Ömürlük Bir Dost... Umut Ünal...

Umut ile 2010'da Kilyos'taki ilk senemde tanıştım, odaya geldiğimde Şebnem Ferah ve Teoman'ın şarkılarını dinlerken buldum onu. Sadece valizimi bırakmak için gelmiştim ve tanışmamız biraz ayaküstü oldu ama kendisiyle bir seneyi paylaşacaktık. Ama zaman gösterdi ki, onunla paylaşacağımız sadece bir sene değil belki bir ömürdü.



Kilyos'taki ilk dönemimizde iyi birer oda arkadaşıydık, ancak ikinci dönemin büyük bir bölümü belki bizim için daha önemli bir dönüm noktasıydı. Çünkü artık odada iki başımızaydık ve bir oda arkadaşının ötesine geçtik. Birlikte o kadar çok şey yaşadık ki, say deseniz sayamayacağım kadar çoklar. Ama hepsinden aklımda kalan koca bir gülümseme.

Bir sonraki sene de aynı odaya düşmek için çok çaba sarfettik ama bana bağlı olan bilumum olumusuz şartlardan ötürü bir arada olamadık. Ama bu bizi koparamadı, belki de en önemlisi de bu. Yıl olmuş 2013 ve Umut ile hala görüşüyor, o kadar sıkışık ve boş zaman uyumsuzluğu yaşadığımız hayatlarımıza rağmen birlikte bir şeyler yapmak için zamanlar yaratmaya çalışıyoruz. Her buluştuğumuzda da birbirimizden kopmak çok zor oluyor.


Kendisini kardeşim gibi seviyorum desem yalan söylemiş olmam, belki Umut kardeşim olsa o kadar sevmezdim. Benim için çok ama çok ayrı bir yere sahip. Umut'un da benim için aynı duygulara sahip olduğunu biliyorum, çünkü dile getirmekten çekinmiyor. Hatta öyle ki, zaman zaman Umut'un sevgilisi ve benim de arkadaşım olan Sibel bile bizi kıskanabiliyor :)

Umut Dediğimde...


'Umut' dediğimde aklımda canlanan kocaman gülümsemeye sahip bir yüz, sevgi dolu bir kalp ve oturup günlerce her konu üzerinde her türlü önyargıdan arınmış sohbetler yapabileceğiniz harika bir akıl.

Öyle bir insan ki Umut, geçen yıl hayatımda yaptığım radikal değişikliklerle ilgili suratıma gülüp arkamdan konuşan iki yüzlü sözde arkadaşlarımın tüm karalamalarına kulak asmadı. Tam bir yıl sonra, işin aslını sordu ama o vakte kadar hakkımda atıp tutulan onca deli saçması şey aklında bir parça bile soru işareti oluşturmasına izin vermedi ve benden soğuyup uzaklaşmadı.

Öyle bir insan ki Umut, 'dostluk' kelimesinin anlamının sıradanlaştığı dünyamızda, bu kelimenin tüm varlığını benim nazarımda korumasını sağlamakla kalmıyor, ötesine geçip dostluktan da öte bambaşka bir kavram yaratıyor. Öyle bir bu kavram ve bu kavramın bendeki karşılığı olan Umut için, gerektiğinde canımı bile seve seve verebilirim.


Öyle bir insan ki Umut, kendisini nerede ve hangi şartta görürsem göreyim bende gökkuşağının tüm renklerini canlandırıyor. En karamsar zamanlarımda dahi güneş oluyor bulutlar arasından kendini gösteriveriyor, gerçekten adı gibi umut oluyor tüm güzelliklere.

Öyle bir insan ki Umut, canını alacağım desem o da benim gibi seve seve feda edebilir canını. Beni kitlelerin şuursuzca yargıladığı zamanlarda, hayat görüşüne uymasa bile büyük bir açık görüşlülükle dinler, görüş alışverişinde bulunur, gerekirse eleştirir ama beni olduğum gibi de kabul eder. Ama her zaman daha iyiye gitmemi ister, tıpkı benim onun için istediğim gibi.

Ömürlük Bir Dost...


Hayatımdan birçok insan gelip geçti, çok daha fazlası ise gelip geçmeye devam edecek. Ancak pek azı Umut gibi kalıcı olacak, ama sanmıyorum ki kalıcı olanlar dahi bende bir Umut hissi yaratacak. Peşin hükümlü olmayayım, ama sanmıyorum işte. Gerçi Umut'un varlığı, belki başkaları da olabilir umudunu pekiştiriyor ama sanmıyorum.

Umut benim için ömürlük bir dost, hayatımdaki en güzel şeylerden bir tanesi. Ancak hayatımdaki güzel şeyler, zamanla değişecek olsa da Umut'un yerinin değişeceğini hiç sanmıyorum. Aramıza mesafeler girecek olsa bile, mesafeleri kısaltmak için yeni yollar yapacağımızı, gerekirse dağları bile aşacağımızı biliyorum.

İyi Ki Varsın Dostum...
Dosttan Da Öte Kardeşim...
İyi Ki Doğdun, İyi Ki Tanıdım Seni...
Hep Birlikte Nice Nice Güzel Yaşlara ve Anılara...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...