<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Zihin Yolculukları on OKCKnet</title><link>/tr/categories/mindjourneys/</link><description>Recent content in Zihin Yolculukları on OKCKnet</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><atom:link href="/tr/categories/mindjourneys/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Her Yeni Gün, Yeni Bir Yaşam Demek</title><link>/tr/blog/life/her-yeni-gun-yeni-bir-yasam-demek/</link><pubDate>Mon, 03 Feb 2014 10:02:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/her-yeni-gun-yeni-bir-yasam-demek/</guid><description>&lt;p&gt;En son Perşembe günü akşam yemek yemiş ve tuvalete gitmiştim. Cuma günü aldığım ve &amp;lsquo;Sağlık olsun&amp;hellip;&amp;rsquo; dediğim &lt;a href="https://www.okck.net/2014/01/kilyos-maceramin-da-sonuna-geldim.html"&gt;haberle&lt;/a&gt; sarsılmış olarak kendimi odaya kapatmıştım. Herhangi bir insan yüzü görmek istemiyor, aç olduğumu da hissetmiyordum. Sürekli düşünüyordum, çıkış yolları arıyordum.&lt;/p&gt;








&lt;figure class="text-center"&gt;
 
 
 &lt;img 
 src="https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-800,f-auto" 
 srcset="https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-400,f-auto 400w,
 https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-800,f-auto 800w,
 https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-1200,f-auto 1200w"
 sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px"
 
 loading="lazy"
 /&gt;
 
 

 
&lt;/figure&gt;
&lt;p&gt;Bugün 6&amp;rsquo;da başladım güne. Önce odadan çıktım ve gidip bir duş aldım. Suyun o dinlendirici ve huzur verici etkisine bıraktım kendimi, yağmurda yürümeyi de bu nedenle severim zaten. Sonra odaya gelip bir kahve yaptım kendime, kaç vakittir odamda bekleyen kekle bir şeyler atıştırmak istedim ve de bu yazıyı yazmak.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bizim Yolumuz Da Bir Gün FSM'ye Uğrar Mı Arkadaş?</title><link>/tr/blog/life/bizim-yolumuz-da-bir-gun-fsmye-ugrar-mi-arkadas/</link><pubDate>Tue, 24 Dec 2013 20:01:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bizim-yolumuz-da-bir-gun-fsmye-ugrar-mi-arkadas/</guid><description>&lt;p&gt;Dün İsmail&amp;rsquo;in intihar haberini okuduğumda, önce ürperdim sonra da bu soru cümlesi döküldü dudaklarımdan:&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
&lt;p&gt;Benim Yolum Da Bir Gün FSM&amp;rsquo;ye Uğrar Mı?&lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;Neden olmasın ki? İsmail benden daha azına mı ya da daha fazlasına mı sahipti dertlerin? Bilgisayar Mühendisliği&amp;rsquo;nden mezun olmuş, bir dolu başarıya imza atmış bir Doktora öğrencisiydi 30 yaşında, benim gibi hala üniversite öğrencisi değildi&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birçok kereler üzerine düşündüm intihar etmenin&amp;hellip;&lt;br&gt;
Nasıl intihar edebileceğimi ve edemeyeceğimi planladım&amp;hellip;&lt;br&gt;
Hatta bir kere denedim bile, ama yuttuğum ilaçlar önce kusturup sonra iki gün boyunca uyutmak dışında bir işe yaramadı. Anladım ki ilaçla ölemem ben, bir yerden atlamalı ve kanat açmalıydım özgürlüğe &amp;lsquo;&lt;a href="https://www.okck.net/2009/11/bir-marti-gibi.html"&gt;Bir Martı Gibi&amp;hellip;&lt;/a&gt;&amp;rsquo; ya da asmalıydım kendimi &lt;a href="https://www.okck.net/2010/08/zor-geldi.html"&gt;&amp;lsquo;Zor geldi!&amp;rsquo;&lt;/a&gt; diyerek&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Kilyos'ta Dumanlı ve Korkunç Bir Gece</title><link>/tr/blog/life/kilyosta-dumanli-ve-korkunc-bir-gece/</link><pubDate>Sat, 30 Nov 2013 06:19:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/kilyosta-dumanli-ve-korkunc-bir-gece/</guid><description>&lt;p&gt;Sadece bir hafta önce Boğaziçili bir öğrenci arkadaşımız talihsiz bir kaza sonucu ağır yaralanmış ve daha üç gün önce kaleme aldığım &amp;ldquo;&lt;a href="https://www.okck.net/2013/11/kilyosta-yasamak-ya-da-yasayamamak/"&gt;Kilyos&amp;rsquo;ta Yaşamak ya da Yaşayamamak&amp;hellip;&lt;/a&gt;&amp;rdquo; başlıklı yazımın henüz mürekkepi bile kurumamışken, dün sabaha karşı 4 sularında yine korkunç bir geceye uyandık Kilyos&amp;rsquo;ta!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yangın belki ufak çaplıydı ve ne mutlu ki kimse ölmedi ya da yaralanmadı ama Kilyos&amp;rsquo;ta emaneten yaşadığımızı bir kez daha gözümüze soktu yaşananlar. 2.Kilyos Yurdu, katlara dolan yoğun dumandan kimse rahatsızlanmasın diye mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tahliye edildi ve öğrenciler saatlerce endişe içinde beklemek durumunda kaldı. Bu yazımda yaşananlardan bahsedecek, olayları değerlendirecek ve biraz da hesap soracağım bizi Kilyos&amp;rsquo;ta unutanlardan.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Kilyos'ta Yaşamak ya da Yaşayamamak</title><link>/tr/blog/life/kilyosta-yasamak-ya-da-yasayamamak/</link><pubDate>Tue, 26 Nov 2013 18:26:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/kilyosta-yasamak-ya-da-yasayamamak/</guid><description>&lt;p&gt;Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Sarıtepe Kampüsü, şehir merkezine ortalama 30 km uzaklıkta bir kampüs ve orada yaklaşık 800 öğrenci hem öğrenim görüyor hem de yaşıyor ya da yaşamaya çalışıyor. Kilyos gözlerden ırak olduğu gibi gönüllerden ırak bir kampüs ve bir dolu sorunla boğuşuyor her yıl. Sorunların çözülme hızı, sorunların oluşma hızından düşük olunca da dertler de sürekli artıyor. Ancak bu yazımda dikkat çekmek istediğim sorun, bu sorunların içinde belki de en önemlisi. Ne derler bilirsiniz, her işin başı sağlık.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Sosyal İletişim Labirentinde Kaybolmuş Şaşkın Fareleriz</title><link>/tr/blog/life/sosyal-iletisim-labirentinde-kaybolmus-saskin-fareleriz/</link><pubDate>Sat, 16 Mar 2013 17:30:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/sosyal-iletisim-labirentinde-kaybolmus-saskin-fareleriz/</guid><description>&lt;p&gt;Geçtiğimiz hafta önemli bir konuda benimle iletişime geçmek isteyen bir arkadaşım, bana Facebook&amp;rsquo;tan mesaj ve Whatsapp&amp;rsquo;tan mesaj göndermesine rağmen ulaşamadı. Bir şekilde ulaştığında ise ben SMS attım, ama bu sefer de ona ulaşmadı. Sonuç olarak birbirimize ulaşamadık, o iş de yalan oldu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aslında düşününce bana ulaşmak kolay bir şeymiş gibi duruyor. Beni telefonla arayabilirsiniz, bana SMS atabilirsiniz, eposta gönderebilirsiniz, WhatsApp&amp;rsquo;tan, Facebook&amp;rsquo;tan, Twitter&amp;rsquo;dan, Linkedin&amp;rsquo;den, Google&amp;rsquo;dan, ChatOn&amp;rsquo;dan, MessageMe&amp;rsquo;den direk iletişime geçebilirsiniz. Görüyor musunuz bana ulaşmak için ne kadar çok yol var, ki bunlar ilk aklıma gelenler. Peki bu kadar yol, bana erişmeyi kolaylaştırıyor mu? Elbette ki hayır, kafa karıştırmaktan öte bir işe yaramıyor&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Belki Bir Uyarı, Belki Bir Yol...</title><link>/tr/blog/life/belki-bir-uyari-belki-bir-yol/</link><pubDate>Wed, 13 Jan 2010 06:17:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/belki-bir-uyari-belki-bir-yol/</guid><description>&lt;p&gt;Perşembe günü Anneannem feci bir şekilde hayatını kaybetti. Ölümünden çok hayatını kaybetme şekli beni fazlasıyla etkiledi. Ölümü kabullenmiş biriyim; ama ölme şeklini ve öldükten sonra yaşananları kabullenemedim, hiçbir zaman da kabullenemeyeceğim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Olayın kayıtlara geçtiği gibi olduğunu kabul edersek, yani intihar olduğunu, bu olayın bana bir uyarı mı yoksa çağrı mı olduğunu bilemedim. Haberi öğrendiğimden bu yana, bu garip ve acı durumu düşünüyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beni takip edenler bilir, son zamanlarda oldukça depresif ve intihar eğilimliyim. Hayata dair umutlarımın tamamen tükenmesi ile birlikte intiharı ciddi ciddi düşünmeye başladım, hatta nasıl intihar edersem başarılı olacağıma bile karar verdim şu yazımda: &lt;a href="https://www.okck.net/2009/11/bir-marti-gibi/"&gt;Bir Martı Gibi…&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Zirveler ve Kayalıklar</title><link>/tr/blog/life/zirveler-ve-kayaliklar/</link><pubDate>Tue, 27 Mar 2007 23:42:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/zirveler-ve-kayaliklar/</guid><description>&lt;p&gt;Değişken yaşamlarımıza konuk ettiklerimiz&amp;hellip;&lt;br&gt;
Bazen kişiler, bazen olaylar, bazen düşünceler ve bazen de duygular&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Duygular; bir anı en güzel ifade eden durum&amp;hellip;&lt;br&gt;
Duyguların yalanı yok, güzelliği de buradan geliyor işte&amp;hellip;&lt;br&gt;
Aynı az önce hissettiklerim gibi&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir arkadaşımın söyledikleri ile mutluluğum dağların zirvesine çıktı.&lt;br&gt;
Aradan çok değil sadece 1 saat geçti&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ve beklentilerimin umutsuzluğu ile aynı mutluluk kendini uçurumdan atıverdi.&lt;br&gt;
Şimdi aşağıda can çekişiyor&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Biliyorum kalkacak yine ayağa, kalkacak ve yine o zirveye tırmanacak.&lt;br&gt;
O zirveden insanlara gülümseyecek&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item></channel></rss>