Tarihi Eser Tadındaki Registration Sistemi...

Bir Registration Dönemi daha başladı Boğaziçi Üniversitesi'nde... 'Bu programda sorun çıkma ihtimali yok!' iddiasıyla ortaya çıkan programları bile sevip atabilecek bir süreç bu. Ve 2003'ten beri Boğaziçi'ndeyim bir kez bile sorunsuz atlatıldığını görmedim. Belki de sistemin tarihi eser statüsüne erişmiş olmasındandır, çünkü neredeyse hiç değişmedi yıllardır. Ne derler bilirsiniz "Efsaneler ölmez!", o hesap bizim #registrationefsanesi de...

Aslına bakarsanız halimize şükretmek mi lazım onu da bilmiyorum, çünkü üniversiteye ilk geldiğim zaman daha korkunç bir sefillik hali hakimdi. O zamanlar kimsenin dizüstü bilgisayarı yoktu ve Wi-Fi diye bir teknoloji henüz üniversiteye adım atmamıştı. Dolayısıyla bir masaüstü bilgisayarından sisteme bağlanmak gerekiyordu ve normalde dışarıdan erişime açık olan üniversite sunucuları, Registration zamanında dışarıya kapatılıyordu. Yani ders seçimi yapabileceğiniz tek yer Güney ve Kuzey Kampüs'teki BİM Laboratuarı'ydı ve oralardaki bilgisayar kapasitesi şimdikinden çok çok aşağı seviyelerdeydi.

Bu Sefillikle İlk Tanışmamı Anlatayım Size...

Boğaziçi Üniversitesi'ni yeni kazanmışım, Oryantasyon Günleri için üniversitedeyim. O zamanlar ki üniversiteyi tanıma günleri okul açıldıktan sonra değil, kayıtların olduğu günlerde gerçekleşirdi. Neyse benim kaldığım odada dört Elektronikçi yeni girişli öğrenciyle birlikte ÖTK'dan bir üst dönem Boğaziçili de kalıyordu, oldukça girişken bir öğrenciydi. Kendisi beni çok etkilemişti, ki kendisine ismini vermeden şu yazımda da değindim. Güney BİM'in orada kavga çıkmış, "Gel sen çözersin anlaşmazlığı..." diye onu çağırmışlardı. "Siz de gelin görün, gelecek yıl sizin de başınıza gelecek!..." deyip aldı bizi de götürdü peşinde.

Registration gününden bir gün öncesinin akşamında Boğaziçililer diledikleri dersi alabilmek için Güney BİM'in önünde sıraya giriyormuş, öğrencilerden yastıkları ve yorganları ile kapı önüne kamp kuranlar da oluyormuş. Saat 10:00 olup da kapılar açılana kadar orada sırada bekliyormuş. Registration stressine ek olarak bir de sıranın verdiği gerginlikle tartışmalar çok çıkıyormuş.

Oradaki tartışma o anda orada olanlara tek tek sıra numara verilmesi ve elinde sıra numarası olmayanın 10:00'da içeri giremeyeceği vurgulanarak bir şekilde giderildi. Ama bize de gelecek yıllar için "Ne olacak bizim halimiz?" dedirtti. Sonraki yıllarda sunucular biraz daha güçlendirildi, sistem sunucuları çok çok çok kötü durumda değilse dışarı kapatılmadı. Hatta bir süre daha 'Sisteme üniversitenin içinden daha hızlı bağlanılabiliyor.' inancı sürdü.

Ama Sistem Neredeyse Hiç Değişmedi...

Ders seçme arayüzünde elbette o günden bu yana ufak tefek değişiklikler yapıldı, ama hiçbiri gerçek anlamda yeterli düzeyde ya da gerçek bir devrim niteliğinde olmadı. Her yıl sıkıntılar çekilmeye devam etti ve trajikomik bir dolu olay cereyan etti.

New Hall yapılmadan önce, YÖK'ün kontejanları artırmasıyla birlikte o dönem açılan Ekonomi derslerine "Öğrenci zaten derse gelmez." düşüncesiyle, dersin görüleceği sınıfların iki katı öğrenci derse kabul edildi. Dil dersi alması gerekmediği halde, ders seçmeyle sıkıntısı olmayanlar dil derslerini kapatıp bir akşam yemeğine pazarladılar. Sistem 15 krediden aşağı programı onaylatmazken 9 krediden fazla dersi aldırmadığı da oldu. Sistemde ön koşulu olmayan derslere kafasına göre ön koşul da ekledi... Neler neler yapmadı ki bu sistem...


Sistem Neden En Baştan Yazılıp Da Öğrencilerin İşleri Kolaylaştırılmıyor?

Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri olan pek sevgili üniversitemin teknolojik gelişmeleri ve kolaylıkları takip etme konusunda neden bu kadar etkisiz kaldığını inanın anlamak çok güç. Üniversitenin eposta sunucularıyla ilgili olarak da bu konuyu sorgulamıştım, yine sorguluyorum. Bilgisayar Mühendisliği bölümüne sahip olan ve mezunlarının çok başarılı internet projelerine imza attığı bir üniversitenin Registration sistemi nasıl olur da aynı kalır onca zamandır?

En basitinden elimizde Soppus ve BOUN Course Planner örnekleri var. Bu iki örnek; şu tarihi sisteme bile harika olmasa da öğrencilerin işlerini kolaylaştırıcı özellikler eklenebileceğini gösteriyor. Hele bir de Registration Sistemi'nin kodlaması elden geçirilse ve hatta gerekirse yeniden kodlansa akla hayale sığmayacak özelliklere kavuşabilir.

Registration'a Neler Yapılabilir?

Gelin ufak bir beyin fırtınası yapıp sistemin nasıl geliştirilebileceğini ve #registrationefsanesi çilesinin nasıl azaltılabileceğini düşünelim.
  • Öğrencinin alması gereken dersler ile hangi dersleri geçtiği ders seçim ekranına eklenebilir. Bu derslerden o dönem ya da o sene alması gereken dersler vurgulanır.
  • Öğrencinin dönem yılına göre o dönem kendi bölümüne açılan seçmeli derslerin bir listesi de bu ekrana eklenebilir.
  • Ders seçme dönemi başlamadan bir hafta önce ekran açılır, öğrenciler şuan Soppus ve BOUN Course Planner'da yaptığı ders planlarını orada yaparlar.
  • Hatta sistem, ders seçme döneminden üç dört gün önce kapanır ve öğrencilerin öngördüğü plan sistem tarafından değerlendirilir ve kota aşımları tespit edilir. Bu saatlere, daha sistem kesin olarak açılmadan ders eklenerek tek derse olan yoğunluk azaltılarak 'consent' yükü hafifletilebilir.
  • Sistem kesin olarak açıldığında öngördükleri programda sıkıntı olmayan öğrenciler, dersleri tek tıkla onaylayabilir. Sıkıntı olan dersler kırmızı renkle gösterilerek sistem tarafından alternatifler sunulabilir.
  • Ders isimlerinin yanına kalan kotalar eklenir (sırf bu düzenleme bile, kotası dolan dersleri eklemeye çalışan öğrencilerle kotaları kontrol etmeye çalışanların oluşturduğu yükü sunucuların üzerinden alır). Kotalar dolan dersler silikleştirilir.
  • Ders programı, ders seçim ekranında yer alır. Listelen derslerin üzerine gelindiğinde, programdaki yeri renk değiştirir. Programda çakışma yapan dersler de soluk bir renkle gösterilebilir.
  • Her derse iletilen 'consent' sayısı, her dersin yanında belirtilebilir. Olası bir yoğunluk durumunda, öğrenciler farklı alternatiflere yönelebilirler.
  • Öğrencilerin bölümlerine ve o zamana kadar aldıkları derslere göre ya da sistem tarafından talep edilecek farklı değişkenlere göre öğrencinin bakış açısını genişletebilecek 'Non-Credit' ekstra dersler önerilebilir.
Bunlar ilk aklıma gelenler, ki uygulama testlerinden sonra ve öğrencilerin görüşlerine göre çok daha işlevsel şeyler de sunulabilir. 

Özetle...

Sevgili üniversitemin daha yaşanabilir bir yere dönüşmesi için yapılabilecek çok şey var, ki bunların bir kısmı o kadar da zor şeyler değiller. Dilerim ben mezun olmadan şu Registration çilesinin önemli ölçüde azalabildiğini görürüm, yoksa gerçekten gözüm arkada kalacak...

Sevgilerimle...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...