<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>OKCKnet</title><link>/tr/</link><description>Recent content on OKCKnet</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 02:53:54 +0300</lastBuildDate><atom:link href="/tr/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Shopify Site İncelemesi: rains.com</title><link>/tr/blog/work/shopify-site-incelemesi-rains-com/</link><pubDate>Sun, 15 Sep 2024 21:15:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/work/shopify-site-incelemesi-rains-com/</guid><description>&lt;p&gt;Bugün inceleyeceğim site Rains.com. Rains, 2012 yılında Danimarka&amp;rsquo;da kurulmuş bir marka. Yağmurluk ve su geçirmez çantalar üretiyorlar. Shopify altyapısını, oldukça akıllıca kodlanmış bir temayla kullanıyorlar. Bu incelemede, görüp çok beğendiğim Rains.com&amp;rsquo;un temasını inceleyip notlarımı paylaşacağım.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Shopify Editions Summer 2023 Recap</title><link>/tr/blog/work/shopify-editions-summer-2023-recap/</link><pubDate>Wed, 31 Jan 2024 07:00:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/work/shopify-editions-summer-2023-recap/</guid><description>&lt;p&gt;Bugün 19:00’da (GMT+3) Shopify’ın yeni bir baskısı yayınlanacak: Shopify Editions Winter 2024.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İncelemelerimi sürüm sonrası paylaşacağım ama ondan önceki sürümü bir gözden geçirmek ve hangi özelliklerin geçen süre içinde aktif bir şekilde Shopify ekosistemini etkilediğinin bir bakışını yapmak istiyorum. Öncesinde bunun tamamen subjektif olduğunu ve daha çok bir Theme Developer olarak beni nasıl etkilediği ile ilgili olduğunu vurgulamak isterim. Bu recap’i paylaşmak isteme nedenim ise tanıtılan her özelliğin aktif kullanıma hemen geçmiyor oluşu, yani yeni tanıtılacak şeyler sizi heyecanlandıracak olsa bile hepsini aktif bir şekilde hemen kullanmaya başlayamayacağınızı şimdiden bilmelisiniz.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>#MeToo - Sapık Bir Taksici ve Korkutucu Bir Gece</title><link>/tr/blog/life/sapik-bir-taksici-ve-korkutucu-bir-gece/</link><pubDate>Wed, 18 Oct 2017 21:09:00 +0000</pubDate><guid>/tr/blog/life/sapik-bir-taksici-ve-korkutucu-bir-gece/</guid><description>&lt;p&gt;ABD&amp;rsquo;li Hollywood filmleri yapımcısı Harvey Weinstein hakkındaki taciz iddiaları sonrasında Alyssa Milano, kadınlardan &lt;a href="https://x.com/hashtag/metoo"&gt;#MeToo&lt;/a&gt; (Ben De) etiketiyle yaşadıkları cinsel saldırı deneyimlerini paylaşmalarını istedi. Twitter&amp;rsquo;ın verilerine göre; erkekler de %30 oranında bu kampanyaya katılım gösterdi.&lt;/p&gt;
&lt;!-- more --&gt;
&lt;p&gt;Bu vesile ile #MeToo diyerek ben de başımdan geçen, korkutucu bir cinsel saldırı deneyimini paylaşmak istiyorum. Üzerinden 10 yılı aşkın süre geçti, hala gece tek başıma taksiye binmem, ayaklarıma kuvvet yürürüm.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id="o-korkutucu-hikaye"&gt;O Korkutucu Hikaye&amp;hellip;&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Yaşım 20&amp;hellip; Yıl 2005, aylardan Temmuz&amp;hellip;&lt;br&gt;
Arkadaşlarla Taksim&amp;rsquo;de eğlendik. Gece 2&amp;rsquo;de onlar Cihangir&amp;rsquo;deki evlerine geçtiler, bense Şişli&amp;rsquo;de kaldığım yere gideceğim. Taksim, Şişli arası yürüyerek taş çatlasa 40dk sürer, ben de başladım yürümeye.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Baby Driver... Güzel Müziklerle Dolu Keyifli Bir Film...</title><link>/tr/blog/life/baby-driver-guzel-muziklerle-dolu-keyifli-bir-film/</link><pubDate>Sun, 17 Sep 2017 00:50:00 +0000</pubDate><guid>/tr/blog/life/baby-driver-guzel-muziklerle-dolu-keyifli-bir-film/</guid><description>&lt;p&gt;Dünden beri tekrar tekrar &lt;a href="https://open.spotify.com/track/5FuAtaptkxqwLxZM5HfJmO"&gt;Rhapsody in Blue&lt;/a&gt; dinledikten ve dün IF Beşiktaş&amp;rsquo;ta kendimden falan geçtikten sonra bugün, güzel müzikleri olan bir müzikal ya da ona benzer bir şeyler izlemek istiyordum. Ve karşıma &lt;a href="https://www.imdb.com/title/tt3890160/"&gt;Baby Driver&lt;/a&gt; çıktı, iyi ki de çıktı. Henüz izlemediyseniz, hiç bekletmeyin ve oturun izleyin&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Akademisyenlerimize Selam Olsun...</title><link>/tr/blog/life/akademisyenlerimize-selam-olsun/</link><pubDate>Mon, 14 Nov 2016 20:20:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/akademisyenlerimize-selam-olsun/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Saygıdeğer Akademisyenlerim&amp;hellip;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bugün çok üzüldüm&amp;hellip;&lt;br&gt;
Boğaziçi&amp;rsquo;nin de aydınlık geleceğine dair umutlarım biraz daha yok oldu&amp;hellip;&lt;br&gt;
Çünkü yoktunuz&amp;hellip;&lt;br&gt;
Bini aşkın öğrenci, atanan değilen seçilen rektörlerini isterken orada değildiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Umut etmiştim.&lt;br&gt;
Akademik kimliğinizin sembolü cüppelerinizle, seçtiğiniz Rektörü ve demokrasiyi en önde savunursunuz diye&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ama yanılmışım&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hak geçmesin, birkaçınız vardı aramızda ama akademisyen kimliğinizle değil de sivildiniz.&lt;br&gt;
Ve birkaç taneydiniz sadece&amp;hellip;&lt;br&gt;
348 taneniniz oy vermişti Gülay Barbarosoğlu&amp;rsquo;na oysa ki, ama yoktunuz orada işte&amp;hellip;&lt;br&gt;
Sadece sayıymışsınız, ötesi yokmuş onu öğrendim&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Boğaziçi Üniversitesi Mezuniyet Konuşması</title><link>/tr/blog/life/bogazici-universitesi-mezuniyet-konusmasi/</link><pubDate>Sat, 05 Jul 2014 01:30:19 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/bogazici-universitesi-mezuniyet-konusmasi/</guid><description>&lt;h2 id="ve-güzel-bir-hikayenin-daha-sonuna-geldik"&gt;Ve güzel bir hikayenin daha sonuna geldik…&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Bu aslında bir son değil, bu Boğaziçi’nde kazandıklarımızı diğer insanlara ulaştırmak için yeni bir başlangıç. Bugün burada keplerimizi, baharda her biri bir başka güzel çiçeğe dönüşen tohumlar gibi havaya atacak ve başka başka hayatlarla Boğaziçili olmanın farklılığını paylaşacağız…&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Kaybetmemek İçin...</title><link>/tr/blog/life/kaybetmemek-icin/</link><pubDate>Thu, 15 May 2014 13:12:00 +0000</pubDate><guid>/tr/blog/life/kaybetmemek-icin/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İçim Yanarken Sizlere Acı ve Donuk Bir Merhaba Diyorum&amp;hellip;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir çok arkadaşımız, oldukça ulaşılmaz olduğum bir şahsi bunalım dönemimde bir şekilde bana ulaşarak, üniversitemizin neden Soma&amp;rsquo;daki faciadan sonra bu kadar sessiz kaldığını anlamadıklarını ve hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirdiler. Bu dile gelişe cevabımı, çok uzun bir aradan sonra bu yazıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. Okumanız dileğiyle&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Her Yeni Gün, Yeni Bir Yaşam Demek</title><link>/tr/blog/life/her-yeni-gun-yeni-bir-yasam-demek/</link><pubDate>Mon, 03 Feb 2014 10:02:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/her-yeni-gun-yeni-bir-yasam-demek/</guid><description>&lt;p&gt;En son Perşembe günü akşam yemek yemiş ve tuvalete gitmiştim. Cuma günü aldığım ve &amp;lsquo;Sağlık olsun&amp;hellip;&amp;rsquo; dediğim &lt;a href="https://www.okck.net/2014/01/kilyos-maceramin-da-sonuna-geldim.html"&gt;haberle&lt;/a&gt; sarsılmış olarak kendimi odaya kapatmıştım. Herhangi bir insan yüzü görmek istemiyor, aç olduğumu da hissetmiyordum. Sürekli düşünüyordum, çıkış yolları arıyordum.&lt;/p&gt;








&lt;figure class="text-center"&gt;
 
 
 &lt;img 
 src="https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-800,f-auto" 
 srcset="https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-400,f-auto 400w,
 https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-800,f-auto 800w,
 https://lh3.googleusercontent.com/pw/ADCreHeMxmEvovp2smXQfkfw3T48j7Sf9IrQF3w30lYZG3o7I0xeMwlvocEfwcrcP_gqmyr3nT1fyvbYFw7lAN2YVWDlRkd4dUy__sEQfUddh0-SeY6q-iGe=w2400?tr=w-1200,f-auto 1200w"
 sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px"
 
 loading="lazy"
 /&gt;
 
 

 
&lt;/figure&gt;
&lt;p&gt;Bugün 6&amp;rsquo;da başladım güne. Önce odadan çıktım ve gidip bir duş aldım. Suyun o dinlendirici ve huzur verici etkisine bıraktım kendimi, yağmurda yürümeyi de bu nedenle severim zaten. Sonra odaya gelip bir kahve yaptım kendime, kaç vakittir odamda bekleyen kekle bir şeyler atıştırmak istedim ve de bu yazıyı yazmak.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir Zamanlar... Parliament Sinema Kulübü...</title><link>/tr/blog/life/bir-zamanlar-parliament-sinema-kulubu/</link><pubDate>Sun, 02 Feb 2014 17:59:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-zamanlar-parliament-sinema-kulubu/</guid><description>&lt;p&gt;Aslında bu bir blog yazısı olmayacaktı, bir iki cümle yazacaktım o kadar. Sonra bir baktım kaptırdım gidiyorum, aklımda bir sürü güzel anı da canlandı, bloga dönüştüreyim dedim. Bir de kaç vakittir blogumda renkli şeyler paylaşmamıştım, hem ben biraz kafa dağıtmış olurum, hem de geçmişe ufak bir yolculuk yaparız :)&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bizim Yolumuz Da Bir Gün FSM'ye Uğrar Mı Arkadaş?</title><link>/tr/blog/life/bizim-yolumuz-da-bir-gun-fsmye-ugrar-mi-arkadas/</link><pubDate>Tue, 24 Dec 2013 20:01:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bizim-yolumuz-da-bir-gun-fsmye-ugrar-mi-arkadas/</guid><description>&lt;p&gt;Dün İsmail&amp;rsquo;in intihar haberini okuduğumda, önce ürperdim sonra da bu soru cümlesi döküldü dudaklarımdan:&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
&lt;p&gt;Benim Yolum Da Bir Gün FSM&amp;rsquo;ye Uğrar Mı?&lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;Neden olmasın ki? İsmail benden daha azına mı ya da daha fazlasına mı sahipti dertlerin? Bilgisayar Mühendisliği&amp;rsquo;nden mezun olmuş, bir dolu başarıya imza atmış bir Doktora öğrencisiydi 30 yaşında, benim gibi hala üniversite öğrencisi değildi&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birçok kereler üzerine düşündüm intihar etmenin&amp;hellip;&lt;br&gt;
Nasıl intihar edebileceğimi ve edemeyeceğimi planladım&amp;hellip;&lt;br&gt;
Hatta bir kere denedim bile, ama yuttuğum ilaçlar önce kusturup sonra iki gün boyunca uyutmak dışında bir işe yaramadı. Anladım ki ilaçla ölemem ben, bir yerden atlamalı ve kanat açmalıydım özgürlüğe &amp;lsquo;&lt;a href="https://www.okck.net/2009/11/bir-marti-gibi.html"&gt;Bir Martı Gibi&amp;hellip;&lt;/a&gt;&amp;rsquo; ya da asmalıydım kendimi &lt;a href="https://www.okck.net/2010/08/zor-geldi.html"&gt;&amp;lsquo;Zor geldi!&amp;rsquo;&lt;/a&gt; diyerek&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Kilyos'ta Dumanlı ve Korkunç Bir Gece</title><link>/tr/blog/life/kilyosta-dumanli-ve-korkunc-bir-gece/</link><pubDate>Sat, 30 Nov 2013 06:19:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/kilyosta-dumanli-ve-korkunc-bir-gece/</guid><description>&lt;p&gt;Sadece bir hafta önce Boğaziçili bir öğrenci arkadaşımız talihsiz bir kaza sonucu ağır yaralanmış ve daha üç gün önce kaleme aldığım &amp;ldquo;&lt;a href="https://www.okck.net/2013/11/kilyosta-yasamak-ya-da-yasayamamak/"&gt;Kilyos&amp;rsquo;ta Yaşamak ya da Yaşayamamak&amp;hellip;&lt;/a&gt;&amp;rdquo; başlıklı yazımın henüz mürekkepi bile kurumamışken, dün sabaha karşı 4 sularında yine korkunç bir geceye uyandık Kilyos&amp;rsquo;ta!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yangın belki ufak çaplıydı ve ne mutlu ki kimse ölmedi ya da yaralanmadı ama Kilyos&amp;rsquo;ta emaneten yaşadığımızı bir kez daha gözümüze soktu yaşananlar. 2.Kilyos Yurdu, katlara dolan yoğun dumandan kimse rahatsızlanmasın diye mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tahliye edildi ve öğrenciler saatlerce endişe içinde beklemek durumunda kaldı. Bu yazımda yaşananlardan bahsedecek, olayları değerlendirecek ve biraz da hesap soracağım bizi Kilyos&amp;rsquo;ta unutanlardan.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Kilyos'ta Yaşamak ya da Yaşayamamak</title><link>/tr/blog/life/kilyosta-yasamak-ya-da-yasayamamak/</link><pubDate>Tue, 26 Nov 2013 18:26:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/kilyosta-yasamak-ya-da-yasayamamak/</guid><description>&lt;p&gt;Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Sarıtepe Kampüsü, şehir merkezine ortalama 30 km uzaklıkta bir kampüs ve orada yaklaşık 800 öğrenci hem öğrenim görüyor hem de yaşıyor ya da yaşamaya çalışıyor. Kilyos gözlerden ırak olduğu gibi gönüllerden ırak bir kampüs ve bir dolu sorunla boğuşuyor her yıl. Sorunların çözülme hızı, sorunların oluşma hızından düşük olunca da dertler de sürekli artıyor. Ancak bu yazımda dikkat çekmek istediğim sorun, bu sorunların içinde belki de en önemlisi. Ne derler bilirsiniz, her işin başı sağlık.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Boğaziçi Üniversitesi'nde Kurulan Kardeşlik Sofrası</title><link>/tr/blog/life/bogazicinde-kardeslik-sofrasi/</link><pubDate>Mon, 28 Oct 2013 15:36:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bogazicinde-kardeslik-sofrasi/</guid><description>&lt;p&gt;Yeryüzü sofraları ya da yeryüzü iftarları, Gezi Direnişi sonrasında ortaya çıkmış ve eşsiz güzellikleri içinde barındıran çok ama çok özel sofralar. Gezi Parkı&amp;rsquo;nda yaratılan ruhun Türkiye&amp;rsquo;ye yayılan yansımaları. Kesinlikle Gezi Direnişi&amp;rsquo;nin en önemli kazanımlarından bir tanesi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte bu yeryüzü sofralarından bir tanesi bugün Boğaziçi Üniversitesi Güney Meydan&amp;rsquo;da kuruldu. Oruçlu olsun ya da olmasın yüzlerce öğrenci iftara katıldı, birbirleriyle yiyeceklerini paylaştı. Ayrıca namaz kılmak isteyenler de saf tutup birlikte namazını eda etti. Etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkürler.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bugün ODTÜ'nün Ormanları, Yarın Boğaziçi'nin Manzarası...</title><link>/tr/blog/life/bugun-odtunun-ormanlari-yarin-bogazicinin-manzarasi/</link><pubDate>Mon, 28 Oct 2013 15:36:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bugun-odtunun-ormanlari-yarin-bogazicinin-manzarasi/</guid><description>&lt;p&gt;6 Eylül&amp;rsquo;de ODTÜ&amp;rsquo;ye yapılan polis baskınından beri dile getiriyorum bu sloganı:&lt;br&gt;
&amp;ldquo;Bugün ODTÜ&amp;rsquo;nün Ormanları, Yarın Boğaziçi&amp;rsquo;nin Manzarası&amp;hellip;&amp;rdquo;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu slogan ODTÜ&amp;rsquo;nün ormanlarının karşılığının, Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;nin Manzara&amp;rsquo;sı olduğunu düşündüğüm için ortaya çıkmadı. Bu slogan, Boğaziçi Üniversitesi üzerine kapalı kapılar ardında yapılan alışverişler üzerine oluşan doğal bir tepkinin sonucudur. Bu yazımda bazılarını hayal ürünü ya da komplo teorisi gibi sunacağım pek çok şeyin kaynağını, kaynakların can güvenlikleri için kendime otosansür uygulayarak ne yazık ki açıklayamayacağım. Siz bunlara Oğuz Kaan&amp;rsquo;ın hayal dünyasının ürünleri ya da kötümserliği olarak okuyun, ama bilin ki ODTÜ işgalinin benzeri yakında Boğaziçi&amp;rsquo;nin başına da gelecek.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Gezi Direnişi'ne Nasıl ve Neden Katıldım?</title><link>/tr/blog/life/gezi-direnisine-nasil-ve-neden-katildim/</link><pubDate>Fri, 12 Jul 2013 21:44:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/gezi-direnisine-nasil-ve-neden-katildim/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;em&gt;Gezi Olayları&lt;/em&gt; olarak anılan ancak benim &amp;ldquo;&lt;strong&gt;Gezi Direnişi&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; ismini daha uygun gördüğüm eylemler zinciri, esasında geçen yıla kadar uzanıyor. 6 Haziran 2012&amp;rsquo;de &lt;a href="https://www.taksimdayanisma.org/"&gt;Taksim Dayanışması&lt;/a&gt; bir protesto düzenlemiş ve basın açıklaması yaptıktan sonra dağılmıştı. O günden sonra irili ufaklı pek çok protesto gerçekleşmişti. Ancak bizim daha aşina olduğumuz kısmı, iş makinalarının 27 Mayıs akşamı Gezi Parkı&amp;rsquo;na girmesi ile başladı.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Rektörümüze Selam Olsun...</title><link>/tr/blog/life/rektorumuze-selam-olsun/</link><pubDate>Sun, 02 Jun 2013 19:49:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/rektorumuze-selam-olsun/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sevgili Rektörümüz&amp;hellip;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;nin uzatmalı öğrencilerinden biriyim, benim gördüğüm dördüncü rektörsünüz. Belki uzatmalı olduğum için ve eleştirel yazılarımdan ötürü benden pek haz etmiyor olabilirsiniz. Ama bu mektubu sizlere kendim için değil, apolitik kimliğinden kurtulup binlerle direnişe katılan Boğaziçililer için yazıyorum. Bu hakkı da kendimde, senelerdir üniversitemde pek çok tecrübe kazandığım için buluyorum. Umarım kusuruma bakmazsınız&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bugün, Gezi Parkı&amp;rsquo;nda başlayan direnişin altıncı günündeyiz. Binler milyonlara dönüştü, tüm Türkiye diktatörlüğe karşı bir oldu. Cuma gününden bu yana olaylar şiddetini artırdı, devlet terörünün kanlı canlı şahitleri olduk ve olmaya da devam ediyoruz. İnsanlık biber gazında boğuldu, kardeşlik TOMAlarla püskürtüldü. Ama durdurulamadık, direniyoruz ve direndikçe ilerliyoruz.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Dinamik Gazete'deki Bir Yılımın Ardından</title><link>/tr/blog/life/dinamik-gazetedeki-bir-yilimin-ardindan/</link><pubDate>Sun, 19 May 2013 23:42:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/dinamik-gazetedeki-bir-yilimin-ardindan/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;a
 href='https://dinamik.ikboun.net'
 
 title="Dinamik Gazete"
&gt;Dinamik Gazete&lt;/a&gt;&amp;rsquo;deki ilk yılımın sonuna geldim sayılır, önümüzdeki günlerde bir sayı daha çıkacak ve yılı kapatacağız. Son sayıda &amp;ldquo;Boğaziçi&amp;rsquo;nde Bu Yıl Neler Oldu?&amp;rdquo; diyeceğim ve bu soruya cevabımı zenginleştirmek için de en büyük yardımcılarım da sizler olmuş olacaksınız. Ancak şimdi gazetedeki yazımdan değil, Dinamik Gazete ile güzelleşen bu seneden bahsedeceğim&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;h3 id="ilk-tanışma"&gt;İlk Tanışma&amp;hellip;&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Dinamik Gazete ile ilk kez gazete değil de dergiyken tanışmıştım, Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;ni kazandığım seneydi ve tanıtım günleri için üniversitedeydim. Güney çimlerde dağıtmışlardı dergiyi ve promosyonu ile biz yeni yetme Boğaziçililer&amp;rsquo;in ağzını açık bırakmışlardı. Derginin promosyonu prezervatifti, bir de kadın prezervatifi için bilgilendirme broşürü bulunduruyordu. Aynı tanıtım günlerinde &lt;a
 href='https://ikboun.net'
 
 title="BUİK"
&gt;BUİK&lt;/a&gt; (İşletme ve Ekonomi Kulübü)&amp;lsquo;in tanıtım toplantısına da katılmıştım ama tercihimi &lt;a
 href='https://www.radyo.boun.edu.tr/'
 
 title="Radyo Boğaziçi"
&gt;Radyo Boğaziçi&lt;/a&gt; ve &lt;a
 href='https://www.enso.boun.edu.tr/'
 
 title="ENSO"
&gt;ENSO&lt;/a&gt; (Mühendislik Kulübü)&amp;lsquo;dan yana kullanmıştım.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>'Manzara'na Sahip Çık! Peki Hangisine?</title><link>/tr/blog/life/manzarana-sahip-cik-peki-hangisine/</link><pubDate>Wed, 03 Apr 2013 00:36:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/manzarana-sahip-cik-peki-hangisine/</guid><description>&lt;p&gt;Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;nin bir öğrencisi olmamdan ötürü, üniversitemi ve öğrencilerini ilgilendiren konulara ilgim daha bir fazla. Geçtiğimiz gün Uçasavar Kampüsü&amp;rsquo;nün karşısına dikilen reklam panolarına bir tepki hareketi başlatıldığını gördüm ve ben de bu konuda yazmaya karar verdim.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id="mantar-gibi-çıkıveren-reklam-panosu"&gt;Mantar Gibi Çıkıveren Reklam Panosu&amp;hellip;&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Boğaziçililerin bildiği üzere; Hisarüstü - Levent arasına metro hattı yapılmakta ve çalışmalar da hummalı bir şekilde devam ediyor. Bu metro hattının Uçaksavar Kampüsü&amp;rsquo;nün oradaki inşaatının karşısına bir anda reklam panoları dikildi. Öyle zarif bir pano da değil, resmen set çekilmiş gibi. &amp;lsquo;A1 İletişim&amp;rsquo;e ait olan bu reklam panosuna ilk başta Beşiktaş Belediyesi&amp;rsquo;nin izin verdiğini düşünmüş olsak da izinlerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi&amp;rsquo;nden verildiğini öğrendik.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Sosyal İletişim Labirentinde Kaybolmuş Şaşkın Fareleriz</title><link>/tr/blog/life/sosyal-iletisim-labirentinde-kaybolmus-saskin-fareleriz/</link><pubDate>Sat, 16 Mar 2013 17:30:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/sosyal-iletisim-labirentinde-kaybolmus-saskin-fareleriz/</guid><description>&lt;p&gt;Geçtiğimiz hafta önemli bir konuda benimle iletişime geçmek isteyen bir arkadaşım, bana Facebook&amp;rsquo;tan mesaj ve Whatsapp&amp;rsquo;tan mesaj göndermesine rağmen ulaşamadı. Bir şekilde ulaştığında ise ben SMS attım, ama bu sefer de ona ulaşmadı. Sonuç olarak birbirimize ulaşamadık, o iş de yalan oldu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aslında düşününce bana ulaşmak kolay bir şeymiş gibi duruyor. Beni telefonla arayabilirsiniz, bana SMS atabilirsiniz, eposta gönderebilirsiniz, WhatsApp&amp;rsquo;tan, Facebook&amp;rsquo;tan, Twitter&amp;rsquo;dan, Linkedin&amp;rsquo;den, Google&amp;rsquo;dan, ChatOn&amp;rsquo;dan, MessageMe&amp;rsquo;den direk iletişime geçebilirsiniz. Görüyor musunuz bana ulaşmak için ne kadar çok yol var, ki bunlar ilk aklıma gelenler. Peki bu kadar yol, bana erişmeyi kolaylaştırıyor mu? Elbette ki hayır, kafa karıştırmaktan öte bir işe yaramıyor&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Mart 2014'teki Yerel Seçimlerde Bir Eksiksin CHP</title><link>/tr/blog/life/mart-2014te-bir-eksiksin-chp/</link><pubDate>Fri, 22 Feb 2013 20:56:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/mart-2014te-bir-eksiksin-chp/</guid><description>&lt;p&gt;Blogumu takip edenler bilirler; esasında bir CHP seçmeniyim, ama bir CHP holiganı değilim. Yiğidin hakkını yiğide teslim ederim, varsa bir yanlış dile getiririm. Yeri gelir AKP güzel bir icraatta bulunur tebrik ederim, yeri gelir CHP saçmalar eleştiririm. Gerçi son dönemde siyasi yazılardan uzak durmaya gayret ediyorum, ama bazen bıçak kemiğe dayanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İki gün önce üstteki fotoğrafı Instagram ve ona bağlı sosyal medya hesaplarım üzerinden &amp;ldquo;Kilyos&amp;rsquo;un havasında bu binayı yarım bırakın ki açılmadan çürüsün, çok zekice!&amp;rdquo; diyerek paylaştım. Aynı gün Boğaziçi Üniversitesi&amp;rsquo;nde görevli olan Twitter hesabımı takip eden bir büyüğüm bu konuda bir takım bilgilendirmelerde bulundu ve işte o bilgilerden sonra Sarıyer Belediye Başkanı CHP&amp;rsquo;li Şükrü Genç&amp;rsquo;e yağmurlu ve soğuk bir günde verdiğim oya acıdım.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir İktidar Düşünün...</title><link>/tr/blog/life/bir-iktidar-dusunun/</link><pubDate>Thu, 27 Dec 2012 22:02:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-iktidar-dusunun/</guid><description>&lt;p&gt;Bir iktidar düşünün&amp;hellip;&lt;br&gt;
Yönettiği ülkenin bir üniversitesine 3600 polis, 28 zırhlı araç ve 200 koruma aracı eşliğinde giriyor.&lt;br&gt;
Bu büyüklükteki bir güvenlik önleminin iki açıklaması olabilir;&lt;br&gt;
Ya bu iktidar halkından korkar olmuştur&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ya da devlet eliyle bir iç savaş çıkartmak ve büyük bir kıyım yapmak istiyordur&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu iktidarın %50&amp;rsquo;ye yakın oyla tek parti hükümeti kurabildiğini,&lt;br&gt;
Destekçileri tarafından &amp;lsquo;Padişahlık&amp;rsquo; sıfatıyla onurlandırıldığını (!),&lt;br&gt;
%90&amp;rsquo;ının müslüman olduğu iddia edilen bir ülkede &amp;lsquo;Halifelik&amp;rsquo; gücüne eriştiğini,&lt;br&gt;
Ve ona buna &amp;lsquo;Kasımpaşalılık&amp;rsquo; yaptığını düşündüğümüzde&lt;br&gt;
İlk açıklamayı eleyebiliriz&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Fazıl Say: Bir Sosyal Medya Sanığı</title><link>/tr/blog/life/fazil-say-bir-sosyal-medya-sanigi/</link><pubDate>Fri, 30 Nov 2012 11:21:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/fazil-say-bir-sosyal-medya-sanigi/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Fazıl Say’ın Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle açılan dava; sosyal medyanın günlük hayatımızdaki etkilerinin gün geçtikçe artmasıyla birlikte, sosyal medyada özgürlük ve sansür tartışmalarının daha da alevleneceğinin bir habercisi.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Yaşayan Tarih: Belgrad Ormanı</title><link>/tr/blog/life/yasayan-tarih-belgrad-ormani/</link><pubDate>Mon, 21 May 2012 18:51:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/yasayan-tarih-belgrad-ormani/</guid><description>&lt;p&gt;Belgrad Ormanı, Bizans döneminde de Osmanlı döneminde de İstanbul&amp;rsquo;un su kaynağı olarak görev yapıyordu. &lt;strong&gt;Kanuni Sultan Süleyman&lt;/strong&gt;, &lt;em&gt;Belgrad Seferi&lt;/em&gt;&amp;rsquo;nden (1521) dönüşte getirdiği Sırp esirlerini Belgrad Ormanı&amp;rsquo;ndaki &lt;em&gt;Ayvat Köyü&lt;/em&gt;&amp;rsquo;ne yerleştirmiştir. Yerleştirmenin amacı, Bizans&amp;rsquo;tan kalma eski köyleri yeniden canlandırmaktır. Bu köy zamanla Belgrad Köyü, çevresindeki ormansa Belgrad Ormanı olarak anılmaya başlanmıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;30 yıl kadar sonra, Kanuni Sultan Süleyman Belgrad Ormanı&amp;rsquo;nda bulunan eski su yapılarını onarmak ve yenilerini yapmak için &lt;strong&gt;Mimar Sinan&lt;/strong&gt;&amp;lsquo;ı görevlendirmiştir. Orman içindeki bentlerin tümü, bundan 300 yıl kadar sonra yeniden bakımdan geçmiştir.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Atatürk'ün Büyük Yalanı</title><link>/tr/blog/life/ataturkun-buyuk-yalani/</link><pubDate>Fri, 26 Feb 2010 01:01:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/ataturkun-buyuk-yalani/</guid><description>&lt;p&gt;Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duyan ve onu çok seven bir bireyim. O ki, bu ülkeye verilmiş en büyük armağanlardan biridir, değerini bilene.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ama öyle bir yalanı var ki; yıllardır kendimize tekrar edip durduk, o yalanla kendimizi avuttuk. Atatürk bile bu koca yalanı tamamen stratejik bir kararla ve tamamen bilinçli bir şekilde söyledi, biz de inandık.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Belki Bir Uyarı, Belki Bir Yol...</title><link>/tr/blog/life/belki-bir-uyari-belki-bir-yol/</link><pubDate>Wed, 13 Jan 2010 06:17:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/belki-bir-uyari-belki-bir-yol/</guid><description>&lt;p&gt;Perşembe günü Anneannem feci bir şekilde hayatını kaybetti. Ölümünden çok hayatını kaybetme şekli beni fazlasıyla etkiledi. Ölümü kabullenmiş biriyim; ama ölme şeklini ve öldükten sonra yaşananları kabullenemedim, hiçbir zaman da kabullenemeyeceğim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Olayın kayıtlara geçtiği gibi olduğunu kabul edersek, yani intihar olduğunu, bu olayın bana bir uyarı mı yoksa çağrı mı olduğunu bilemedim. Haberi öğrendiğimden bu yana, bu garip ve acı durumu düşünüyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beni takip edenler bilir, son zamanlarda oldukça depresif ve intihar eğilimliyim. Hayata dair umutlarımın tamamen tükenmesi ile birlikte intiharı ciddi ciddi düşünmeye başladım, hatta nasıl intihar edersem başarılı olacağıma bile karar verdim şu yazımda: &lt;a href="https://www.okck.net/2009/11/bir-marti-gibi/"&gt;Bir Martı Gibi…&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir Martı Gibi</title><link>/tr/blog/life/bir-marti-gibi/</link><pubDate>Sun, 29 Nov 2009 01:00:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-marti-gibi/</guid><description>&lt;p&gt;Görünüş genelde aldatıcıdır. İnanmamalı gördüğüne insan.&lt;br&gt;
Dışarıdan muhteşem ilişkiler görebilirsiniz. Ama bilemezsiniz içeride, içerilerde yaşananları.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uçurumun kenarında yürürken bile gülüp oynayabiliyor insan.&lt;br&gt;
Az sonra düşüp paramparça olacağını bilse de hissettirmeyebiliyor.&lt;br&gt;
Yapabiliyor&amp;hellip; Yapabiliyorum…&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
&lt;p&gt;kalem biter hiç güvenme tükenmez diye&lt;br&gt;
hayat bile sona erer günün birinde&lt;br&gt;
sen hiç yalnız kalmadın mı kalabalığın içinde&lt;br&gt;
derdine derman aramadın mı şişelerin dibinde…&lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;Ben de kendi ellerimle darağacımı kurarken gülüyordum.&lt;br&gt;
Yavaş yavaş, acele etmeden…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Önce seçeneklerimi gözden geçirdim, sonumun nasıl olması gerektiğine karar verdim. Olası tüm senaryoları düşündüm en ince ayrıntısına kadar, her zaman yaptığım gibi. Her şeyi sanki bir bir yaşadım. Oldukça zamanımı aldı tüm detaylar… Ve herşeyi hazırladım…&lt;/p&gt;</description></item><item><title>103 Ünlü Bir Tabloda</title><link>/tr/blog/life/103-unlu-bir-tabloda/</link><pubDate>Wed, 18 Mar 2009 17:35:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/103-unlu-bir-tabloda/</guid><description>&lt;p&gt;103 tarihi figürü detaylarıyla betimleyen bu tablo, internette büyük bir viral etki yarattı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Dante ile İlahi Komedya’yı Tartışmak” adlı eser, 2006 yılında Dudu, Li Tiezi ve Zhang An isimli Çinli sanatçılar tarafından yapıldı. Raphael’in Atina Okulu freskinden esinlenerek hazırlanan tablo, Gandhi ve Napolyon gibi ikonik figürlerin yanı sıra, Liu Xiang ve Juan Antonio Samaranch gibi daha az bilinen kişilere de yer veriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;The Daily Telegraph yazarı Alastair Sooke, eserin çağdaş Çin sanatçılarının Batı tarzlarını ve konularını benimseme eğilimini yansıttığını ifade etti ve tabloyu “bir Ünlü Cehennemi vizyonu” olarak nitelendirdi.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Ben Bir Eşcinselim</title><link>/tr/blog/life/ben-bir-escinselim/</link><pubDate>Thu, 19 Feb 2009 11:19:00 +0000</pubDate><guid>/tr/blog/life/ben-bir-escinselim/</guid><description>&lt;p&gt;&amp;ldquo;Ben Bir Eşcinselim&amp;rdquo; desem elbette yalan söylemiş olurum. Hayır, bir eşcinsel değilim. Ama bu durum annemle babamdan böyle gördüğümden ya da toplumun etkisiyle buna zorlandığın için değil, cinsel tercih eğilimim bu yönde olduğu için.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karşı cinsten bir sevgili edinmek benim eğilimim olduğu gibi, kendi cinsimden bir sevgili edinmek de benim eğilimim olabilirdi. Elbet kendi hem cinslerimle daha iyi geçinebileceğimi düşünebilir ve hayatıma bu yönde yön verebilirdim. Eksikliklerimi başka bir hemcinsimin kapatabileceğine inanabilir ve kendi cinsimden bir sevgilim olabilirdi.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Atatürk'ün Vasiyeti ve Türkçemiz</title><link>/tr/blog/life/ataturkun-vasiyeti-ve-turkcemiz/</link><pubDate>Thu, 01 Jan 2009 01:01:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/ataturkun-vasiyeti-ve-turkcemiz/</guid><description>&lt;p&gt;Hiç önemsemediğimiz Türkçemiz, artık kişisel çabalarla ayakta durmaya çalışıyor. Ancak aramızdaki Türkçe sevdalılarının uyarılarına rağmen sanki büyük bir iş işlermiş gibi kendini savunan, üstüne üstlük hatasını sürdürmekte ısrar edenler var. İnsan mükemmel değildir, hata yapabilir. Ama hatanın gösterildiği halde devam ettirilmesi bir şuursuzluk ve hatta ahmaklıktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sözlerimin bundan sonraki kısmına Yüce Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK&amp;rsquo;ün sözleri ile devam etmek istiyorum. Türkçe sevdalılarına yapılan bilinçsizce savunmalara en güzel cevabı sadece Ulu Önderimiz verebilir:&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Muhteşem Üçlü</title><link>/tr/blog/life/muhtesem-uclu/</link><pubDate>Mon, 24 Nov 2008 18:46:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/muhtesem-uclu/</guid><description>&lt;blockquote&gt;
&lt;p&gt;Teşekkür Ederim&amp;hellip;
Özür Dilerim&amp;hellip;
Seni Seviyorum&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;
&lt;p&gt;Hayatınızı değiştirecek üçlüdür bu.
Her biri içinizde inanılmaz bir enerjinin kaynağını barındırır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İçten bir şekilde kullandığınızda, özünüzde insanlığı yakalarsınız, insan olduğunuzu hissedersiniz. Tüm ilahi dinler tam olarak bu üçlemenin üzerine kurulmuşken bunların bize kazandırdıkları elbette göz ardı edilmez.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Etrafımızda gördüğümüz tüm güzelliklerin temelinde ve ruhun akılla buluştuğu noktada da bu muhteşem üçlü yer alır. Bu üçlü nasıl bir dev olduğunu anlamak, tüm yaşamımızı etkileyecek ve bizlere hayal bile edemeyeceğimiz şeyler sunacaktır.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Hoşgeldin Google Chrome</title><link>/tr/blog/work/hosgeldin-google-chrome/</link><pubDate>Wed, 03 Sep 2008 02:23:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/work/hosgeldin-google-chrome/</guid><description>&lt;p&gt;Google Chrome&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Google&amp;rsquo;ın internet tarayıcısı. Yani Internet Explorer, Firefox, Opera ve Safari&amp;rsquo;nin yeni ve dişli rakibi. Ve ilk sürümü ile bile harika. Tebrikler Google, yine yaptın yapacağını&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şuan bu satırları &lt;a href="https://www.google.com/chrome"&gt;Google Chrome&lt;/a&gt; ile yazıyorum. Kendi içerisinde bir metin denetleyicisi mevcut ancak henüz Türkçe desteklememekte. Ancak en kısa zamanda desteklemeye başlayacağını tahmin ediyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Google Chrome da tüm Google ürünleri gibi çok sade ve bir o kadar da işlevsel. İnternet tarayıcısında sadeliği seviyorum. Araç çubuklarından ve menülerden hep uzak durmaya çalışmışımdır. Google Chrome da tam olarak hissettiklerime tercüman olmuş ve ne kadar gereksiz araç varsa ortadan kaldırmış. Böylece internet sayfalarına bakarken çok daha geniş bir alana sahipsiniz.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Gelecekten Bir Gün...</title><link>/tr/blog/life/gelecekten-bir-gun/</link><pubDate>Sun, 29 Jun 2008 09:53:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/gelecekten-bir-gun/</guid><description>&lt;p&gt;Günlerden 30 Nisan&amp;rsquo;dı, yılını ise bilmek bile istemiyorum. Hapse girmeden önce, okul çıkışı kafama aldığım darbelerden ötürü bir çok ayrıntıyı unutmuş olabilirim. Belli ki ceza evinde ki daracık, loş ve ölüm kokulu hücremde yaşadıklarımı unutmamak için çabalarım pek yeterli gelmemiş, unutmuşum bazı şeyleri.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Herşey sanki daha dün gibi, yoksa yarın gibi mi demeliyim?&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;1 Mayıs öncesinde radyolarda uyarılar tekrarlanıyordu. Zaten eylem olmayacaktı ama yapmak isteyenler sorgusuz sualsiz yargılanacak ve suçlu bulunacaklardı. Gerçi 1 Mayıs&amp;rsquo;ları kutlamayalı çok zaman olmuştu ama tedbiri elden bırakmak istemiyordu hükümetimiz. Herşey toplum refahı ve güveni içindi.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Hayat 1'lerin 1'leşkesidir</title><link>/tr/blog/life/hayat-birlerin-birleskesidir/</link><pubDate>Wed, 19 Dec 2007 09:25:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/hayat-birlerin-birleskesidir/</guid><description>&lt;p&gt;Merhaba Arkadaşım,&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sabah uyanır uyanmaz kendimi opera ve klasik müziğin o muhteşem harmonisi içine atıp özgür olduğumu hissettim. Ve seninle &lt;strong&gt;1 YAZI&lt;/strong&gt; paylaşarak benim olandan sana da sunmak istedim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mutluyum, çünkü yaşamın sadece &lt;strong&gt;1 YIL&lt;/strong&gt;&amp;lsquo;dan ibaret olduğunu biliyorum. Evet sadece &lt;strong&gt;1 YIL&lt;/strong&gt;&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İsteklerimizi gerçekleştirebilmek, sevmek sevilebilmek, coşmak ağlamak, uyumak koşmak için sadece &lt;strong&gt;1 YIL&lt;/strong&gt;. İstediğimiz yerlere gitmek, istediğimiz insanları tanımak, istediğimiz şeyleri giyip istediğimiz yiyecekleri tatmak için kısacık ama upuzun &lt;strong&gt;1 YIL&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bizim Sapığı Tanır Mısınız?</title><link>/tr/blog/life/bizim-sapigi-tanir-misiniz/</link><pubDate>Sat, 23 Jun 2007 21:00:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/bizim-sapigi-tanir-misiniz/</guid><description>&lt;p&gt;Çorum&amp;rsquo;un Bayat İlçesi&amp;hellip;&lt;br&gt;
30.000 nüfusu var&amp;hellip; ODTÜ kadar&amp;hellip;&lt;br&gt;
Neredeyse herkes birbirini tanır&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İçlerinde 5 kişi var&amp;hellip;&lt;br&gt;
5 kız&amp;hellip; Liseli&amp;hellip;&lt;br&gt;
Yaşları 14 ile 17 arasında değişiyor&amp;hellip;&lt;br&gt;
Gelecek için güzel hayalleri var&amp;hellip;&lt;br&gt;
Sevecekler, aşık olacaklar, evlenecekler, anne olacaklar&amp;hellip;&lt;br&gt;
Biri doktor olacak, biri hakim, biri öğretmen&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ya da olacaktı izin verilselerdi&amp;hellip;&lt;br&gt;
Belki yine olurlar, kimbilir&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir de 25 kişi var&amp;hellip; Şimdilik&amp;hellip;&lt;br&gt;
Esnaf, internet cafeci ve devlet memuru&amp;hellip;&lt;br&gt;
İşleri var, evleri var, eşleri var, çocukları var&amp;hellip;&lt;br&gt;
Belki liseye giden kızları var&amp;hellip;&lt;br&gt;
Bu 25 kişi içimizden biri&amp;hellip;&lt;br&gt;
Belki Bakkal Ali Amca, belki Devlet Memuru İhsan Bey&amp;hellip;&lt;br&gt;
Hayalleri de var&amp;hellip;&lt;br&gt;
5 kızımızdan farklı ama hayalleri&amp;hellip;&lt;br&gt;
Hayallerini, belki komşununki belki de kendi kızları süslüyor&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Zirveler ve Kayalıklar</title><link>/tr/blog/life/zirveler-ve-kayaliklar/</link><pubDate>Tue, 27 Mar 2007 23:42:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/zirveler-ve-kayaliklar/</guid><description>&lt;p&gt;Değişken yaşamlarımıza konuk ettiklerimiz&amp;hellip;&lt;br&gt;
Bazen kişiler, bazen olaylar, bazen düşünceler ve bazen de duygular&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Duygular; bir anı en güzel ifade eden durum&amp;hellip;&lt;br&gt;
Duyguların yalanı yok, güzelliği de buradan geliyor işte&amp;hellip;&lt;br&gt;
Aynı az önce hissettiklerim gibi&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir arkadaşımın söyledikleri ile mutluluğum dağların zirvesine çıktı.&lt;br&gt;
Aradan çok değil sadece 1 saat geçti&amp;hellip;&lt;br&gt;
Ve beklentilerimin umutsuzluğu ile aynı mutluluk kendini uçurumdan atıverdi.&lt;br&gt;
Şimdi aşağıda can çekişiyor&amp;hellip;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Biliyorum kalkacak yine ayağa, kalkacak ve yine o zirveye tırmanacak.&lt;br&gt;
O zirveden insanlara gülümseyecek&amp;hellip;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Aşk Gel Bul Beni</title><link>/tr/blog/life/ask-gel-bul-beni/</link><pubDate>Wed, 14 Feb 2007 01:52:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/ask-gel-bul-beni/</guid><description>&lt;p&gt;Aşk bulur mu sence? Evet bulur bence. Hem de öyle bir anda bulur ki neye uğradığını şaşırırsın. Bir gün önce ‘aşkın kocaman bir yalan olduğunu, saçmalıktan öte bir şey olmadığını’ söylerken bir anda kendinde garip bir şeyler hissedersin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok farklı hisler. Nereden geldiğini anlamazsın. Hatta kime karşı bunları hissettiğini bile çözemezsin. Ama işte gelmiş ve bulmuştur seni. Aslında başta adını da koyamazsın, yoktur adı. Sadece değişim ve biraz daha duygusallık dersin. Ama düşüncelerine duygusallık girmiştir, sözlerin yumuşamış, hislerin bulanıklaşmıştır.
Hata yapmaktan korkarsın. Yanlış bir şeyler olabilir olur artık. Ne olduğunu çözemeden kelimelerini kağıtlara döker, madem bir ilham geldi gitmeden dökeyim içimi dersin. Konuşursun, yazarsın. Normalde anlam veremediğin tümcelere yeni anlamlar yüklersin. Aslında inceden inceye tüm bunlar bir arayış, bir çağırış ve hatta bir haykırıştır.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir Buluşmanın Bende Bıraktıkları</title><link>/tr/blog/life/bir-bulusmanin-bende-biraktiklari/</link><pubDate>Mon, 29 Jan 2007 18:03:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-bulusmanin-bende-biraktiklari/</guid><description>&lt;p&gt;Sevgili Buket&amp;rsquo;in beni birkaç gün önceden arayıp &amp;ldquo;27 Ocak&amp;rsquo;ta Rehber-Rehbi buluşması yapacağız, katılır mısın?&amp;rdquo; sorusuna hiç tereddütsüz &amp;ldquo;Evet&amp;rdquo; dedim. Çünkü her bir buluşması bana bir değil, binlerce artı katan bu buluşmalardan bir tanesi daha gerçekleşecekti ve ben elbette katılacaktım, katılmamak pek akıl kârı bir iş olmazdı. Hem Ralf Bey’in yaklaşık 1,5 yıl kadar önce rehbisi olmuş olmama rağmen kişisel problemlerim nedeniyle bir yıl İstanbul&amp;rsquo;dan ayrı kalmak zorunda kaldığımdan, henüz kendisiyle tanışma şerefine erişememiştim.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir Arkadaşa Bir Yıllık Yazısı</title><link>/tr/blog/life/bir-arkadasa-bir-yillik-yazisi/</link><pubDate>Tue, 16 Jan 2007 16:30:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-arkadasa-bir-yillik-yazisi/</guid><description>&lt;p&gt;Merhaba,&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Öncelikle bana yıllığında bir yer ayırdığın için teşekkür ederim. Benim için güzel bir sürpriz oldu açıkçası.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Seni tanıdığım için mutluyum, muhabbeti hoş birisin. Birçok yaşıtının yaptığı gibi saçma sapan muhabbetler yapmıyorsun. Seninle konuşurken yaşıtlarımla diyalog içerisindeymiş gibi rahat hissediyorum kendimi. Çünkü düşünce ufkunun genişliği ve anlama kapasitenin yüksekliği sayesinde, anlattıklarımı anlamama gibi bir problem doğacağını düşünmüyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Seni tanıyalı çok olmadı ama elimden geldiğince dilim döndüğünce ve de gözlemlediğim kadarıyla seni sana anlatmaya çalışacağım.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Siyah ve Kırmızı</title><link>/tr/blog/life/siyah-ve-kirmizi/</link><pubDate>Wed, 19 Oct 2005 23:44:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/siyah-ve-kirmizi/</guid><description>&lt;p&gt;Siyah ve Kırmızı…&lt;br&gt;
Belki de sadece bu iki renkti aşkımız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kırmızı…&lt;br&gt;
Ateşli, tutkulu, heyecanlı ve sıcacık…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ve siyah…&lt;br&gt;
Kırmızının altında…&lt;br&gt;
Tüm hüznü, karamsarlığı ve soğukluğuyla…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hatta bir fotoğraf pozunda özümlenmişti…&lt;br&gt;
Sen ki…&lt;br&gt;
Fotoğraf için poz vermek gerektiğine inanıyordun,&lt;br&gt;
Ve bu pozun arkasındaki her şey&lt;br&gt;
“Gerçek”ti…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zavallı ben ise;&lt;br&gt;
Doğallığı fotoğraf pozuna yerleştirmeyi seviyordum,&lt;br&gt;
Ve pozun arkasındaki de önündekinin aynısıydı,&lt;br&gt;
Ve de “iyi geceler”siz bırakabiliyordu…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Maskeler mi?&lt;br&gt;
Birimiz maske taktığını iddia ederken&lt;br&gt;
Diğerimiz tümüyle reddiyordu…&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Deprem Habercileri</title><link>/tr/blog/life/deprem-habercileri/</link><pubDate>Fri, 15 Apr 2005 15:25:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/deprem-habercileri/</guid><description>&lt;p&gt;&lt;a href="https://www.ahder.org/"&gt;Afete Hazırlık Derneği (AHDER)&lt;/a&gt; öncülüğünde, gönüllü üniversite öğrencilerinin başlattığı &lt;strong&gt;Güvenli Yaşam Bilinci Projesi&lt;/strong&gt;, Türkiye&amp;rsquo;de 15 milyon ilköğretim öğrencisine ve dolayısıyla 10 milyon aileye ulaşarak &amp;ldquo;deprem bilinci&amp;rdquo; kazandırmayı amaçlıyor. Önce kendileri eğitimden geçen gönüllü üniversitelilerin Afete Hazırlık Derneği&amp;rsquo;ndeki eğitimleri sırasında buluştuk ve Türkiye’nin deprem gerçeğini konuştuk.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id="ailelere-eğitim-veriyoruz"&gt;&amp;ldquo;Ailelere Eğitim Veriyoruz&amp;rdquo;&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;AHDER, &lt;strong&gt;Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara&lt;/strong&gt;&amp;rsquo;nın başkanlığını yaptığı ve deprem bilinci kazandırmak için kurulmuş bir dernek. AHDER yöneticilerinden &lt;strong&gt;Ersin Satı&lt;/strong&gt;, üniversite öğrencilerine eğitim veren iki isimden birisi. Gölcük&amp;rsquo;te 17 Ağustos&amp;rsquo;u yaşayan ve çocukluk arkadaşlarının yarısını kaybeden, ancak faya 400 metre uzaklıkta olmasına rağmen sağlam malzemeden yaptıkları evleri yıkılmadığı için hayatta kalmayı başaran Satı, &amp;ldquo;Deprem Değil, Bina Öldürür&amp;rdquo; diyen Işıkara&amp;rsquo;yı en iyi anlayanlardan biri olarak kendini bu çalışmaya adamış. &amp;ldquo;Güvenli Yaşam Bilinci Projesi&amp;rsquo;nin temelinde depremin mutlaka gerçekleşeceğini, ancak önlem alınırsa zararsız atlatılabileceğini anlatmak yatıyor.” diyen Satı, şunları söylüyor: &amp;ldquo;Biz önce gönüllüleri yetiştiriyoruz. Sonra ilköğretim öğrencileri eğitiliyor. Verdiğimiz bilgiler, öğrenciler aracığılıyla ailelere ulaşıyor. Eğer talep gelirse ailelere de eğitim veriyoruz.&amp;rdquo;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Binamız Çürük, Eğitimimiz Sağlam</title><link>/tr/blog/life/binamiz-curuk-egitimimiz-saglam/</link><pubDate>Mon, 21 Mar 2005 15:04:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/binamiz-curuk-egitimimiz-saglam/</guid><description>&lt;p&gt;Hedefleri, Türkiye&amp;rsquo;deki ilköğretim okullarını gezip 15 milyon öğrenciye ve ailesine ulaşmak. Gönüllü üniversite öğrencilerinin başlattığı projenin adı &amp;ldquo;Güvenli Yaşam Bilinci&amp;rdquo;. Amaç ise muhtemel bir depremde daha fazla can ve mal kaybının önlenmesi için toplumun bütün katmanlarına ulaşıp depremin gerçekten ne olduğunu halka anlatmak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Deprem, Türkiye’nin bir gerçeği. Hatta ülkemiz dünyanın en fazla deprem olan ülkelerinden biri. Türkiye’de, hasarlı binaların çatlaklarını sıvamak, harcından kıstığı gecekondusunu inatla terk etmemek tanıdığımız manzaralar. Gönüllü üniversite öğrencileri, bu görüntülere son vermek amacıyla işe çocuklardan başlayarak topluma afet bilincini kazandırmak istiyor. Türkiye’deki 41 bin ilköğretim okulunu dolaşarak animasyonlarla, çizgi filmlerle, küçüklerin anlayacağı şekilde hazırlanmış kitaplarla çocuklara deprem eğitimi verecekler. Bu projeyi diğerlerinden ayıran özelliği, binlerce gönüllü &lt;strong&gt;&amp;rsquo;eğitmen öğrencinin&amp;rsquo;&lt;/strong&gt; yetişmesi ve milyonlarca aileye çocukları vasıtasıyla ulaşmak. &lt;a href="https://www.tog.org.tr/"&gt;Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)&lt;/a&gt; ve &lt;a href="https://www.ahder.org/"&gt;Afete Hazırlık Derneği (AHDER)&lt;/a&gt; adlı sivil toplum kuruluşları proje için kolları sıvadı. Projenin mimarı ise gönüllü gençler.&lt;/p&gt;</description></item></channel></rss>