Boğaziçi'nden Kısa Kısa... ING Bank, %30'luk Seçim Barajı, Kilyos Gelişmeleri ve Hisarüstü Metrosu...

Boğaziçi Üniversitesi'nin gündemi, üst üste binen etkinliklerini bir köşeye koyduğumuzda bile pek bir dolu. Bu yazımda; ING Bank tepkisi ve sonuçlarından, ÖTK seçimlerindeki temsil sorunundan, Kilyos'taki son gelişmelerden bahsedecek, Hisarüstü Metrosu ile ilgili bir müjde verecek ve gündeme dair düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

ING Bank ve Diğerleri...

Kasım ayının son günlerinde Boğaziçi Forumu, Boğaziçi Üniversitesi'nin bir köşesinde açılacak olan ING Bank'ı istemediklerini çok güzel bir dille anlatan bir video çektiler. Senaryosu olan ve belki viral denebilecek bir video idi ama anlatılmak istenen çok açık ifade edildi. Video hedefine ulaştı belli ki, üniversitemiz bu konuda bir açıklama yapma gereği duydu, şimdi ise oraya ne açılacağı merak konusu.


Ancak insan "Peki bu kadarı yeter mi?" demeden duramıyor açıkçası. Üniversitemizdeki ortak kullanım alanlarının azlığı, kimsenin inkar etmediği bir gerçek. Madem öyle neden bir adım daha ileri gitmiyoruz ki?

Örneğin neden Mühendislik Binası'nın girişindeki Garanti Bankası'ndan kurtulmuyoruz, nasıl olsa artık pek çok işlem İnternet Şubesi ve ATM'ler üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Oradaki Garanti Bankası çekilse, orada geniş bir Mühendislik Kantini açılsa fena mı olur?

Ya da Kuzey Kampüs'teki AKBANK ne kadar da anlamsız bir biçimde sıkışıp kalmış oraya. O oradan gitse de, örneğin kulüplerin etkinlik biletlerini satabilecekleri bir gişe falan yerleştirilse, her etkinlik oradan satılsa da etkinlik öncesi fellik fellik etkinlik masası aramasak ya da hadi yazın neyse de kışın bilet satmak için sağda solda telef olmasa.

Güney Kampüs'te bir de kuytuya gizlenmiş bir Finansbank şubesi var, bağımsız minik bir binacıkta varlığını sürdürüyor. Şahsen bir Finansbank müşterisiyim, ama oradaki varlığı oldukça anlamsız. O gitse yerine bir müzik cafe açılsa, öğrencilerin müzik yaptığı güzel bir sosyalleşme alanı oluşturulsa.

Bunlar sadece şu an aklıma gelenler, çok daha faydalı amaçlar için kullanılabilir üniversitemizin alanları. Aslında Gezi'den sonra, aklımda üniversitemle ilgili daha farklı düşünceler de mevcut 'Özgürlük Yolu', 'Başarı Yokuşu', 'Açıkhava Derslikleri' ve 'Gelecek Meydanı' gibi ama bunlar farklı bir yazımın konusu. Ancak ING Bank açılmadan tepki gösterebildikleri için Boğaziçili arkadaşlarımı kutluyorum, bir Starbucks İşgali Vakası'na daha gerek kalmadı ne mutlu ki!

ÖTK Seçimleri ve %30'luk Seçim Barajı

Gezi Direnişi'nden sonra kurulan forumların başlıca gündem maddesi Türkiye'deki seçimlerde uygulanmakta olan %10'luk seçim barajıydı. Bu gündem maddesi üniversitemizde kurulan forumlarda da değişmedi ve bir çok kez üzerinde konuşuldu ve tartışıldı. Hatta bu forumlara, üniversitemizin yönetim kadrosundan sözü geçen kişiler de katıldı ve darbe döneminin kalıntılarından biri olan barajın kalkması gerektiği savunuldu.


Ancak geçtiğimiz hafta bizi gerçeklerle yüzleştiriverdi. ÖTK seçiminin sonuçlarına göre; %30'luk baraj nedeniyle Boğaziçililerin %34,5'i ÖTK'da temsil edilemeyecekti. Temsil edilemeyen bölümler arasında; Makina ve Kimya Mühendislikleri, Bilgisayar ve Ortaöğretim Öğretmenlikleri, Tarih, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Fizik, Psikoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Uluslararası Ticaret Bölümleri ile Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü mevcuttu.

Esasında buradaki baraj, partilere uygulanan %10'luk barajdan biraz farklı. Bu baraj, %30'luk katılım oranını sağlayamayan bölümlerin ÖTK'da temsil edilmesine izin vermeyen bir şey. Peki adil mi, elbette değil! Çünkü biliyoruz ki birçok bölümün ÖTK Seçim Kurulu, adayların kendilerini tanıtacakları bir tanıtım toplantısı düzenlemediler, öğrencilerin oy vermesini teşvik edecek kampanyalar yapmaktan uzak durdular. (Örneğin, geçen sene New Hall çıkışına konuşlandırılan bilgisayarlar ve oyunu kullanan öğrencilere ikram edilen baklava ile daha fazla öğrencinin seçimlere katılım göstermesi sağlanmıştı.)

Hatta ufak bir bilgilendirme ile katılım ve temsil edilme oranını rahatlıkla yükseltebilirdi. Oylama süresince bölümlerin katılım oranlarını yüzde olarak gösteren bir sayfacık olsaydı, katılım barajını aşamayan bölümlerin adayları gerekirse sınıf sınıf dolaşıp kendi bölümlerinin barajın altında kalmasının önüne geçebilirlerdi. Bu kadar basit bir şeyin, seçimi düzenleyenlerin aklına gelmemiş olacağına inanmak istemiyorum, olsa olsa işlerine gelmemiş olabilir ya da 'Kim uğraşacak şimdi onunla?' denmiş olabilir. Sonuçta ne gerek var ÖTK'ya ve ÖTK'da temsil edilmeye?

Sonunda Kilyos'a Geldiler...

Geçen hafta kaleme aldığım ve her biri 2500'den fazla kişi tarafından okunan 'Kilyos'ta Yaşamak ya da Yaşayamamak...' ile 'Kilyos'ta Dumanlı ve Korkunç Bir Gece...' yazılarım meyvesini verdi. Üniversitemizin Rektör Yardımcısı Biray Hocamız ile Rektör Danışmanı Fikret Hocamız Kilyos'a geldiler. Öğrenciler arasında, "Keşke 18:45 otobüsü ile gelseler de, bir de 59RK çilemize tanıklık etseler." muhabbetleri dolaştı ama tabii ki otobüsle gelmediler.

Görüşmenin detaylarını ne kadar çok istesem de buradan paylaşamayacağım, çünkü ülke olarak şeffaflık olgusuna hala alışmış değiliz, sonra benim başım yanıyor. Sadece şunu söyleyebilirim; üniversitemizin yöneticileri eksiklikleri ve aksayan konuları kabul ediyor, bir an önce gerekli çalışmaları yapacaklarını dile getiriyorlar. Ancak bir öğrenci olarak, çalışmaların yakından takipçisi olacağım.

Ve Hisarüstü Metrosu Açılıyor...

İçimizin bu kadar karardığı yeter, son olarak müjdeli bir haberi sizlerle paylaşayım istiyorum...

Levent-Hisarüstü arasında, Levent, Akmerkez, Dünya Göz ve Hisarüstü istasyonları ile hizmet verecek olan metro hattı hizmete açılıyor. Tüneldeki çalışmalar büyük oranda tamamlanmış ve iki ay sonra test sürüşlerine başlayacaklarmış. Hedef 30 Mart'ta gerçekleştirilecek yerel seçimler, yani bu hattaki seçmenler ve onların oyları.


Metro hattının devreye girmesi ile birlikte, bu hatta görev yapan otobüslerin de kalkacağı söylentileri de mevcut. Yani Hisarüstü-Taksim arasındaki 559C, Hisarüstü-Şişli arasındaki 59R, Hisarüstü-Kabataş arasındaki 43R, Hisarüstü-Hacıosman arasındaki 59RH hatları kaldırılacak. Hatta Hisarüstü-Kilyos Sarıtepe Kampüsü arasındaki 59RK hattı da artık Hacıosman'dan başlayacak, öğrenciler Hacıosman'a kadar metroyu kullanacaklar.

Tüm hatları bir anda kaldırmak mümkün olabilir mi ya da kaldırılan hatların tüm yükünü Levent-Hisarüstü metro hattı karşılayabilir mi onu şimdiden kestirebilmek güç. Belki otobüs sayıları azaltılır ya da farklı hatlar gelir. Örneğin, 59RB Hisarüstü-Beşiktaş hattı gibi. Ayrıca 59RK gibi 59RS de Hacıosman'dan Sarıyer'e giden diğer hatlarla birleşebilir.

Ve Son Olarak...

Blogumun mottosu en başından beri 'Kalemim Kırılsa Da Yazacağım...' O nedenle susmak yok...

Ülkemizde idam cezasının kalkması ile birlikte belki artık bilemeyebileceğiniz 'kalemini kırmak' deyimi, hakkında idam cezası verilmek anlamındadır. Eskiden hakimler, idam cezası kararını verdikten sonra kullandıkları kalemi kırarlardı, bazı eski Türk fimlerinde de denk gelmiş olabilirsiniz.

Yazımı Zülfü Livaneli'nin Hakim Bey eseri ile bitireyim de, hem kulaklarımızın hem de gönüllerimizin pası silinsin.



Şikayetim var cümle yasaktan.
Dillerimi Hakim Bey, bağlasan durmaz.
Gelsin jandarma, polis karakoldan,
Fikrim firarda, mahpusa sığmaz...

Gün olur, yerle yeksan olurum,
Gün olur, şahım devri devranda.
Kanun üstüne kanun yapsalar,
Söz uçar, yazı iki cihanda...

Sussan olmuyor, susmasan olmaz.
Dil dursa Hakim Bey, tende can durmaz.
Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz.
Kaleme tedbir koma, tek durmaz...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...