Ben Kimim?

Doğumdan Liseye... / 19 Ocak 1985-2000

Ben Oğuz Kaan Çağatay Kılınç, adımı bir kere gördünüz mü kolay kolay unutmazsınız. 19 Ocak'ta, Ankara'da gecenin 11 çiçeğinin bir böceği olarak sabaha karşı dünyaya gelmişim.

İlkokula başlayana kadar çocukluğumu Denizli, Antalya, Ankara üçgeninde geçirdim. İlkokulu ve ortaokulu Ankara'da okudum. Ortaokul niyetine okuduğum ve 4,78 ortalama ile mezun olduğum Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi'ndeki arkadaşlarımla iletişimimizdeki kopukluklardan ötürü, onlardan biraz uzak duruyordum ve bu durumdan kurtulmak için Bursa Fen Lisesi'ni kazandım. Gerçi o dönemdeki kadar kitap okuduğum hiçbir zaman aralığı olmadı bugüne kadar, haftada en az iki kitap bitirirdim.

Bursa Fen Lisesi Yılları / 2000-2003

Bursa Fen Lisesi'nde ilk iki yıl tek aday olarak sınıf başkanlığı yaptım. Son sene, okul idaresinin okul başkanlığı vaadi siyasi görüşüm nedeniyle gerçekleştirilmeyince sınıf başkanlığından da istifa ettim. İstifa etmiş olmama rağmen gönüllerin başkanı olarak kaldım. Sınıf başkanlığım süresince sıradan bir başkan olamadım, diğer tüm sınıflar benim gibi bir başkanları olmadığı için hayıflanıp dururlardı.

Bursa Fen Lisesi'nde inanılmaz, çalışkan, düzenli ve sorumluluk sahibi bir insandım. Yüzlerce kitabımı tek tek numaralandırır, onbeş günde bir alışverişe çıkıp poşetler dolusu alışveriş yapar ve her hafta sonu mutlak Bursa'nın dağlarına tepelerine vururdum kendimi. Ayrıca Kimya dersinde Asit ve Bazlar konusunda, 100 sayfayı aşkın bir dönem ödevi hazırlayarak da efsaneleştim. Bursa Fen Lisesi'ni ikinci ve üçüncü sınıfları 5,00 olmak üzere 4,85 ortalama bitirdim.

Boğaziçi Üniversitesi'ne Başlama... / 2003-2004

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği'ni 2003'te kazandım. Aslında Moleküler Biyoloji ve Genetik okumak istiyordum ki, lisede Prof. Dr. Ali Demirsoy'a ait Kalıtım ve Evrim kitaplarını yalayıp yutmuştum ve neredeyse bin sayfalık bir Tıp Terimleri Sözlüğüm bile vardı. Ama annemin "İnsanları klonlarsan sana hakkımı helal etmem!" ve babamın "Oğlum, İnşaat Mühendisliği'nde para var, Genetik'te eşşek gibi sürüneceksin!" demelerinin sonucu İnşaat Mühendisliği'ni seçtim.

Boğaziçi Üniversitesi Oryantasyon Günleri'ndeki partide "Dansçı Çocuk" olarak tanındım, çünkü hiç bir öğrencinin çıkıp da dans etmeye cesaret edemediği pistte yarım saat boyunca tek başıma dans ettim ve sonra da insanları tek tek piste çektim. O gece kimse benim üniversiteye yeni geldiğime inanmadı.

Eylül 2003'te Boğaziçi Üniversitesi için bir site yapmaya başladım. O zaman ki Boğaziçi Üniversitesi'nin internet sitesinden çok daha iyi konumdaydı ve o kadar çok talep görmeye başlamıştı ki, bir süre sonra siteye "Bu Site Boğaziçi Üniversitesi'nin Resmi Web Sitesi Değildir" ibaresi koymak durumunda kalmıştım. Ancak bu çalışmayı, web alanında başka projeler yapmaya başladığım için bıraktım.

Boğaziçi Üniversitesi'nde ENSO ile Kariyer Günleri'nin Akademik Kariyer bölümünde görev aldım ve ekibimle birlikte o seneki Kariyer Günleri'nin en yüksek katılımcılı etabını gerçekleştirdik. Aynı zamanda Radyo Boğaziçi'nde önce nonstop, sonrasında da kendi özel programımı yapmaya başladım. Bunlarla birlikte Toplum Gönülleri Vakfı (TOG)'nda aktif gönüllü olarak varlık göstererek yapılan projelerde rol almaya başladım.

2003'te Beginner olarak başlayan Hazırlık sürecim, ilk yıl herkesin "Oğuz Kaan kesin geçer!" demelerine ve sene ortalamalarımın gayet yukarılarda olmasına rağmen sınavı geçemeyerek kaldım. Yaz okulu sürecinde MOST Açıkhava Konserleri'nde görev alınca da Ağustos sınavında da geçemedim.

Afet Grubu Projesi / 2004-2005

TOG'da bir yıl projelerde görev aldıktan sonra kendi projemi yapmaya karar verdim. Afet Grubu Projesi'ni yazmaya başlayarak, projeyi Ocak 2005'te TOG ve AHDER (Afete Hazırlık ve Deprem Eğitimi Derneği) işbirliği ile hayata geçirdim. Afet Grubu Projesi ile; başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye'deki ilköğretim öğrencileri, üniversite öğrencilerinden kurulmuş bir eğitim kadrosu ile özellikle depremler olmak üzere tüm afetler hakkında biliçlendirilecekti.

Talep beklentilierimizin çok ötesine geçti ve Afet Grubu Projesi kapsamında 3 ay içerisinde eğitmen olmak için 1500 üniversite öğrencisi başvurdu ve bunların 150 tanesine İstanbul, Kahramanmaraş, Denizli, Gebze, Bandırma gibi merkezlerde bizzat Uzman Deprem Eğitmeni Sertifikalı 8 saatlik eğitimlerden verdim. Aynı süreçte İstanbul'un çeşitli semtlerindeki ve okullarındaki 20.000 ilköğretim öğrencisini de deprem ve afetlere karşı bizzat bilinçlendirdim ki diğer eğitmenlerimizin de verdiği eğitimlerle bu sayılar daha da yukarılara çıktı.

Eğitim materyallerinin hazırlanmasında AHDER çatısı altında, başta Prof.Dr.Ahmet Mete IŞIKARA olmak üzere birçok profesör, öğretim görevlisi ve konusunda uzman kişilerle çalışmalar yaptım. Ayrıca İstanbul dışındaki üniversite öğrencilerine eğitimlerimizi kolayca verebilmek için, uzaktan eğitim modellemeleri çalışmalarını yürüttüm ve eğitim materyalleri hazırladım.

3 aylık ilk etapta, tüm çalışmaların yetişebilmesi ve kurumsallaşmanın bir an önce sağlanması için günlerimi 72 saate çıkararak haftada sadece 1 gün uyumaya ayırdım. Bu ağır tempo nedeniyle 3 ay içerisinde 2 kez hastaneye kaldırıldım. Ancak birçok dergi ve gazetede de proje hakkında haberlere ve röportajlara yer verildi.

20 yaşındayken Uluslararası Sosyal Girişimci Ağı ASHOKA'nın Türkiye ayağının açılışına davet edildim, ki davet edilenler arasında benden sonraki en genç kişi 35 yaşındaydı. Orada da pek çok Sosyal Girişimci ile tanışma fırsatı yakaladım.

Ankara Günleri... / 2005-2006

Ancak tüm bu çalışmalar olurken Proficiency Sınavı'na gereken önemi veremediğim için o yıl da hazırlığı geçemedim. Bu yoğun iş temposu içinde, takibimi yapan doktor tarafından 1 yıl boyunca istirahat etmem uygun görüldü ve Ankara'ya ailemin yanına döndüm.

Ankara'da aynı anda bir yıl boyunca TOEFL, KPDS, Çeviri Tercüme ve Speaking kursları aldım. Ağustos 2006'da Proficiency Sınavı'nı B ile geçerek 1 yıllık yoğun çalışmam süresince hazırladığım E2P adlı Proficiency Eğitimi Bilgisayar Programı'nı arşive kaldırdım ve bir daha üzerinde çalışma yapmadım.

Joomla! Türkiye / 2006-2008

Eylül 2006'da üniversiteye döndükten sonra Afet Grubu Projesi'ne devam etmedim, onun yerine Türkiye çapında 20.000'den fazla üyesi olan Türkiye'nin en büyük Joomla! çeviri ve destek sitesinin yöneticiliğini yapmaya başladım ve radikal çalışmalar yaptım.

Ocak 2007'te Joomla!'nın uluslararası ağının Türkiye ayağının koordinatörlüğünü, Joomla! Turkish Translation and Support Coordinator ünvanıyla devraldım. 1 yıl boyunca çalışmalarımı titizlikle sürdürdüm ve bazı konulardaki yenilikçe ve değişimci projelerimle Türk internet kullanıcıları ile ters düştüm. 1 yılın sonunda görevimi güvendiğim ellere devrettim.

Famelab & TOG Rehberlik / 2007-2009

2007 yılında Famelab Bilim Elçileri Yarışması'na katıldım ve 200 kişinin arasından yarı finale kalan 25 kişiden biri oldum. Yarı finalde, Kanal D ekranlarında canlı olarak "İstanbul ve Deprem" konulu sunumumu gerçekleştirdim.

Ocak 2008'te kendisine ve düşüncelerine çok değer verdiğim bir Boğaziçi Mezunu olan Ralf Arditti tarafından, bir yılı aşkın süredir "rehbi" olarak bulunduğum Rehberlik Projesi'ne Yönetim Kurulu Üyesi olarak aday gösterildim ve seçilerek Şubat 2008'de göreve başladım. Görevim süresince, TOG Rehberlik Projesi'nin internet çalışmaları ayağına üstlendim ve başarılı oldum. Aynı dönemde, Çanakkale ASSOS'a muhteşem bir gezi düzenleyerek tüm Rehber ve Rehbilere unutulmaz bir haftasonu yaşattık. Ocak 2009'da görevimi genç ellere teslim ettim.

BUCampus Dönemi / 2009-2012

Ağustos 2009'da BUCampus'e Webmaster olarak dahil oldum. Gelir gelmez BUCampus'te de önemli değişiklikler yapmaya başladım. Logosundan, tasarımına, teknik altyapısından imajına kadar herşeyini baştan yarattım. Sadece Webmaster olarak duramadım ve 6 ay kadar sonra Eş Başkan oldum.

Ağustos 2009'dan beri BUCampus'un hep daha iyiye gitmesi için eliminden gelenin fazlasını yapmaya çalıştım. Tüm tasarım süreçlerini bizzat gerçekleştirdim, teknik altyapıyı hep daha ileriye taşımaya gayret gösterdim. Ancak Mart 2012'de BUCampus'te bir gelecek görmediğime karar verip tüm görevlerimden istifa ettim.

JOY Grup & Dinamik Gazete / 2012-2013

Temmuz 2012'de JOY Grup'tan aldığım Sosyal Medya Danışmanlığı teklifini kabul ettim ve göreve başladım. Yenilikçi ve dünya standartlarındaki düşüncelerim konusunda büyük oranda anlaşma sağlamış olmamıza karşın, görev tanımımın ötesindeki çalışmaların üzerime yüklenmeye başlaması ve verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle, maddi alacaklarımla ilgili kararım saklı kalmak koşuluyla JOY Grup'tan ayrıldım. Halihazırda kullanılan logo, internet sitesi ve pek çok görsel benim zamanımda yapılmış çalışmalardır.

Ekim 2012'de BUİK'e bağlı Dinamik Gazete Ekibi'ne dahil oldum ve Dinamik Gazete'de yayınlanan pek çok yazı kaleme aldım. Ancak Dinamik Gazete'deki bir senenin ardından, bu dönemki toplantı gün ve saatlerinin haftalık programıma uymaması nedeniyle ne yazık ki çalışmalarıma devam edemedim.

Nisan 2013'ten beri The Duke of Edinburgh Uluslararası Ödül Programı'nda Ödül Lideri'yim, ancak kişisel yoğunluğumdan ötürü bu konuda pek fazla aktif çalışma yapamadım. En kısa zamanda, bu konudaki çalışmalarımı da artırmayı planlıyorum.

3.Köprü Projesi ve Bağlantı Yolları / 2013

2013 yılının Ağustos-Eylül dönemleri arasındaki 1,5 aylık inşaat stajımı ICA 3.Köprü Projesi ve Bağlantı Yolları Projesi Şantiyesi'nde tamamladım. 6 hafta süren stajım boyunca, şantiyede bulunan herkesle uzun yıllar süreceğine inandığım güzel ilişkiler kurdum. Yıllar sonra kendimi, zaten olmam gereken yerde olmak inanılmaz iyi hissettirdi, stajım hiç mi hiç bitsin istemedim. Zaten İnşaat Mühendisliği kariyerimi, pek çok Boğaziçili gibi ofiste değil de, şantiyede devam ettirmek istiyordum ve bu isteğim konusunda ne kadar bilinçli olduğumu bir kez daha anladım. Şantiye Şefim, bir sene sonraki ofis stajımı da onlarla yapabileceğimi ve hatta mezun olduktan sonra da benimle devam edebileceklerini belirtti.

OKCK.net & Yenilikçi Fikirler / 2004'ten Günümüze...

Tüm bunlara ek olarak 2004'ten beri aktif olarak blog yazıyorum, yüzlerce yazı yazdım ve bir kısmı bazı dergilerde yayınlandı. Kalemimi kullanma becerim, gerçekten saygı duyulası duayenler tarafından da övgüler aldı ve almaya da devam ediyor.

Blogum düzenli olarak içerik üretmediğim halde, günde 1000 kişi tarafından okunuyor. Blogumun 10.yılı olmasından ötürü hayata geçirmeyi planladığım irili ufaklı projeler de mevcut ve bunların çalışmaları arka planda sakin bir şekilde devam ediyor.

Yenilikçi fikirler hayata geçirmek istiyor ve bu alanda düşünce ufkumu sürekli genişletiyorum... "Fizik Kuralları ve Sosyoloji Arasındaki Benzerlikler" konulu bir düşünce modelim ve inşaat alanında uygulanmamış bir iki projem var.

Ve Ben...

Ben rahat durabilen bir insan değilim, bir şeyler yapmadan ve üretmeden duramam. Aklım sürekli yepyeni projelerin peşindedir, ama bir taraftan da ürettiğim projelerin uygulanabilirliğini düşünür dururum. Sözümü sakınmam ve doğru bildiğimi söylerim.

Hiçbir zaman karizmatik olmaya ve kasım kasım kasılmaya hiç çalışmadım. İçi boş olduğu halde hava atanları, hiçbir şey yapmadığı halde yeri göğü ben yarattım diyenleri hiç sevmem; ama, gerçekten üretmiş insanların önünde saygıyla eğilirim. Israrla sorulmadıkça Boğaziçili olduğumu söylemem, Boğaziçi Üniversitesi'ni bir etiket olarak kullanma ihtiyacı duymam.

Kendimle barışık bir insanım. Kolay kolay kırılmam, kırıldığımda kolay barışırım ama kolay kolay unutmam. Mükemmeliyetçiyim, bazen ayarı kaçırabilirim ama bu özelliğimden haberdar olduğum için kısa süre sonra normalleşirim. Bir yere hazırlıksız gitmekten nefret ederim, yeterince hazırlanmamışsam gitmekten bile vazgeçebilirim (bkz: girsem geçirileceğim ama girmediğim final sınavları).

İnsanları dinlemeyi severim, sözlerime değer verecek insanları dinlemeyi daha çok severim. İnsanları keşfetmeye bayılırım, ancak bu bir süre sonra yüzleşmekten korktuğunuz şeylerle yüzleşmek zorunda bırakabileceğim veya kendi hakkınızda bilmediğiniz şeyleri söylemeye başlayabileceğim için rahatsız edici olabilirim.

Önsezilerim kuvvetlidir. Mantıklı bir gerekçesi olmayan hiçbir şeyi kabul etmem. İnsanlara kolay kolay güvenmem ve kendini geliştirmekten yoksun insanları çabuk tüketir ve köşeye atarım.

Evlat edinmeyi, insan klonlamayı ve ötenaziyi destekliyor ve savunuyorum. Eylemci bir yapım vardır, haksızlıklara ve mantıksızlıklara gelemem.

Hayatımdaki en büyük başarısızlığım, okulumun uzamış olması ki onu da olabildiğince dolu dolu yaşamaya çalışıyorum.

Mezun olduktan sonra en azından haftasonları bir Sivil Toplum Örgütü'nde ya da bir Sosyal Girişimci olarak çalışmak istiyor, maaşımın hatırı sayılır bir bölümüyle ihtiyacı olan öğrencilere burs sağlamak istiyorum.

14 yorum

  1. yazını sonuna kadar okudum, tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum

    YanıtlaSil
  2. sonuna kadar okuduğun ve iyi dileklerin için ben teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir site, güzel içerik ve format, oldukça olumlu ve aynı zamanda gerçekçi bakış açısına sahip yazılar. Tebrikler.

    YanıtlaSil
  4. Abi sen neymişsin ya !!!! hayran kaldım da senin hakkında okulda 2003 den kalma diye bahsediliyo

    YanıtlaSil
  5. 2003'ten beri Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyorum evet :)

    YanıtlaSil
  6. Selam Çağatay.. aslında önce sormam lazım hangi ismi kullanıyorsun.. Ben şansımı deneyerek Çağatay diyeceğim. Bloguna göz gezdirdim ve gerçekten yazmayı sevdiğini rahatça görebiliyorum..
    Benimde bir blogum var. Farklı aktivite ve etkinlikleri yazayım genç ruhlu kişilerin haberi olsun fikriyle bir şeyler yazmaya başlamıştım hala da devam ettiriyorum.. Blog işi emek isteyen bir iş.. Zaman harcıyorsun ve yazdıkların okunsun işe yarasın istiyorsun.. Bu nedenle bloglara yazılan yorumların değerini çok iyi biliyorum.. Okunduğunu bilmek en azından bana iyi geliyor. :) O yüzden sana yorum kısmından ulaşmak istedim :)

    Neyse çok uzatmayacağım.. BOUN geçmişine sahip biri olarak (sistem kontrol yüksek lisans - her ne kadar bitiremediysem de :) ) blogumda senin de katkılarının olmasını isterim. En azından Boğaziçi üniversitesinde dışarıdan kişilerin katılabileceği - aslında ille dışarıdan olmasına gerek yok- farklı aktiviteleri (senin FARKLI olduğuna inandığın aktiviteleri) OMActivities'de paylaşırsan sevinirim...

    senden haber bekliyorum..
    ;)

    YanıtlaSil
  7. "Oğuz Kaan" ikilisini kullanıyorum :) İnsanın okunduğunu bilmesi elbet güzel şey, Google Analytics üzerinden bir nebze takip edebiliyor olsam da yorumların yeri ayrı :)

    Açıkçası ilginç bir zamana denk geldin, ben de "Başka bloglarda da yazı yazayım, hem şanım yürüsün, hem dal budak salayım blogosfere." diye düşünüyordum bu aralar. Belli bir alana yönelmiş bloglardı düşüncem, bir iki tane köşeye not etmiştim hatta.

    Blogunu inceledim, alıcı gözüyle :) Aktiviteler dışında şeyler de paylaşılıyor olması aklımda soru işaretlerine neden oldu biraz. Örneğin Pepsi yazısı ya da Turkcell T20 ile ilgili yazı. Gerçekten etkinlik alternatiflerinin sunulduğu bir bloga yazı göndermek hoş bir fikir, ama her konuda yazan bir blogsa bu bir kere daha düşünebilirim bunu.

    Bir de sana ilettiğim yazıyı blogumda da yayınlama hakkım var değil mi, Dinamik Gazete'ye yazdıklarım gibi yani. Tüm yazdığım şeyleri tek bir yerde toplama gibi bir takıntım var da :)

    Teklifin için teşekkürler, aklımdaki soru işaretlerinden arınabilirsin teklifini kabul etmek isterim...

    YanıtlaSil
  8. Oğuz Kaan selamlar,

    Cevabını buraya yazman ilginç olmuş.. Twitter'dan haber vermeseydin göremeyebilirdim. Blogu inceleyip oradan bana ulaşmaman ilginç ;) Ama senin ilginç bir kişi olduğun zaten yukarıdaki tanıtım yazından belli oluyor..

    Soru işaretleri dediğin konuya cevabım basit..

    Blog yazımı kısa dönemli bir iş değil. Kişisel bloglarda zamanla evrim geçiriyorlar. E yazar tek olduğu zaman (yani sadece ben) ve blog yazma serüveni uzun bir süreç olduğu için ilk başlarda farklı konularda yazılarım oldu :)))
    E onları da geri dönüp temizlemekle uğraşmadım işin gerçeği..

    Pepsi yazısı ise Turkcell T20'ye göre daha yeni bir yazıdır. Pepsi blogger'lar arasında yapılan bir yarışma için içerik deneme yazısıydı. Kısacası: OMActivities blog ve Pepsi Blog içerik arasındaki bir proje gibi düşünebilirsin...

    Kısaca:
    Şu anda blogun hedefi etkinlik ve aktiviteler üzerine. Bu şekilde blogu kafanda konumlandırabilirsin.
    Kafanda soru işareti kaldıysa çok zorlama kendini. Misafir yazarlık zorla yapılacak bir şey değil.. Sonuçta yazı yazıyor ve emek veriyorsun. Keyif alarak yazman önemli olan...

    Konuk yazarlık konusunda ise hakkında bölümünde misafir blog yazarlığı linki var.
    Oradan bilgi alabilirsin ;)

    görüşmek üzere.

    YanıtlaSil
  9. Okulumuzun Nazi lise ikisi :) bfl'ye ilk geldiğimde mavi pijama/eşofmanların ve dazlak kafanla ahan da dakka bir gol bir düşüncesine girmiştik ki sonradan anladığımız kadarıyla şeker gibi biriydin. Okulu baya uzatmışssın yaa 10 yıl olmuş neredeyse. Okulu bitirmek çok önemli değil tabii ama yine de senin adına üzüldüm.

    YanıtlaSil
  10. Mükemmel bir otobiyografi, Boğaziçi'ndeki dolu dolu 10 sene..Hayran kaldım azmine.Tebrikler

    YanıtlaSil
  11. Merhaba. Ben lise öğrencisiyim genetik okumak istiyorum ama sürekli bazı projeler peşinde koşmayı çok seviyorum ve üretkenim de bana ne önerirsiniz şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
  12. hiç yorulmayışınızı ve pes etmeyişinizi takdir ettim.bol bol enerji ve başarılar..

    YanıtlaSil
  13. insan hiç mi youlmaz başarısızlıklar hiç mi köreltmez azmine hayran kaldım hayatta hep inatçı oldugumu düşünürdüm tek değilmişim hatta sen daha inatçı ve istikrarlıymışsın özellikle remediial konusunda cogu insan bukadar yıl uzatmaktansa okul değiştirip istemediği hayatı secerken sen aksini yapmışsın umarım hersey gönlünce olur...

    YanıtlaSil
  14. Oğuz Kaan'ın ilgi çekici otobiyografisi kadar Özgehan'ın ve Oğuz Kaan'ın blogta yazı yazma üzerine bu kadar açık ve zarif bir şekilde düşüncelerini dile getirmesi hoşuma gitti. Teşekkürler.

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi Paylaştığınız İçin Teşekkürler...