Mart 2014'teki Yerel Seçimlerde Bir Eksiksin CHP

Blogumu takip edenler bilirler; esasında bir CHP seçmeniyim, ama bir CHP holiganı değilim. Yiğidin hakkını yiğide teslim ederim, varsa bir yanlış dile getiririm. Yeri gelir AKP güzel bir icraatta bulunur tebrik ederim, yeri gelir CHP saçmalar eleştiririm. Gerçi son dönemde siyasi yazılardan uzak durmaya gayret ediyorum, ama  bazen bıçak kemiğe dayanıyor.

İki gün önce üstteki fotoğrafı Instagram ve ona bağlı sosyal medya hesaplarım üzerinden "Kilyos'un havasında bu binayı yarım bırakın ki açılmadan çürüsün, çok zekice!" diyerek paylaştım. Aynı gün Boğaziçi Üniversitesi'nde görevli olan Twitter hesabımı takip eden bir büyüğüm bu konuda bir takım bilgilendirmelerde bulundu ve işte o bilgilerden sonra Sarıyer Belediye Başkanı CHP'li Şükrü Genç'e yağmurlu ve soğuk bir günde verdiğim oya acıdım.

Boğaziçi Üniversitesi Sarıtepe Kampüsü Hakkında...

Boğaziçi Üniversitesi'nin Sarıtepe Kampüsü, Güney Kampüs'e 37 km uzaklıkta yer alan ve Hazırlık öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun hem eğitim gördüğü hem de yaşadığı bir kampüs. Ancak şehir merkezine uzak olması, kulüplerin bu kampüste etkinlik yapmaya pek yanaşmaması, çevrede etkileşime geçilebilecek çok fazla mekan olmaması ve kampüsün pek bir aktif Boğaziçililer'e yeterince sosyallik sağlayamaması bir takım sıkıntılara neden olmakta.


Üniversite yönetimi, bu kampüsün yaşanabilir bir hale gelebilmesi için çeşitli çalışmalar yapmakta, yapılan çalışmaların kat kat daha fazlası ise proje aşamasında. Kulağıma gelen ve kampüs sınırları içine konumlandırılacak olan pek çok sosyal faaliyet binası mevcut.

Sarıtepe Kampüsü Spor Kompleksi Üzerine...

İnşaasına geçen yıl başlanan, ancak ruhsat sorunları nedeniyle ağır aksak ilerleyen Spor Kompleksi de bu projelerden bir tanesi. Üniversite, kampüse spor tesisi yaparak Kilyos'un kıyamet gibi kışında öğrencilerin spor faaliyetlerine ara vermemelerini amaçlıyor.

Kompleksin inşaatı oldukça kaliteli bir şekilde başladı ve hızlı bir şekilde ilerledi. Taa ki inşaatın ruhsatının olmadığı gerekçesiyle yapımı durdurulana kadar. Ara ara çalışmalar yeniden başladı, ancak artık her kim şikayet ediyorsa çalışmalar başladıktan kısa bir süre sonra tekrar durduruldu. Çalışmaların yeniden başlaması için ruhsat alınmasına yönelik her türlü müracaat yapılıp türlü türlü yollar denenmekte üniversite tarafından.

Ama Bahçeköy-Kilyos hattında ormanın içinde mantar gibi türeyen kodaman villalarını yapmak için araziler yaratılıp ruhsatlar havadan dağıtılırken üniversitenin halihazırdaki kampüs alanının imar ruhsatlarını vermek konusunda pek bir çekimser davranıyor ilgili yerel yönetimler.


Pek Sevgili Sarıyer Belediyesi!...

İşte bu ruhsat sorunları nedeniyle, üniversitenin öz kaynaklarıyla yapılmakta olan spor tesisimiz şu an Kilyos'un olumsuz hava şartlarında resmen çürümeye bırakıldı. Ama pek sevgili (!) Sarıyer Belediyesi demiş ki, ruhsat beklenirken çürümesine de izin vermeyelim yıkalım geçelim ve yıkım ekipleri ile geçtiğimiz günlerde kampüsümüzü resmen işgal etmiş.


Üniversitenin kampüs sınırlarına girmesini izin vermediği zabıta ekipleri, kampüs güvenliğinin engellemelerine rağmen iş makineleriyle kampüse giriş yapmış. Bir dolu kargaşa ve tartışmadan sonra bir şekilde ikna edilip geri döndürülmüşler.

Peki Sarıyer Belediyesi'nin Bu Kadar Agresifleşmesinin Nedeni Ne?

Sarıye Belediyesi, 'Rumelihisarüstü'nün Çehresi Değişiyor' diyerek geçen dönem bir takım çalışmalar yapmaya başlayacağını ilan etmişti ve projenin detaylarını şu şekilde paylaşmıştı.
Proje kapsamında engelli yolları ve kaldırımlarda kabartma granit uygulamaları yapılacağı dile getirildi. Caddeye dekoratif bir görünüm kazandırmak ve şehir siluetiyle uyumuna dikkat çekmek amacıyla semt dokusuna adapte edilecek malzemelerle çalışılacağı vurgulandı. Tek yönlü park uygulamasıyla araç park alanlarının projede yer aldığı kaydedildi. Gece aydınlatmalarının da yine kent estetiğini yansıtacak ekipmanlarla oluşturulacağını ifade edildi. Ayrıca, Rumelihisarüstü Meydanı’na 19 Mayıs Heykeli yapılacağı da belirtildi.
Projenin geneline bakıldığında, Hisarüstü'ne şık bir görünüm kazandırılması herkesin istediği bir şeydi, ancak projedeki 19 Mayıs Heykeli için ben de dahil pek çok kişi, "Ne gerek var ki?" demişti. Neyse çalışmalar başladı, Hisarüstü'nün altı üstüne getirildi. İşte bu projenin uygulaması aşamasında yaşanan bir anlaşmazlık, Sarıyer Belediyesi'nin agresifleşmesini sağladı.


Güney Kampüs'ten Hisar Kampüsü'ne giden yolu kullananlar bilirler, sağ taraftaki kaldırımlar iki kişi yan yana yürüyemeyecek kadar dardır. Sarıyer Belediyesi, bu kaldırım alanını tek yönlü araç parkı düşüncesini de uygulayacağı için genişletmek istemiş ve bu genişlemeyi yola doğru yapmak yerine üniversitemiz sınırları içine doğru yapmayı uygun görmüş. Üniversite ise Sarıyer Belediyesi'nin kampüsü tırtıklama isteğine doğal olarak olumsuz yanıt vermiş, işte Sarıyer Belediyesi bu yanıtı kabullenememiş.

Farkında Değilsiniz Ama Orada Bir Tarih Var...

İşin bir diğer acı tarafı da; o sağ taraftaki duvarların arkasında bir tarih var. Hayır Boğaziçi Üniversitesi'nden bahsetmiyorum, çok daha öncesinin tarihinden bahsediyorum. Orada İstanbul'un Fethi sırasında şehit olanların topluca defnedildiği 'Şüheda Kuyusu', Şehitlik Dergahı ve Nafi Baba Tekkesi var. Boğaziçi Üniversitesi tarafından en kısa zamanda restore edilip gerekli bakımlarının yapılmasını arzu ettiğim, ancak şu an berbat bir şekilde durmakta olan bir tarih yatıyor. (Bu konuda İbrahim Ethem Gören'in bilgilendirici bir yazısı da mevcut, merak edenler için: Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Gizli Hazine: Nafi Baba Tekkesi)



İşte geçen seçimlerde gururla ve gönül rahatlığıyla Sarıyer Belediyesi Başkanlığı için oy verdiğim CHP'li Şükrü Genç, hem Boğaziçi Üniversitesi'nin harikulade yeşilliğini hem de 600 yıllık bir tarihi tırtıklayıp betonlaştırmak istiyor. Bu isteği gerçekleşmedi diye de agresifleşip kendisinin başkan seçilmesinde hiç de azımsanmayacak bir oy potansiyeline sahip Boğaziçi Üniversitesi'nin Spor Kompleks'ini yıkmak için kampüse zorla girip resmen kampüse çıkartma yapabiliyor.

Üniversite yönetiminin neden izinleri tam olarak almadan inşaata başladığı ve bu saçma sapan sorunlarla uğraşmak zorunda kaldığı ayrı bir konu. Ancak CHP'li bir başkana sahip olan Sarıyer Belediyesi'nin bu konuda bu denli agresifleşmesi kesinlikle kabul edebileceğim bir şey değil.


Sarıyer Belediyesi'ne Son Lafım...

Boğaziçi Üniversitesi'ne saldırarak eline bir şey geçmez, hatta var olan oylarını da kaybedersin. Senin bu ülkenin geleceği olan gençlere ekstra yatırım yapman gerekirken kampüs basıp 'Sen bana arazinden vermedin, ben de sana o kompleksi yaptırmam.' demen kadar çocukca bir şey olamaz. Öte tarafta AKP Levent'ten Hisarüstü'ne metro getirerek oyları toplarken senin bu agresifliğini anlamak mümkün değil.

Şu an kulislerde konuşulan, bir sonraki seçimlerde CHP'nin Sarıyer Belediyesi'ni kaybedeceği yönünde. Kaybeder mi kaybetmez mi bilemiyorum, lakin benim oyumu kaybettiği bir gerçek. Mart 2014'teki yerel seçimlerde artık bir eksiksin CHP...

Saygılarımla...


1 yorum

  1. Ey Türk Milleti, sizi köle gibi çalıştırıyorlar ve karşilığında 750 tl asgari ücret verip dolandırıyorlar, yetmedi bir paket makarnaya muhtaç edip bıraz kömürle oylarınızı alıp sizi keriz yerine koyup sömürmeye devam ediyorlar. Avrupada kendi insanı olsun veye orada yaşayan yabancı olsun insana insan değeri veriyorlar ve adam gibi de maaş veriyorlar, işini kaybetsen bile sana insan gibi işsizlik parası veriyorlar. Türkiye'deki gibi dilenciye para verir gibi değil yani. Siz Türkiye'de nefes alsanız dahi vergi alıyorlar ama karşilığında size açlık sefalet, güvencesiz hayat, biber gazı, cezaevleri, polis şiddeti, yalan vaatler ve daha bir sürü eziyetler layık görülmekte ve sizler de bunları gözi kapalı kabul etmektesiniz. Bu mu Türk milletinin layık olduğu en yüksek mertebe. Bunları yaşamak için mi Anadolu'yu fethettik? Yoksa bir paket makarna ve biraz kömür için geleceğimizi, millet onurumuzu satmak için mi yaşamaya devam ediyoruz? Avrupa'da asgari ücret en az 6000 (Evet altıbin lira) iken Türkiye'de 750 lira. Yani bu rakam hepimizi nasıl da keriz yerine koyuyorlar, apaçık bir resmidir. Orası Avrupa demeyin. Orası Avrupa ve bu demek ki Avrupadakilerin insan gibi değer görme ve insan gibi maaş alma hakkı var da sanki senin yok mu? Türk insani keriz yerine konulamaz ve 750 lira ile köleliğe layık görülemez, ve bu gidişe dur deme zamanı yaklaşıyor ve seçimlerde Türk Milletinin çoğunluk oylarıyla AKP'nin Türk insanini köle haline getirdiği düzen kalkacak ve Türk Milleti'ne layık olduğu değer ve hak ettiği maaş verilecek ve Avrupalılardan daha az seviyede bir hayat yaşatılmayacaktır. MHP Türk Milletinin oylarıyla iktidara geldiğinde zindandaki Apo asılacaktır ve tayyip zindana atılacaktır. Bir paket makarna için Apo'nun boynuna yağlı uganın geçirilişini ve asılmasını canlı olarak TV'deb naklen yayında seyretme fırsatını kaçırma. Biraz kömür için güzel bir gelecek elde etme fırsatını heba etme. MHP'nin iktidardaki ilk işi Türkiye'deki yaşam standartlarını yükseltmek ve çalişanına adam gibi maaş vermek ve de işsizlere de adam gibi işsizlik güvencesi vermektir. Avrupa'da insanlar nasıl insanca yaşıyor ve insanca değer veriliyorsa, aynısı Türk Milletine uygulanacaktır. Tokatını Akp'ye bu seçimlerde at, yağlı urganı Apo'nun boynuna bu seçimlerde tak, Şehitlerimizin kanını yerde bırakma, Şehitlerimizin kanını AKP'ye ve tayyipe ezdirme ve ortağı pkkya ezdirme.

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...