O Günün Üzerinden Bir Yıl Geçti...

Az önce bilgisayarımı kapattım ve yatmadan önce havaya bir göz atmak için pencereden dışarı baktım. Kilyos sahilini gördüm ve soğuğu hissettim... Ve bir yıl öncesi canlandı gözlerimde, Sevgilim ile sevgili olmadan önceki o küçük kaçamaklarımızı hatırladım o soğuk Kilyos sahiline bakarken...


Yılbaşı sonrasıydı, depresif dönemlerimdi... Bir taraftan yalnız kalmaya, diğer taraftan anlattıklarımı yargılamadan dinleyen bir dosta ihtiyacım vardı... Çelişkili bir durumdu evet, ama zaten benim içimde de bir dolu çelişki vardı halihazırda...

Odadan çıkmak, kendimi sahile atıp yürüyüş yapmak istiyordum tek başıma... Ama yanımda birisi olsa ve eğer bir şeyler anlatırsam dinlese fena olmazdı. Dedim ya bir dolu çelişki içindeydim, ki bu o çelişkiler arasındaki en basitiydi...

"Sahile gideceğim, kafamı boşaltmaya ihtiyacım var." dedim, o da "İstersen eşlik edebilirim..." dedi. Neden olmasındı, kabul ettim ve sahilde buluştuk. Gecenin bir yarısında, Kilyos sahilini bir yukarı bir aşağı turladık. Ben anlattım o dinledi, o anlattı ben dinledim. İçimdeki çelişkilerden kurtuldum mu? Hayır, hatta yenilerini bile ekledim ama rahatladım bir nebze de olsa...

Sonraki gece yine buluştuk gece yarısı Kilyos sahilinde... El ayak çekilip de herkes uyuduğunda, biz herkese inat sahili dolduruyorduk... Aklımdaki soru işaretleri azalmak yerine artıyor, ama yine de onunla konuştukça rahatlıyordum. Yaptığım şey yanlış bir şeydi belki, ama yine de yapıyor ve her nedense rahatlıyordum... Kurallara uymuştum da ne olmuştu, sonuçta kötüler her zaman kazanırdı...

Ona sarıldığımda tüm sıkıntılarım uçup gidiyordu, sanki omuzlarıma çökmüş tüm yükler onunla hafifliyordu. Bu nedenle ona daha çok ve daha çok sarılmak istiyordum, çünkü kurtulmak istiyordum omuzlarıma binen tüm yüklerden...

Ve sormaya başladık kendimize, "Biz neyiz?" diye... Arkadaş değildik, belki dosttuk... Ama dost da olamazdık, çok fazla yakındık birbirimize... Peki sevgili miydik? O da olamazdık, çünkü sallantıda da olsa benim bir ilişkim vardı. Adını koyamadığımız bir şeyi, gözlerden uzakta, denizin şahitliğinde yaşıyorduk.

Ve gün her ağardığında da, balkabağına dönüşüyor, gerçek dünyalarımıza dönüyorduk. Masalsı bir şeydi bizimkisi, gerçek olamayacak kadar güzeldi... Ve gerçek olamayacaktı, çünkü bambaşka dünyalarımız vardı... Güneş yüzünü her gösterdiğinde, geceyle birlikte bizim masalımız da son buluyordu...

Ve artık biliyordum yanlış yaptığımı... Aldatıyordum bir kadını, bir başka kadınla... En çok da kendimi aldatıyordum, bir dolu mazeretle süslenmiş yalanlarımla...

Ve öğreniyordum, asla yapmayacağımızı düşündüğümüz şeyleri yapabileceğimizi... Asla ama asla, "Asla!..." dememeyi öğreniyordum... "Asla aldatmam sevdiğim kadını!..." derken aldatıyordum onu, kendimi ve herkesi...

Bir gece tek başıma gittim sahile, 'Bir Rüyaya Ağıt...'ı dinledim tekrar tekrar ve denize yürümek istedim. Alsın istedim deniz beni, alsın bağrına bassın... Yalanlarımla, hayallerimle, yaşanmışlıklarımla ve beni ben yapan her şeyimle kabul etsin, kurtarsın beni bu dünyadan...

O gece ruhumu öldürmeyi öğrendim ve ruhumu öldürerek intihar ettim... Öldürdüm o zamana kadar yaşamış olan Oğuz Kaan'ı ve o gecenin sabahında yeni bir ben ile karşıladım doğan güneşi... Şarkılar söyledim sahilde, aklımdaki karmaşayı giderememiş olsam da henüz, ruhumdaki karmaşayı giderebildim...

Cuma gecesi yeniden buluştuğumuzda onunla, yine birbirimize "Biz neyiz?" diye sorarken ve yine ona sarılmışken, hayatımda ilk kez bir yıldızı kayarken gördüm. Belki onunla yaşayacağım ilklerin bir habercisiydi ya da bana bir dilek dilemem için Tanrı'nın bana sunduğu bir fırsattı. Mutlu olmayı diledim, sadece ve sadece mutlu olmayı...


O gecenin sabahında, onu ilk kez öptüm dudaklarından... Bir hayat öpücüğüydü sanki bu ve artık bazı şeylerin geldiği gibi gitmeyeceğinin, değişeceğinin habercisiydi... O tedirgin olsa da, ben bırakmadım ve o anı tüm benliğimle hissederek öptüm onu...

Ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı, bir bir değişti her şey... Değişiklikleri yapıp hazmetmek ne benim için ne çevremdeki insanlar için kolay oldu, ama oldu sonunda... Tüm dünya yıkılıp yeniden yapıldı sanki, ama yapıldı sonuçta...


O günün üzerinden bir yıl geçti...
O yıldızın kayıp da mutluluk dilediğim gecenin üzerinden bir yıl...
Sevgilim ile yepyeni bir hayata başlamamızın üzerinden bir yıl...
Kesinlikle mutluluk dolu harika bir yıl...

Sevgilim, kayan yıldız ve Kilyos sahili...
Hepinize her şey için çok teşekkürler...
Bana yeni bir ben bağışladınız...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...