ortağımın, halihazırda aynı alanda başka bir firma ile yaptığımız anlaşmayı iptal etme isteği ve bu konuda rahatsız edici düzeyde ısrarcı olması, bunun için benden gizli görüşmeler gerçekleştirmesi ipleri oldukça gerdi. Anlaşmanın sağlanması için bizzat kendisinin kefil olması, anlaşmaya tamam dememi sağladı ancak ortağımla ilişkilerimin de ciddi anlamda çatırdamasına neden oldu.

Sponsorluk Çalışmalarına Önem Verilmemesi

BUCampus'e ilk katılışımda bana gelen teklif; aylık 100tl'lik bir ödeme karşılığında sitenin devamlılığını sağlayacak ufak tefek düzenlemeleri yapmam üzerineydi. Benim karşı teklifim ise olası gelirlerin %10'u idi, yani aslında gelir elde etme konusunda sıkıntıları olan bir yapıda, BUCampus'ü de karşılanamayacak bir maddi yük altına sokmak istemedim.

Ağustos 2009'da katıldığım BUCampus'te akla hayale sığmayacak eksiklikler ve acemilikler mevcuttu. 3000'den fazla üyeye hizmet veren bir yapının kendine ait bir hostingi bile yoktu. Başka bir site ile paylaşılan hosting, tek seferde 50 eposta atıldığında kendini bir süreliğine kapatıyordu. Bununla birlikte marka kimliğini yansıtacak bir logomuz, zamanla dallanıp budaklanan görevleri tanımlayan bir vizyonumuz ve misyonumuz yoktu. Sitede kullanılan yazılım eskimiş ve idareten ayakta durmaktaydı.

Bu şartlar altında; görevim ufak tefek düzenlemeler yapacak olan yarı zamanlı bir webmasterdan, şahsımın da rahat duramaması nedeniyle tam zamanlı ve webmaster ötesi bir çalışana dönüşmüştü. Gelir gelmez yaptığım sponsorluk görüşmeleriyle, kendi hostingimize geçtik. Şahsi bağlantılarım üzerinden, günlerce süren yazışmalar sonucunda önce İstanbul Host ile, sonra da TurHost ile çalışmalarımıza devam ettik.

Ancak tüm sponsorluk çalışmaları bunlarla sınırlı kaldı. Özellikle BUCampus'un ciddi bir ivme yakaladığı 2011-2012 döneminde, ortağımın sorumluluk alanında bulunan sponsorluk ve reklam çalışmalarına gereken önem verilmedi, sürekli başka başka bahanelerle bu çalışmalar geciktirildi. İhtiyaç olunan para akışını sağlamak yerine, eğlenceye önem verildi ve sonuç gerekli yatırımları yapmak konusunda tam bir hayal kırıklığına dönüştü.


Ortağımın 'Tek Adam' Rolüne Bürünmesi, Şahsımı Saf Dışı Bırakması

Benden önce, ortağım BUCampus'ü hayatı haline getirmişti. Şahsi kullandığı eposta ve telefonlar ile BUCampus'un iletişim postası ve telefonları aynıydı. BUCampus dediğinizde bir girişim ile değil, ortağımın bizzat kendisiyle muhatap oluyordunuz. Aslında şahsi bir proje için kabul edilebilir bir durum bu.

Ancak benim katılmamla ve bir ortağa dönüşmemle birlikte, işin rengi de değişti. Artık BUCampus'un başında iki kişi vardı ve BUCampus'un ortağımın adı ile birlikte anılması, tarafımca kabul edilebilir bir durum değildi. Bu yargıyı kırmak için, ortağım da ben de çok çalıştık. Evet, ilk başlarda bu değişimi yadırgasa da, kendisi de uğraştı bu yargıyı kırmak için. Önemli ölçüde başarılı da olduk.

2012'nin gelişiyle birlikte başlayan değişimim ile özel hayatımdaki ve ruhsal dünyamdaki çalkantılar, kısa bir süreliğine BUCampus çalışmalarımdan uzaklaşmama neden oldu. İkinci dönem başladığında başka bir ben vardım. Ancak aklımda henüz BUCampus'ten ayrılmak gibi bir şey yoktu.

Taa ki, ortağım ile birlikte düşünüp detaylandırdığımız bir projenin, yine ortağım tarafından hiçbir bilgilendirmeye ihtiyaç duyulmadan önemli detayları değiştirilerek sunulması beni BUCampus'teki varlığımı sorgulamaya itti. Bir süreliğine tek başına kalan ortağımın, BUCampus'un merkezindeki 'tek kişi' rolüne bu denli hızla geri dönmesi benim şahsına olan güvenimi zedeledi. Olası uzun bir ayrılıkta tamamen saf dışı edilmem, bu öngörüyle içten bile değildi.

Olası Bir Şirketleşme Sonrasında Zararlı Çıkacak Olmam

BUCampus bir şirket değil, bir oluşum. Herhangi bir gelire karşılık herhangi bir vergi vermemekte. Şu ana kadar gelir kalemleri çok fazla bir girdi sağlamadığı için Maliye'nin dikkatini pek çekmedik. Ama ayrılmamdan önce, şirketleşmenin planlarını ciddi ciddi yapmaya başlamıştık. Şahsi olarak BUCampus'e önemli yatırımlar yapmak da planlarım dahilindeydi.

Ancak ne yapacağım yatırımların karşılığını alacağıma ne de şirketleşme sonrası BUCampus'teki ciddiyetsizliğin ortadan kalkabileceğine inancım oluştu. Yatırım Müşaviri Emeklisi pek sevgili Babam ile de konuyu enine boyuna konuştuk ve deneyimlerine göre; böyle bir şirketin sorumluluğunu alarak çok büyük bir hata yapacağımı, böyle bir yapının yatırım yapılacak istikrara sahip olmadığını dürüstlükle ifade etti. Bunun alınası bir risk değil, resmen aptallık olacağının altını kırmızı kalemle çizdi. Hatta bir an önce bu oluşumdan çıkmamı, yoksa daha farklı sorunlarla yüz yüze kalabileceğimi de belirtti.

Özel Hayatıma Yapılan Saldırılar

BUCampus'teki varlığım süresince, oluşum içerisindeki kişilerin özel hayatlarına müdahale etmekten kaçındım. Ortağımın, çalışma verimlilikleri üst düzeyde olmasına rağmen özel hayatları nedeniyle ekipten atmayı düşündüğü kişileri kendimi ortaya koyarak savundum. Bu kişiler çoğunlukla kendilerini bu derece savunduğumdan hiçbir zaman haberdar olmadı, çünkü bu kişilerin ortağıma düşman olmasını istemedim.

Ancak hem BUCampus çalışmalarında ciddi tutumum hem de hayatımda yaptığım radikal değişiklikler çok ağır bir şekilde eleştirildi, hatta eleştiriler resmen saldırıya dönüştü. Burada adlarını zikretmek istemediğim bir takım ekip üyeleri, kendi çirkefliklerini görmezden gelip şahsıma çamur atmaya kalktılar. En güvendiğim kişilerse, kelimenin tam anlamıyla beni sırtımdan bıçakladı. Artık benim için bu kişilerle çalışmanın imkanı kalmamıştı.


Ve Diğer Nedenler...

  • BUCampus'un Benim Hayalim Olmaması : BUCampus'teki çalışmalara o kadar yoğunlaşmıştım ki, bu girişimde önemli bir zamanımı alan çalışmaların benim hayalim olmadığını biraz geç farkettim. Ortağımın hayalini yaşamaya başlamıştım ve bu benim gibi çok kapsamlı hayallere sahip olan birisinin pek de kabul edebileceği bir şey değildi. Bununla birlikte, geleceğe yönelik hayallerimi BUCampus içerisinde gerçekleştirmem de olası değildi.
  • İş Tanımlarının Belirsizliği ve Her Şeyin Karmakarışık Olması : Sorumluluğumdaki departmanların iş tanımları tam olarak tanımlanmasına öncelik vermem ve bu tanımlamaları yapmış olmama rağmen, sorumluluğum dışındaki alanların iş tanımları yoktu. İş tanımlarının belirsiz olması, girişimde görev alan kişilerin birbirlerinin alanlarına müdahale etmesi anlamına geliyordu ki bu durum ciddi sıkıntılara ve sürtüşmelere neden oluyor ekip içi uyumu bozuyordu.
  • Sorumluluğumdaki Departmanlara Aşırı İş Yüklenmesi : Sorumluluğum dışındaki departmanlardaki kişiler, kendi görevlerini yapmaktan uzak durdukları gibi bir şekilde sorumluluğumdaki departmanlara öncül görevler yüklediler. Yani, "Siz önce bizim şu işimizin, şu tarafını yapın ki biz de diğer tarafını yapabilelim.." diye. Bu durum benim ve sorumluluğumdaki kişilerin, ağır iş yükü altında ezilmesine ve bir süre sonra isyan etmesine neden oldu. Bununla birlikte, üzerimizdeki iş yükünü hafifletmek adına, diğer departmanlardan hatırı sayılır bir yardım da sunulmadı.
  • Gelecekte Bu Alanda Çalışmalar Yapmayacak Olmam : Bir İnşaat Mühendisi adayı olmam ve İnşaat Mühendisliği'nin bir kolunda çalışmayı düşündüğüm için, BUCampus benim için geleceği olmayan bir süreçti.
  • Zaman Problemi : BUCampus'un zamanımın büyük bir çoğunluğunu çalmasına ve beynimi daha fazla meşgul etmesine artık izin veremezdim. Ne kariyerime katkı sağlayacak işlere, ne kültürel ve sosyal faaliyetlere, ne de okuluma ve bloguma zaman bulabiliyordum BUCampus'un sürekli dallanıp budaklanan işlerinden. Yıllar su gibi akıp giderken bir arpa boyu ilerlemeyen işlerle uğraşıp duruyorduk, bu duruma daha fazla devam etmek çok büyük bir aptallık olacaktı.
  • 2012 Değişimi ve İsteğimin Yok Olması : İnsan büyüyüp olgunlaştıkça hayata bakışı ve hayattan beklentileri de oldukça değişiyor. Bu değişime bir de radikal kararlar eşlik ederse, artık eskiden yaptığınız işler anlamsızlaşabiliyor ve bu işlere isteğinizi kaybedebiliyorsunuz. Benim için de 2012 değişimim ile birlikte BUCampus'e olan tüm ilgim ve isteğim yok oldu. Bir de üstüne yukarıda saydığım nedenler eklenince, BUCampus'ten ayrılışım kaçınılmaz oldu.

BUCampus'un bu noktadan sonra bana tek sunabileceği şey; bir projenin lideri olma fırsatıydı. Ama ne mutlu ki, bu zamana kadar çok daha büyük bir çok projenin liderliğini yapmış olan şahsım için bunun benim için pek de bir anlamı yoktu.

Son Söz...

BUCampus, üniversitenin ilk yılları için ufak çapta bir şeyler yapmak için güzel bir yer olabilir ama konu ciddi işler yapmaya geldiğinde oldukça yetersiz kalıyor. Bu oluşuma ilk katıldığımda oluşum içinde bir şeyleri olumlu yönde değiştirebileceğime inanıyordum, ancak artık bana hiçbir faydası olmayacağını hatta zarar vereceğine karar verdim.

Umuyorum ki, BUCampus'ten neden ayrıldığımı açıkça ifade edebilmiş ve olası meraklarınızı giderebilmişimdir. Ve bundan da önemlisi; benzer bir karar verme arefesinde olan ya da olacak olanlara kaynak olmayı başarabilmişimdir.

Sevgilerim ve Saygılarımla...


6 yorum

  1. Hayırlısı olsun, yolun açık olsun Oğuz abi :)

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim serdarcım, bana yollar kapanır mı farklı çalışmalarla aynen devam :)

    YanıtlaSil
  3. BUCampus'un bu durumunda hiç payının olmadığını mı düşünüyorsun?

    YanıtlaSil
  4. Elbetteki payım olan hususlar var. Lakin tüm çabalarıma rağmen sistem düzelmiyor, aksine saldırıyorsa işte o zaman bırakma vakti gelmiş demektir. Tüm sistemi tek başıma ayakta tutamazdım sonuçta.

    YanıtlaSil
  5. Yanlış anlaşılmasın, ayrılman bence de doğru bir karar. Tek taraflı olduğunu mu düşünüyorsun diye merak etmiştim.

    YanıtlaSil
  6. Tek taraflı olduğunu düşünmüyorum, sadece kimsenin kişisel eleştiriye girmeden üstüme fazlaca geldiğini düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...