Blogun Evrimi #1: Yeniden Tasarım, Dual Mode ve Optimizasyonlar

en Blog Evolution #1: Redesign, Dual Mode and Optimizations
Hugo 1

Mart 2026’da 3.5 yıldır çalıştığım ajanstan ayrıldım ve bir içerik üreticisi olarak ürettiğim içerikleri paylaşabileceğim bir web sitesi üzerinde düşünmeye başladım.

Başta tamamen teknik konulara odaklanan bir platform kurmayı düşündüm, hatta gayet tatlı bir domain bulup bağlantılı sosyal medya hesaplarını bile açtım. Ancak sonra dedim ki kendime: “Neden kendi ismimi taşıyan ve halihazırda var olan blogum www.okck.net ile devam etmiyorum?” Gelecekte keskin bir özelleşme gerekirse yeni aldığım domaini her zaman kullanabilirdim ama şu aşamada sıfırdan bir yapı kurmanın gereği yoktu. Böylece kendi ismim ve blogumla devam etmeye karar verdim.

Ancak bu noktada şöyle bir problem oluştu. Sitem bu zamana kadar kelimenin tam anlamıyla “sadece bir blog” olarak yayındaydı. Eğer bağımsız çalışma düzenimde sunacağım hizmetleri ve servisleri sergileyeceksem mevcut yapı bunları kapsamıyordu. Bu da beni bazı kararlar almaya zorladı.

Dual Mode: Life / Work

Öncelikle beni kısaca anlatan, işlerimi ve uzmanlığımı öne çıkaran bir açılışa ihtiyacım vardı. Öte yandan, hayata dair 2004’ten beri yazdığım içeriklerin içinde bu profesyonel odağın dağılma ihtimali de ciddi bir riskti. Geçmişte işle özel hayatı sıklıkla birbirine karıştırmış ve bundan pek mutlu değildim. Ve dedim ki “Bu sitenin neden iki yüzü olmasın?”. İşte Life/Work modu tam da bu noktada doğdu.

Life/Work modu, sadece Dark/Light gibi bir tema değişimi değil, tamamen zihinsel bir mod değişimi. Siteyi ziyaret eden kişinin o anki amacına saygı duyma isteği var altında. Örneğin, potansiyel bir müşterimin ya da parçası olduğum geliştirici ekosistemindeki bir meslektaşımın, eski bir tatil anım ya da kişisel bir fikir yazımla odağının dağılmasını istemedim. Benzer şekilde, işin arkasındaki “insan"ı tanımak isteyen bir ziyaretçi de kodlar ya da teknik detaylar arasında boğulmamalıydı.

Şu anda sitenin üst kısmındaki Life/Work toggle’ını kullandığınızda açılış ve listelenen içerikler o moda göre özelleşiyor, hatta tasarımda da aktif modu destekleyen ufak değişiklikler oluyor. Bu geçişlere ileride çok daha derin özelleştirmeler eklemeyi planlıyorum.

Multilingual (Çok Dilli) İçerik

Blogumda hem Türkçe hem de İngilizce içerikler bir arada bulunuyor. Genellikle “Life” modundaki içerikler Türkçe ağırlıklıyken, “Work” içerikleri daha çok İngilizce. Bu noktada doğrudan çok dilli (multilingual) bir mimariye geçme kararını vermek kolay olmadı.

Beyin fırtınası yaptığım yapay zeka modellerinden Gemini “Doğrudan tek dilde bas geç, karmaşıklıkla uğraşma” derken; Claude, Google referansıyla birlikte içerikleri dil bağlamında kesinlikle ayrıştırmam gerektiği tavsiyesinde bulundu. Konuyu derinlemesine araştırdığımda, Google’ın ve arama botlarının kafasını karıştırmamak adına multilingual bir yapıya geçmenin en sağlıklı yol olduğunu gördüm.

Yine de blogdaki her içeriği her zaman her iki dilde birden yayınlamayacağım. Bazı içeriklerin Türkçesinin bazılarının ise İngilizcesinin olması çok da gerekli değil. İleride içerik sayısı daha da artınca pek gerek olmayacak ama iki dilin içerik listelerine de eğer kendi dilinde karşılığı yoksa diğer dilde olduğunu belirten bir işaretle birlikte diğer dil linkini de ekledim.

Hugo’da varsayılan kurguda içerikler kendi dilleri altında sorunsuz bir şekilde listeleniyor. Ancak benim eklediğim bu gerektiğinde diğer dili göster eklemesi kodu biraz da karmaşıklaştırdı. Dediğim gibi ileride içerik havuzu genişlediğinde bu daha kompleks kodu temiz ve varsayılan hali ile değiştiririm.

İçeriklerin Yeniden Yapılandırılması

Dual Mode geçişiyle birlikte URL mimarisine de el attım ve tarih bazlı eski link yapılarını tamamen kaldırdım. Ayrıca tüm içerik klasörlerini hem Dual Mode hem de multilingual açılardan kesin çizgilerle ayırdım.

Şu anda arka planda çok daha iyi gruplandırılmış, tertemiz bir içerik klasörü mimarisi mevcut. Life içerikleri Work içerikleri ile karışmadığı gibi İngilizce içerikler de Türkçe içerikler arasında kaybolmuyor. Eskiden tüm içerikler tek bir klasörün altındaydı. Sitenin ilk dönemlerinde bu bir sorun yaratmıyor gibi görünse de içerik çeşitlendikçe ciddi bir karmaşaya sebep olacaktı, ki zaten ufak ufak alarm vermeye başlamıştı.

Linklenmiş Etiketlerin Kaldırılması

Hugo, varsayılan taksonomi mimarisinde kategori (categories) ve etiket (tags) yapılarıyla birlikte geliyor ve bir içeriği bu taksonomiler altında listelediğinizde onlar için otomatik olarak linkler üretiyor.

Bu blog 2004’ten beri yayında. Eski dönemlerde sitelere arama motorlarında öne çıksın diye bir dolu anahtar kelime (keyword) eklemek adettendi. Bir zamanlar sosyal medyadaki hashtag fırtınasının bir benzerini blog yazarları etiketlerle yapardı. Doğal olarak geçmişte ben de yazıları gruplayabilmek adına bu yöntemi bolca kullanmıştım.

Ancak Google Search Console verilerini incelediğimde, bu etiketlerin arka planda devasa bir link çöplüğü yarattığını, hatta sitenin arama motorları gözünde duplicate content (yinelenen içerik) hatası almasına yol açabilecek bir kalabalığa sebep olduğunu fark ettim. Bu linkler okuyucu belki tek içeriklik gereksiz sayfalara götürdüğü gibi, arama motorları ile yapay zeka agentlarını da anlamsız sayfaları taramaya ittiğini fark ettim. Ve etiketlerin linklerini tamamen kaldırdım.

Artık sitemde tıklanabilir etiket sayfaları yok. Önceden arama motoru dizinine eklenmiş linklerini _redirects dosyası ile uygun sayfalara 301 ile (permanent redirect) yönlendirdim. Böylece hem sitenin SEO sağlığını korudum hem de istenmeyen link üretiminin önüne geçtim.

Yazıları arka planda hala etiketlemeye devam ediyorum; ancak bununla amacım belirli bir grupta çok yazı yazarsam o etiketi kontrollü bir şekilde kategoriye dönüştürme planım.

Tabii ki bu takibi manuel yapmıyorum. Arka planda tüm bu etiket yapısını, diller arası senkronizasyonu ve mimari tutarlılığı denetleyen bir Python betiği çalışıyor.

Sırada Ne Var?

Önümüzdeki bölümlerde; blogumda Bootstrap’ten kurtulma aşamalarımı, statik bir sitede arama deneyimini Pagefind ile nasıl çözdüğümü, PageSpeed skorumu iyileştirme adımlarımı analiz edeceğim. Ayrıca Google Analytics verilerini dinamik olarak çekip statik Hugo’da listeleme yöntemimden, SEO sağlığını koruyan redirect kontrollerine ve sitenin geleceğin yapay zeka botları tarafından en doğru şekilde taranmasını sağlayan AI Score optimizasyonlarına kadar tüm süreci adım adım paylaşacağım.

comments powered by Disqus