About Me


I (born January 19, 1985 in Ankara) am a Civil Engineering student at Bogazici University, and Co-Chair of BUCampus (also BUCampus Press Coordinator).

In past years, I worked several serious jobs for humanity. I managed a project about Disaster Education, especially earthquakes. I gave Earthquake Education to 20.000 kids and 150 university students in 4 months under control of Prof. Dr. Ahmet Mete Isikara.

I was the Official Joomla! Turkish Support and Translation Coordinator in 2007-2008 and I was a radio programmer and dj on Radyo Bogazici.

I have written my blog since 2004.

Ben Oğuz Kaan Çağatay Kılınç, adımı bir kere gördünüz mü kolay kolay unutmazsınız. Kasım 84'te gecenin 11 çiçeğinin bir böceği olarak dünyaya gelmişim. Yükselenim de akrep burcum da, o nedenle bana yaklaşırken çok ama çok dikkatli olun derim.

İlkokulu ve ortaokulu Ankara'da okudum (benim zamanımda böyle kavramlar vardı, şimdi ilköğretim deyip geçiyorlar). Ortaokul niyetine okuduğum Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi'ndeki arkadaşlarımı o zamanlar hiç sevmediğim için inanılmaz asosyal bir varlıktım ve kaçıp kurtulmak için Bursa Fen Lisesi'ni kazandım. Gerçi o dönemdeki kadar kitap okuduğum hiçbir zaman aralığı olmadı bugüne kadar, haftada en az iki kitap bitirirdim.

Bursa Fen Lisesi'nde ilk iki yıl tek aday olarak sınıf başkanlığı yaptım. Son sene, okul idaresinin okul başkanlığı vaadi siyasi görüşüm nedeniyle gerçekleştirilmeyince sınıf başkanlığından da istifa ettim. İstifa etmiş olmama rağmen gönüllerin başkanı olarak kaldım. Sınıf başkanlığım süresince sıradan bir başkan olamadım, diğer tüm sınıflar benim gibi bir başkanları olmadığı için hayıflanıp dururlardı.

Bursa Fen Lisesi'nde inanılmaz, çalışkan, düzenli ve sorumluluk sahibi bir insandım. Yüzlerce kitabımı tek tek numaralandırır, onbeş günde bir alışverişe çıkıp poşetler dolusu alışveriş yapar ve her hafta sonu mutlak Bursa'nın dağlarına tepelerine vururdum kendimi. Ayrıca Kimya dersinde Asit ve Bazlar konusunda, 100 sayfayı aşkın bir dönem ödevi hazırlayarak da efsaneleştim.

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği'ni 2003'te kazandım, üniversite istediğimdi ama bölüm değildi. Moleküler Biyoloji ve Genetik okumak istiyordum ki, lisede Prof. Dr. Ali Demirsoy'a ait Kalıtım ve Evrim kitaplarını yalayıp yutmuştum ve neredeyse bin sayfalık bir Tıp Terimleri Sözlüğüm bile vardı. Ama annemin "İnsanları klonlarsan sana hakkımı helal etmem!" ve babamın "Oğlum, İnşaat Mühendisliği'nde para var, Genetik'te eşşek gibi sürüneceksin!" demeleriyle çaresiz İnşaat Mühendisliği'ni seçtim.

Boğaziçi Üniversitesi Oryantasyon Günleri'ndeki partide "Dansçı Çocuk" olarak tanındım, çünkü hiç bir öğrencinin çıkıp da dans etmeye cesaret edemediği pistte yarım saat boyunca tek başıma dans ettim ve sonra da insanları tek tek piste çektim. O gece kimse benim üniversiteye yeni geldiğime inanmadı.

Eylül 2003'te Boğaziçi Üniversitesi için bir site yapmaya başladım. O zaman ki Boğaziçi Üniversitesi'nin internet sitesinden çok daha iyi konumdaydı ve o kadar çok talep görmeye başlamıştı ki, bir süre sonra siteye "Bu Site Boğaziçi Üniversitesi'nin Resmi Web Sitesi Değildir" ibaresi koymak durumunda kalmıştım. Ancak bu çalışmayı, web alanında başka projeler yapmaya başladığım için bıraktım.

Boğaziçi Üniversitesi'nde ENSO ile Kariyer Günleri'nin Akademik Kariyer bölümünde görev aldım ve ekibimle birlikte o seneki Kariyer Günleri'nin en yüksek katılımcılı etabını gerçekleştirdik. Aynı zamanda Radyo Boğaziçi'nde önce nonstop, sonrasında da kendi özel programımı yapmaya başladım. Bunlarla birlikte Toplum Gönülleri Vakfı (TOG)'nda aktif gönüllü olarak varlık göstererek yapılan projelerde rol almaya başladım.

2003'te Beginner olarak başlayan Hazırlık sürecim, ilk yıl herkesin "Oğuz Kaan kesin geçer!" demelerine ve sene ortalamalarımın gayet yukarılarda olmasına rağmen sınavı geçemeyerek kaldım. Yaz okulu sürecinde MOST Açıkhava Konserleri'nde görev alınca da Ağustos sınavında da geçemedim.

TOG'da bir yıl projelerde görev aldıktan sonra kendi projemi yapmaya karar verdim. Afet Grubu Projesi'ni yazmaya başlayarak, projeyi Ocak 2005'te TOG ve AHDER (Afete Hazırlık ve Deprem Eğitimi Derneği) işbirliği ile hayata geçirdim. Afet Grubu Projesi ile; başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye'deki ilköğretim öğrencileri, üniversite öğrencilerinden kurulmuş bir eğitim kadrosu ile özellikle depremler olmak üzere tüm afetler hakkında biliçlendirilecekti.

Talep beklentilierimizin çok ötesine geçti ve Afet Grubu Projesi kapsamında 3 ay içerisinde eğitmen olmak için 1500 üniversite öğrencisi başvurdu ve bunların 150 tanesine İstanbul, Kahramanmaraş, Denizli, Gebze, Bandırma gibi merkezlerde bizzat Uzman Deprem Eğitmeni Sertifikalı 8 saatlik eğitimlerden verdim. Aynı süreçte İstanbul'un çeşitli semtlerindeki ve okullarındaki 20.000 ilköğretim öğrencisini de deprem ve afetlere karşı bizzat bilinçlendirdim ki diğer eğitmenlerimizin de verdiği eğitimlerle bu sayılar daha da yukarılara çıktı.

Eğitim materyallerinin hazırlanmasında AHDER çatısı altında, başta Prof.Dr.Ahmet Mete IŞIKARA olmak üzere birçok profesör, öğretim görevlisi ve konusunda uzman kişilerle çalışmalar yaptım. Ayrıca İstanbul dışındaki üniversite öğrencilerine eğitimlerimizi kolayca verebilmek için, uzaktan eğitim modellemeleri çalışmalarını yürüttüm ve eğitim materyalleri hazırladım.

3 aylık ilk etapta, tüm çalışmaların yetişebilmesi ve kurumsallaşmanın bir an önce sağlanması için günlerimi 72 saate çıkararak haftada sadece 1 gün uyumaya ayırdım. Bu ağır tempo nedeniyle 3 ay içerisinde 2 kez hastaneye kaldırıldım. Ancak birçok dergi ve gazetede de proje hakkında haberlere ve röportajlara yer verildi.

20 yaşındayken Uluslararası Sosyal Girişimci Ağı ASHOKA'nın Türkiye ayağının açılışına davet edildim, ki davet edilenler arasında benden sonraki en genç kişi 35 yaşındaydı. Orada da pek çok Sosyal Girişimci ile tanışma fırsatı yakaladım.

Ancak tüm bu çalışmalar olurken Proficiency Sınavı'na gereken önemi veremediğim için o yıl da hazırlığı geçemedim. Sonraki yıl için çalışmalarıma devam etmek için bağlı bulunduğum AHDER tarafından bölümüme geçme şartı kondu, o nedenle yaz okulu süresince çalışmalarımı durdum. Bu süreçte benim takibimi yapan doktor tarafından 1 yıl boyunca istirahat etmem uygun görüldü ve Ankara'ya ailemin yanına döndüm.

Ankara'da aynı anda bir yıl boyunca TOEFL, KPDS, Çeviri Tercüme ve Speaking kursları aldım. Ağustos 2006'da Proficiency Sınavı'nı geçerek 1 yıllık yoğun çalışmam süresince hazırladığım E2P adlı Proficiency Eğitimi Bilgisayar Programı'nı arşive kaldırdım ve bir daha üzerinde çalışma yapmadım.

Eylül 2006'da üniversiteye döndükten sonra Afet Grubu Projesi'ne devam etmedim, onun yerine Türkiye çapında 20.000'den fazla üyesi olan Türkiye'nin en büyük Joomla! çeviri ve destek sitesinin yöneticiliğini yapmaya başladım ve radikal çalışmalar yaptım.

Ocak 2007'te Joomla!'nın uluslararası ağının Türkiye ayağının koordinatörlüğünü, Joomla! Turkish Translation and Support Coordinator ünvanıyla devraldım. 1 yıl boyunca çalışmalarımı titizlikle sürdürdüm ve bazı konulardaki yenilikçe ve değişimci projelerimle Türk internet kullanıcıları ile ters düştüm. 1 yılın sonunda görevimi güvendiğim ellere devrettim.

2007 yılında Famelab Bilim Elçileri Yarışması'na katıldım ve 200 kişinin arasından yarı finale kalan 25 kişiden biri oldum. Yarı finalde, Kanal D ekranlarında canlı olarak "İstanbul ve Deprem" konulu sunumumu gerçekleştirdim.

Ocak 2008'te kendisine ve düşüncelerine çok değer verdiğim bir Boğaziçi Mezunu olan Ralf Arditti tarafından, bir yılı aşkın süredir "rehbi" olarak bulunduğum Rehberlik Projesi'ne Yönetim Kurulu Üyesi olarak aday gösterildim ve seçilerek Şubat 2008'de göreve başladım. Görevim süresince, TOG Rehberlik Projesi'nin internet çalışmaları ayağına üstlendim ve başarılı oldum. Aynı dönemde, Çanakkale ASSOS'a muhteşem bir gezi düzenleyerek tüm Rehber ve Rehbilere unutulmaz bir haftasonu yaşattık. Ocak 2009'da görevimi genç ellere teslim ettim.

Ağustos 2009'da BUCampus'e Webmaster olarak dahil oldum. Gelir gelmez BUCampus'te de önemli değişiklikler yapmaya başladım. Logosundan, tasarımına, teknik altyapısından imajına kadar herşeyini baştan yarattım. Sadece Webmaster olarak duramadım ve 6 ay kadar sonra Eş Başkan oldum.

Ağustos 2009'dan beri BUCampus'un hep daha iyiye gitmesi için eliminden gelenin fazlasını yapmaya çalıştım. Tüm tasarım süreçlerini bizzat gerçekleştirdim, teknik altyapıyı hep daha ileriye taşımaya gayret gösterdim.

(Ancak bu noktada elbette BUCampus'te sadece ben yoktum. Hamit Can ile ne kadar zıt karakterlere sahip olsak da, hep birbirimizi tamamlayıcı olduk BUCampus içerisinde. Bana inandı ve BUCampus'un Kurucu Başkanı olarak gereksiz sahiplenmelere girerek beni saf dışı bırakmadı. Hep ortak noktaya bulabildik kendisiyle, bazen kavga bile ettik ama beş dakika sonra yine sıkıfıkı oluverdik.)

Tüm bunlara ek olarak 2004'ten beri aktif olarak blog yazıyorum, yüzlerce yazı yazdım ve bir kısmı bazı dergilerde yayınlandı. Kalemimi kullanma becerim, gerçekten saygı duyulası duayenler tarafından da övgüler aldı ve almaya da devam ediyor. 2013'te bir kitap yayınlamayı düşünüyor ve hazırlıklarımı sürdürüyorum.

Yenilikçi fikirler hayata geçirmek istiyor ve bu alanda düşünce ufkumu sürekli genişletiyorum... "Fizik Kuralları ve Sosyoloji Arasındaki Benzerlikler" konulu bir düşünce modelim ve inşaat alanında uygulanmamış bir iki projem var. Mezun olmadan önce bu alanlarda da çalışmalarımı tamamlamayı istiyorum.

***

Ben rahat durabilen bir insan değilim, bir şeyler yapmadan ve üretmeden duramam. Aklım sürekli yepyeni projelerin peşindedir, ama bir taraftan da ürettiğim projelerin uygulanabilirliğini düşünür dururum. Sözümü sakınmam ve doğru bildiğimi söylerim, bu nedenle bazen çok kırıcı olabilir ya da başıma iş açabilirim (bol miktarda ciddi tehdit almışlığım vardır).

Hiçbir zaman karizmatik olmaya ve kasım kasım kasılmaya hiç çalışmadım. Bazen ukalalaşabilirim, ama o şeyi gerçekten bildiğim için olur bu, ki ukalalaştığımı fark ettiğimde de hemen keserim. İçi boş olduğu halde hava atanları, hiçbir şey yapmadığı halde yeri göğü ben yarattım diyenleri hiç sevmem; ama, gerçekten üretmiş insanların önünde saygıyla eğilirim.

"Oğuz Kaan Çağatay Kılınç"a yani ismime aşığım ve mümkün olduğunca çok yerde kullanır ve daha fazla insanın ismimi duyması için çalışırım.

Kendimle barışık bir insanım. Kolay kolay kırılmam, kırıldığımda kolay barışırım ama kolay kolay unutmam. Mükemmeliyetçiyim, bazen ayarı kaçırabilirm ama bu özelliğimden haberdar olduğum için kısa süre sonra normalleşirim.

Bir yere hazırlıksız gitmekten nefret ederim, yeterince hazırlanmamışsam gitmekten bile vazgeçebilirim (bkz: girsem geçirileceğim ama girmediğim final sınavları).

İnsanları dinlemeyi severim, sözlerime değer verecek insanları dinlemeyi daha çok severim. İnsanları keşfetmeye bayılırım, ancak bu bir süre sonra yüzleşmekten korktuğunuz şeylerle yüzleşmek zorunda bırakabileceğim veya kendi hakkınızda bilmediğiniz şeyleri söylemeye başlayabileceğim için rahatsız edici olabilir.

Önsezilerim kuvvetlidir. Mantıklı bir gerekçesi olmayan hiçbir şeyi kabul etmem. İnsanlara kolay kolay güvenmem ve kendini geliştirmekten yoksun insanları çabuk tüketir ve köşeye atarım.

Evlat edinmeyi, insan klonlamayı ve ötenaziyi destekliyor ve savunuyorum. Eylemci bir yapım vardır, haksızlıklara ve mantıksızlıklara gelemem (Üniversitenin internet erişimi kötü diye Kadri Hoca'nın yanına çıkmışlığım ve kendisinden görüşme koparıp karşılıklı çay içip eksiklikleri konuşmuşluğum vardır).

Lise 2'de kafamı yardığımdan beri epilepsi hastasıyım. O nedenle anlık hafızam zayıftır, çabuk unuturum ve unutmamak için sürekli notlar alırım. Ancak genel hafızam kuvvetlidir. (yanınızda kriz geçirirsem heyecan yapmayın diye ekledim bu bölümü, heyecan yapmadan sakince bekleyin ki krizim geçip ayağa kalkıp yoluma devam edeyim sizinle)

Hayatımdaki en büyük başarısızlığım, okulumun uzamış olması ki onu da olabildiğince dolu dolu yaşamaya çalışıyorum.

3 yıl içerisindeki en büyük hayalim; BUCampus ile birlikte Boğaziçi Üniversitesi ve Boğaziçililer için harika işler ve projeler üretip mezuniyetimde kürsüden diğer mezun olan arkadaşlarıma Boğaziçi'ndeki yıllarımla ilgili kısa bir konuşma yapmak.

Mezun olduktan sonra en azından haftasonları bir Sivil Toplum Örgütü'nde ya da bir Sosyal Girişimci olarak çalışmak istiyorum.

Şimdilik bu kadar, başka sorusu olan?

0 Comment:

Post a Comment