<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Kişisel Deneyimler on OKCKnet</title><link>/tr/categories/personal/</link><description>Recent content in Kişisel Deneyimler on OKCKnet</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><atom:link href="/tr/categories/personal/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>#MeToo - Sapık Bir Taksici ve Korkutucu Bir Gece</title><link>/tr/blog/life/sapik-bir-taksici-ve-korkutucu-bir-gece/</link><pubDate>Wed, 18 Oct 2017 21:09:00 +0000</pubDate><guid>/tr/blog/life/sapik-bir-taksici-ve-korkutucu-bir-gece/</guid><description>&lt;p&gt;ABD&amp;rsquo;li Hollywood filmleri yapımcısı Harvey Weinstein hakkındaki taciz iddiaları sonrasında Alyssa Milano, kadınlardan &lt;a href="https://x.com/hashtag/metoo"&gt;#MeToo&lt;/a&gt; (Ben De) etiketiyle yaşadıkları cinsel saldırı deneyimlerini paylaşmalarını istedi. Twitter&amp;rsquo;ın verilerine göre; erkekler de %30 oranında bu kampanyaya katılım gösterdi.&lt;/p&gt;
&lt;!-- more --&gt;
&lt;p&gt;Bu vesile ile #MeToo diyerek ben de başımdan geçen, korkutucu bir cinsel saldırı deneyimini paylaşmak istiyorum. Üzerinden 10 yılı aşkın süre geçti, hala gece tek başıma taksiye binmem, ayaklarıma kuvvet yürürüm.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id="o-korkutucu-hikaye"&gt;O Korkutucu Hikaye&amp;hellip;&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Yaşım 20&amp;hellip; Yıl 2005, aylardan Temmuz&amp;hellip;&lt;br&gt;
Arkadaşlarla Taksim&amp;rsquo;de eğlendik. Gece 2&amp;rsquo;de onlar Cihangir&amp;rsquo;deki evlerine geçtiler, bense Şişli&amp;rsquo;de kaldığım yere gideceğim. Taksim, Şişli arası yürüyerek taş çatlasa 40dk sürer, ben de başladım yürümeye.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Aşk Gel Bul Beni</title><link>/tr/blog/life/ask-gel-bul-beni/</link><pubDate>Wed, 14 Feb 2007 01:52:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/ask-gel-bul-beni/</guid><description>&lt;p&gt;Aşk bulur mu sence? Evet bulur bence. Hem de öyle bir anda bulur ki neye uğradığını şaşırırsın. Bir gün önce ‘aşkın kocaman bir yalan olduğunu, saçmalıktan öte bir şey olmadığını’ söylerken bir anda kendinde garip bir şeyler hissedersin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok farklı hisler. Nereden geldiğini anlamazsın. Hatta kime karşı bunları hissettiğini bile çözemezsin. Ama işte gelmiş ve bulmuştur seni. Aslında başta adını da koyamazsın, yoktur adı. Sadece değişim ve biraz daha duygusallık dersin. Ama düşüncelerine duygusallık girmiştir, sözlerin yumuşamış, hislerin bulanıklaşmıştır.
Hata yapmaktan korkarsın. Yanlış bir şeyler olabilir olur artık. Ne olduğunu çözemeden kelimelerini kağıtlara döker, madem bir ilham geldi gitmeden dökeyim içimi dersin. Konuşursun, yazarsın. Normalde anlam veremediğin tümcelere yeni anlamlar yüklersin. Aslında inceden inceye tüm bunlar bir arayış, bir çağırış ve hatta bir haykırıştır.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Siyah ve Kırmızı</title><link>/tr/blog/life/siyah-ve-kirmizi/</link><pubDate>Wed, 19 Oct 2005 23:44:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/siyah-ve-kirmizi/</guid><description>&lt;p&gt;Siyah ve Kırmızı…&lt;br&gt;
Belki de sadece bu iki renkti aşkımız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kırmızı…&lt;br&gt;
Ateşli, tutkulu, heyecanlı ve sıcacık…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ve siyah…&lt;br&gt;
Kırmızının altında…&lt;br&gt;
Tüm hüznü, karamsarlığı ve soğukluğuyla…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hatta bir fotoğraf pozunda özümlenmişti…&lt;br&gt;
Sen ki…&lt;br&gt;
Fotoğraf için poz vermek gerektiğine inanıyordun,&lt;br&gt;
Ve bu pozun arkasındaki her şey&lt;br&gt;
“Gerçek”ti…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zavallı ben ise;&lt;br&gt;
Doğallığı fotoğraf pozuna yerleştirmeyi seviyordum,&lt;br&gt;
Ve pozun arkasındaki de önündekinin aynısıydı,&lt;br&gt;
Ve de “iyi geceler”siz bırakabiliyordu…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Maskeler mi?&lt;br&gt;
Birimiz maske taktığını iddia ederken&lt;br&gt;
Diğerimiz tümüyle reddiyordu…&lt;/p&gt;</description></item></channel></rss>