Her Yeni Gün, Yeni Bir Yaşam Demek...

En son Perşembe günü akşam yemek yemiş ve tuvalete gitmiştim. Cuma günü aldığım ve 'Sağlık olsun...' dediğim haberle sarsılmış olarak kendimi odaya kapatmıştım. Herhangi bir insan yüzü görmek istemiyor, aç olduğumu da hissetmiyordum. Sürekli düşünüyordum, çıkış yolları arıyordum.

Bugün 6'da başladım güne. Önce odadan çıktım ve gidip bir duş aldım. Suyun o dinlendirici ve huzur verici etkisine bıraktım kendimi, yağmurda yürümeyi de bu nedenle severim zaten. Sonra odaya gelip bir kahve yaptım kendime, kaç vakittir odamda bekleyen kekle bir şeyler atıştırmak istedim ve de bu yazıyı yazmak.

Düşüncelerimin kapkara bulutlarından başını güneş ilk dün göstermeye başlamıştı aslında. Yıllar sonra ilk kez aylık falıma baktım, Şubat ayında 'daha iyi bir eve taşınacağım' yazıyordu sadece. Uzun bir aradan sonra, blogumda geçmişe yolculuk yaparak renkli bir yazı paylaşma isteği duydum. Sevgilim 'Sen yanlış bir şey yapmadın, insanlardan kaçman anlamsız.' diyerek haklı bir cümle kurdu ve pek çok insanın beni desteklediğini gördüm.


Bilgisayarımın arka planında ise 'It's Possible! Life has no limitations, except the ones you make. - Les Brown' yazıyordu ve yavaş yavaş bilinçaltıma yerleşiyordu bu kelimeler ve düşünce yapısı. Bir bakıma kendi kendimi tedavi ediyor, kendime koyduğum sınırları sorguluyordum.

Ne olursa, ne yaşanırsa yaşansın devam etmek gerekiyordu. Yaşam akıp giderken durmak bile geri gitmekti ve hayatın geri gitmeye tahammülü yoktu. Dün geçmişte kalmıştı ve yaşanan bugündü. Dünün kararları bugünümü etkiliyordu, ama bugün alacağım kararlar yarınımı etkileyecekti. Dünü değiştirmem mümkün değildi, ama bugün elimdeydi ve istediğim gibi şekillendirebilirdim. Her şeyi yapabilmem mümkündü...

Bugün uyandım ve vazgeçtim, beni daha da yıpratması olası bir mücadelenin içine girmekten. Onlar istediği için gitmeyecektim, ben istediğim için gidecektim artık. İpleri yeniden ele alacak ve önüme bakacaktım. Taşınma işlemleri biraz yorucu olacaktı, ama elbet bir gün taşınacaktım ve bu biraz öne çekilmişti. Sorun değildi artık benim için, bilinmezin içine sürüklenmiyordum, yeni sürprizler beni bekliyordu artık.

Quod Me Non Necat Fortiorem Facit


Beni öldürmeyen şey güçlendirir... Evet ölmemiş, hatta güçlenmiştim. Örneğin gelecek yıl nerede kalabileceğimle ilgili bir planım yoktu ve bu süreçte yaptığım bazı görüşmeler, kiminle eve çıkabileceğim hakkında ipuçlarını da beraberinde getirmişti.

Yaşananlardan sonra, yazımı okuyup paylaşan ve tepkisini belirten dostları gördüm. Yalnız değildim, bunu hissetmek bile kendimi iyi hissetmemi kolaylaştırdı. İnsanlar yazılarımı beğeniyle okuduklarını daha fazla dile getirmeye başladı, yazmaya aşık olan biri için bunun ne demek olduğunu tahmin edebilir misiniz bilmiyorum ama harika bir şey olduğunu söyleyebilirim.

Gerçekten De Bir Değişiklik İyi Gelebilir...


Ve karar verdim, bir değişiklik gerçekten de iyi gelebilirdi. Tebdil-i mekanda hayır vardır derler, bir yer değişikliği fena olmayabilirdi. Hem öncesinde planladığım bazı şeyler de vardı. Örneğin, İstanbul'u sokak sokak gezmek, gitmediğim her yere gitmek, ayda bir kere şehir dışına çıkmak suretiyle başka şehirleri de dolaşmak, uzun zamandır görüşmediğim dostlarla ve değer verdiğim insanlarla yeniden iletişime geçmek gibi...

Evet okulum haddinden fazla uzamıştı, ufukta bekleyen başka tehlikeler de vardı. Ama kabuğuma çekilmenin ve burada gözlerden uzak bir hayat yaşamanın pek bir faydası olmadığının depresif hallerimin devam etmesine bakarak rahatça ifade edebilirdim.

Bugün Yeni Bir Gün...


Her yeni gün, hayatımızı değiştirmek için başka bir şans ve ben bunu bu sefer değerlendirmeye kararlıyım. Yazımı bitirince kalkacak, otobüse binecek ve verdiğim kararları uygulamaya başlamak için yollara düşeceğim. Hayat tüm agresiflikleriyle üzerime üzerime gelirken, onu güldürmeyecek, ben güleceğim. Alışveriş yapacak, biraz para harcayacağım. Gidip soracağım 'Ne zaman geçiyorum?', nedenlerini falan sorgulamayacağım, belki açıklamak isteyecekler ama 'Hayır' diyeceğim, sebepleriniz sizin olsun. Toparlanmak için biraz zaman isteyeceğim sadece.

Biliyor musun Dostum, bugün senin için de yeni bir gün...
Yeni bir hayat için, ertelediklerini yaşaman için yeni bir gün...
Kaç vakittir meşguliyetler arasında boğulup da görüşemediğin arkadaşlarınla görüşmek için gün bugün...


Bugün Ali İsmail Korkmaz'ın davası görülecek ve polisimiz yine 'destan yazacak'...
Bunu zaten biliyorsun, açma o zaman bugün haberleri, görme o meymenetsiz suratları...
Bugün belki Gezi Parkı'nı yine kapatacaklar, dert etme...
Ali İsmail daha aydınlık bir hayat için canını verdi, yaşa o hayatı...

Direnmekten de vazgeçme...
Yönetenler, koltuk derdiyle sarhoş olup zulmederken yönettiklerine, sen direnmeye devam et...
Direne direne kazanacağız daha aydınlık yarınları,
Daha yaşam dolu yeni bir gün için bugün de diren...
Susturmak, pes ettirmek, geri adım attırmak isteyenlere dur de...
Ve izin verme, yönetenlerin seni direnişinden, bugününden ve de yarınından vazgeçirmelerine...

Unutma...
Her Yeni Gün, Yeni Bir Yaşam Demek...
Ve Her Yeni Gün, Direnilerek Kazanılacak...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...