<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Toplum ve Gündem on OKCKnet</title><link>/tr/categories/society/</link><description>Recent content in Toplum ve Gündem on OKCKnet</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><atom:link href="/tr/categories/society/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Bugün ODTÜ'nün Ormanları, Yarın Boğaziçi'nin Manzarası...</title><link>/tr/blog/life/bugun-odtunun-ormanlari-yarin-bogazicinin-manzarasi/</link><pubDate>Mon, 28 Oct 2013 15:36:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bugun-odtunun-ormanlari-yarin-bogazicinin-manzarasi/</guid><description>&lt;p&gt;6 Eylül&amp;rsquo;de ODTÜ&amp;rsquo;ye yapılan polis baskınından beri dile getiriyorum bu sloganı:&lt;br&gt;
&amp;ldquo;Bugün ODTÜ&amp;rsquo;nün Ormanları, Yarın Boğaziçi&amp;rsquo;nin Manzarası&amp;hellip;&amp;rdquo;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu slogan ODTÜ&amp;rsquo;nün ormanlarının karşılığının, Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;nin Manzara&amp;rsquo;sı olduğunu düşündüğüm için ortaya çıkmadı. Bu slogan, Boğaziçi Üniversitesi üzerine kapalı kapılar ardında yapılan alışverişler üzerine oluşan doğal bir tepkinin sonucudur. Bu yazımda bazılarını hayal ürünü ya da komplo teorisi gibi sunacağım pek çok şeyin kaynağını, kaynakların can güvenlikleri için kendime otosansür uygulayarak ne yazık ki açıklayamayacağım. Siz bunlara Oğuz Kaan&amp;rsquo;ın hayal dünyasının ürünleri ya da kötümserliği olarak okuyun, ama bilin ki ODTÜ işgalinin benzeri yakında Boğaziçi&amp;rsquo;nin başına da gelecek.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Mart 2014'teki Yerel Seçimlerde Bir Eksiksin CHP</title><link>/tr/blog/life/mart-2014te-bir-eksiksin-chp/</link><pubDate>Fri, 22 Feb 2013 20:56:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/mart-2014te-bir-eksiksin-chp/</guid><description>&lt;p&gt;Blogumu takip edenler bilirler; esasında bir CHP seçmeniyim, ama bir CHP holiganı değilim. Yiğidin hakkını yiğide teslim ederim, varsa bir yanlış dile getiririm. Yeri gelir AKP güzel bir icraatta bulunur tebrik ederim, yeri gelir CHP saçmalar eleştiririm. Gerçi son dönemde siyasi yazılardan uzak durmaya gayret ediyorum, ama bazen bıçak kemiğe dayanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İki gün önce üstteki fotoğrafı Instagram ve ona bağlı sosyal medya hesaplarım üzerinden &amp;ldquo;Kilyos&amp;rsquo;un havasında bu binayı yarım bırakın ki açılmadan çürüsün, çok zekice!&amp;rdquo; diyerek paylaştım. Aynı gün Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;nde görevli olan Twitter hesabımı takip eden bir büyüğüm bu konuda bir takım bilgilendirmelerde bulundu ve işte o bilgilerden sonra Sarıyer Belediye Başkanı CHP&amp;rsquo;li Şükrü Genç&amp;rsquo;e yağmurlu ve soğuk bir günde verdiğim oya acıdım.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir İktidar Düşünün...</title><link>/tr/blog/life/bir-iktidar-dusunun/</link><pubDate>Thu, 27 Dec 2012 22:02:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-iktidar-dusunun/</guid><description>&lt;p&gt;Bir iktidar düşünün&amp;hellip;&lt;br&gt;
Yönettiği ülkenin bir üniversitesine 3600 polis, 28 zırhlı araç ve 200 koruma aracı eşliğinde giriyor.&lt;br&gt;
Bu büyüklükteki bir güvenlik önleminin iki açıklaması olabilir;&lt;br&gt;
Ya bu iktidar halkından korkar olmuştur&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ya da devlet eliyle bir iç savaş çıkartmak ve büyük bir kıyım yapmak istiyordur&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu iktidarın %50&amp;rsquo;ye yakın oyla tek parti hükümeti kurabildiğini,&lt;br&gt;
Destekçileri tarafından &amp;lsquo;Padişahlık&amp;rsquo; sıfatıyla onurlandırıldığını (!),&lt;br&gt;
%90&amp;rsquo;ının müslüman olduğu iddia edilen bir ülkede &amp;lsquo;Halifelik&amp;rsquo; gücüne eriştiğini,&lt;br&gt;
Ve ona buna &amp;lsquo;Kasımpaşalılık&amp;rsquo; yaptığını düşündüğümüzde&lt;br&gt;
İlk açıklamayı eleyebiliriz&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Atatürk'ün Büyük Yalanı</title><link>/tr/blog/life/ataturkun-buyuk-yalani/</link><pubDate>Fri, 26 Feb 2010 01:01:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/ataturkun-buyuk-yalani/</guid><description>&lt;p&gt;Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duyan ve onu çok seven bir bireyim. O ki, bu ülkeye verilmiş en büyük armağanlardan biridir, değerini bilene.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ama öyle bir yalanı var ki; yıllardır kendimize tekrar edip durduk, o yalanla kendimizi avuttuk. Atatürk bile bu koca yalanı tamamen stratejik bir kararla ve tamamen bilinçli bir şekilde söyledi, biz de inandık.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Atatürk'ün Vasiyeti ve Türkçemiz</title><link>/tr/blog/life/ataturkun-vasiyeti-ve-turkcemiz/</link><pubDate>Thu, 01 Jan 2009 01:01:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/ataturkun-vasiyeti-ve-turkcemiz/</guid><description>&lt;p&gt;Hiç önemsemediğimiz Türkçemiz, artık kişisel çabalarla ayakta durmaya çalışıyor. Ancak aramızdaki Türkçe sevdalılarının uyarılarına rağmen sanki büyük bir iş işlermiş gibi kendini savunan, üstüne üstlük hatasını sürdürmekte ısrar edenler var. İnsan mükemmel değildir, hata yapabilir. Ama hatanın gösterildiği halde devam ettirilmesi bir şuursuzluk ve hatta ahmaklıktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sözlerimin bundan sonraki kısmına Yüce Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK&amp;rsquo;ün sözleri ile devam etmek istiyorum. Türkçe sevdalılarına yapılan bilinçsizce savunmalara en güzel cevabı sadece Ulu Önderimiz verebilir:&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Gelecekten Bir Gün...</title><link>/tr/blog/life/gelecekten-bir-gun/</link><pubDate>Sun, 29 Jun 2008 09:53:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/gelecekten-bir-gun/</guid><description>&lt;p&gt;Günlerden 30 Nisan&amp;rsquo;dı, yılını ise bilmek bile istemiyorum. Hapse girmeden önce, okul çıkışı kafama aldığım darbelerden ötürü bir çok ayrıntıyı unutmuş olabilirim. Belli ki ceza evinde ki daracık, loş ve ölüm kokulu hücremde yaşadıklarımı unutmamak için çabalarım pek yeterli gelmemiş, unutmuşum bazı şeyleri.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Herşey sanki daha dün gibi, yoksa yarın gibi mi demeliyim?&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;1 Mayıs öncesinde radyolarda uyarılar tekrarlanıyordu. Zaten eylem olmayacaktı ama yapmak isteyenler sorgusuz sualsiz yargılanacak ve suçlu bulunacaklardı. Gerçi 1 Mayıs&amp;rsquo;ları kutlamayalı çok zaman olmuştu ama tedbiri elden bırakmak istemiyordu hükümetimiz. Herşey toplum refahı ve güveni içindi.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bizim Sapığı Tanır Mısınız?</title><link>/tr/blog/life/bizim-sapigi-tanir-misiniz/</link><pubDate>Sat, 23 Jun 2007 21:00:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/bizim-sapigi-tanir-misiniz/</guid><description>&lt;p&gt;Çorum&amp;rsquo;un Bayat İlçesi&amp;hellip;&lt;br&gt;
30.000 nüfusu var&amp;hellip; ODTÜ kadar&amp;hellip;&lt;br&gt;
Neredeyse herkes birbirini tanır&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İçlerinde 5 kişi var&amp;hellip;&lt;br&gt;
5 kız&amp;hellip; Liseli&amp;hellip;&lt;br&gt;
Yaşları 14 ile 17 arasında değişiyor&amp;hellip;&lt;br&gt;
Gelecek için güzel hayalleri var&amp;hellip;&lt;br&gt;
Sevecekler, aşık olacaklar, evlenecekler, anne olacaklar&amp;hellip;&lt;br&gt;
Biri doktor olacak, biri hakim, biri öğretmen&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ya da olacaktı izin verilselerdi&amp;hellip;&lt;br&gt;
Belki yine olurlar, kimbilir&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir de 25 kişi var&amp;hellip; Şimdilik&amp;hellip;&lt;br&gt;
Esnaf, internet cafeci ve devlet memuru&amp;hellip;&lt;br&gt;
İşleri var, evleri var, eşleri var, çocukları var&amp;hellip;&lt;br&gt;
Belki liseye giden kızları var&amp;hellip;&lt;br&gt;
Bu 25 kişi içimizden biri&amp;hellip;&lt;br&gt;
Belki Bakkal Ali Amca, belki Devlet Memuru İhsan Bey&amp;hellip;&lt;br&gt;
Hayalleri de var&amp;hellip;&lt;br&gt;
5 kızımızdan farklı ama hayalleri&amp;hellip;&lt;br&gt;
Hayallerini, belki komşununki belki de kendi kızları süslüyor&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Deprem Habercileri</title><link>/tr/blog/life/deprem-habercileri/</link><pubDate>Fri, 15 Apr 2005 15:25:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/deprem-habercileri/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;a href="https://www.ahder.org/"&gt;Afete Hazırlık Derneği (AHDER)&lt;/a&gt; öncülüğünde, gönüllü üniversite öğrencilerinin başlattığı &lt;strong&gt;Güvenli Yaşam Bilinci Projesi&lt;/strong&gt;, Türkiye&amp;rsquo;de 15 milyon ilköğretim öğrencisine ve dolayısıyla 10 milyon aileye ulaşarak &amp;ldquo;deprem bilinci&amp;rdquo; kazandırmayı amaçlıyor. Önce kendileri eğitimden geçen gönüllü üniversitelilerin Afete Hazırlık Derneği&amp;rsquo;ndeki eğitimleri sırasında buluştuk ve Türkiye’nin deprem gerçeğini konuştuk.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id="ailelere-eğitim-veriyoruz"&gt;&amp;ldquo;Ailelere Eğitim Veriyoruz&amp;rdquo;&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;AHDER, &lt;strong&gt;Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara&lt;/strong&gt;&amp;rsquo;nın başkanlığını yaptığı ve deprem bilinci kazandırmak için kurulmuş bir dernek. AHDER yöneticilerinden &lt;strong&gt;Ersin Satı&lt;/strong&gt;, üniversite öğrencilerine eğitim veren iki isimden birisi. Gölcük&amp;rsquo;te 17 Ağustos&amp;rsquo;u yaşayan ve çocukluk arkadaşlarının yarısını kaybeden, ancak faya 400 metre uzaklıkta olmasına rağmen sağlam malzemeden yaptıkları evleri yıkılmadığı için hayatta kalmayı başaran Satı, &amp;ldquo;Deprem Değil, Bina Öldürür&amp;rdquo; diyen Işıkara&amp;rsquo;yı en iyi anlayanlardan biri olarak kendini bu çalışmaya adamış. &amp;ldquo;Güvenli Yaşam Bilinci Projesi&amp;rsquo;nin temelinde depremin mutlaka gerçekleşeceğini, ancak önlem alınırsa zararsız atlatılabileceğini anlatmak yatıyor.” diyen Satı, şunları söylüyor: &amp;ldquo;Biz önce gönüllüleri yetiştiriyoruz. Sonra ilköğretim öğrencileri eğitiliyor. Verdiğimiz bilgiler, öğrenciler aracığılıyla ailelere ulaşıyor. Eğer talep gelirse ailelere de eğitim veriyoruz.&amp;rdquo;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Binamız Çürük, Eğitimimiz Sağlam</title><link>/tr/blog/life/binamiz-curuk-egitimimiz-saglam/</link><pubDate>Mon, 21 Mar 2005 15:04:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/binamiz-curuk-egitimimiz-saglam/</guid><description>&lt;p&gt;Hedefleri, Türkiye&amp;rsquo;deki ilköğretim okullarını gezip 15 milyon öğrenciye ve ailesine ulaşmak. Gönüllü üniversite öğrencilerinin başlattığı projenin adı &amp;ldquo;Güvenli Yaşam Bilinci&amp;rdquo;. Amaç ise muhtemel bir depremde daha fazla can ve mal kaybının önlenmesi için toplumun bütün katmanlarına ulaşıp depremin gerçekten ne olduğunu halka anlatmak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Deprem, Türkiye’nin bir gerçeği. Hatta ülkemiz dünyanın en fazla deprem olan ülkelerinden biri. Türkiye’de, hasarlı binaların çatlaklarını sıvamak, harcından kıstığı gecekondusunu inatla terk etmemek tanıdığımız manzaralar. Gönüllü üniversite öğrencileri, bu görüntülere son vermek amacıyla işe çocuklardan başlayarak topluma afet bilincini kazandırmak istiyor. Türkiye’deki 41 bin ilköğretim okulunu dolaşarak animasyonlarla, çizgi filmlerle, küçüklerin anlayacağı şekilde hazırlanmış kitaplarla çocuklara deprem eğitimi verecekler. Bu projeyi diğerlerinden ayıran özelliği, binlerce gönüllü &lt;strong&gt;&amp;rsquo;eğitmen öğrencinin&amp;rsquo;&lt;/strong&gt; yetişmesi ve milyonlarca aileye çocukları vasıtasıyla ulaşmak. &lt;a href="https://www.tog.org.tr/"&gt;Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)&lt;/a&gt; ve &lt;a href="https://www.ahder.org/"&gt;Afete Hazırlık Derneği (AHDER)&lt;/a&gt; adlı sivil toplum kuruluşları proje için kolları sıvadı. Projenin mimarı ise gönüllü gençler.&lt;/p&gt;</description></item></channel></rss>