<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Tog on OKCKnet</title><link>/tr/tags/tog/</link><description>Recent content in Tog on OKCKnet</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 01:24:31 +0300</lastBuildDate><atom:link href="/tr/tags/tog/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Yaşayan Tarih: Belgrad Ormanı</title><link>/tr/blog/life/yasayan-tarih-belgrad-ormani/</link><pubDate>Mon, 21 May 2012 18:51:00 +0300</pubDate><guid>/tr/blog/life/yasayan-tarih-belgrad-ormani/</guid><description>&lt;p&gt;Belgrad Ormanı, Bizans döneminde de Osmanlı döneminde de İstanbul&amp;rsquo;un su kaynağı olarak görev yapıyordu. &lt;strong&gt;Kanuni Sultan Süleyman&lt;/strong&gt;, &lt;em&gt;Belgrad Seferi&lt;/em&gt;&amp;rsquo;nden (1521) dönüşte getirdiği Sırp esirlerini Belgrad Ormanı&amp;rsquo;ndaki &lt;em&gt;Ayvat Köyü&lt;/em&gt;&amp;rsquo;ne yerleştirmiştir. Yerleştirmenin amacı, Bizans&amp;rsquo;tan kalma eski köyleri yeniden canlandırmaktır. Bu köy zamanla Belgrad Köyü, çevresindeki ormansa Belgrad Ormanı olarak anılmaya başlanmıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;30 yıl kadar sonra, Kanuni Sultan Süleyman Belgrad Ormanı&amp;rsquo;nda bulunan eski su yapılarını onarmak ve yenilerini yapmak için &lt;strong&gt;Mimar Sinan&lt;/strong&gt;&amp;lsquo;ı görevlendirmiştir. Orman içindeki bentlerin tümü, bundan 300 yıl kadar sonra yeniden bakımdan geçmiştir.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Bir Buluşmanın Bende Bıraktıkları</title><link>/tr/blog/life/bir-bulusmanin-bende-biraktiklari/</link><pubDate>Mon, 29 Jan 2007 18:03:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/bir-bulusmanin-bende-biraktiklari/</guid><description>&lt;p&gt;Sevgili Buket&amp;rsquo;in beni birkaç gün önceden arayıp &amp;ldquo;27 Ocak&amp;rsquo;ta Rehber-Rehbi buluşması yapacağız, katılır mısın?&amp;rdquo; sorusuna hiç tereddütsüz &amp;ldquo;Evet&amp;rdquo; dedim. Çünkü her bir buluşması bana bir değil, binlerce artı katan bu buluşmalardan bir tanesi daha gerçekleşecekti ve ben elbette katılacaktım, katılmamak pek akıl kârı bir iş olmazdı. Hem Ralf Bey’in yaklaşık 1,5 yıl kadar önce rehbisi olmuş olmama rağmen kişisel problemlerim nedeniyle bir yıl İstanbul&amp;rsquo;dan ayrı kalmak zorunda kaldığımdan, henüz kendisiyle tanışma şerefine erişememiştim.&lt;/p&gt;</description></item><item><title>Binamız Çürük, Eğitimimiz Sağlam</title><link>/tr/blog/life/binamiz-curuk-egitimimiz-saglam/</link><pubDate>Mon, 21 Mar 2005 15:04:00 +0200</pubDate><guid>/tr/blog/life/binamiz-curuk-egitimimiz-saglam/</guid><description>&lt;p&gt;Hedefleri, Türkiye&amp;rsquo;deki ilköğretim okullarını gezip 15 milyon öğrenciye ve ailesine ulaşmak. Gönüllü üniversite öğrencilerinin başlattığı projenin adı &amp;ldquo;Güvenli Yaşam Bilinci&amp;rdquo;. Amaç ise muhtemel bir depremde daha fazla can ve mal kaybının önlenmesi için toplumun bütün katmanlarına ulaşıp depremin gerçekten ne olduğunu halka anlatmak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Deprem, Türkiye’nin bir gerçeği. Hatta ülkemiz dünyanın en fazla deprem olan ülkelerinden biri. Türkiye’de, hasarlı binaların çatlaklarını sıvamak, harcından kıstığı gecekondusunu inatla terk etmemek tanıdığımız manzaralar. Gönüllü üniversite öğrencileri, bu görüntülere son vermek amacıyla işe çocuklardan başlayarak topluma afet bilincini kazandırmak istiyor. Türkiye’deki 41 bin ilköğretim okulunu dolaşarak animasyonlarla, çizgi filmlerle, küçüklerin anlayacağı şekilde hazırlanmış kitaplarla çocuklara deprem eğitimi verecekler. Bu projeyi diğerlerinden ayıran özelliği, binlerce gönüllü &lt;strong&gt;&amp;rsquo;eğitmen öğrencinin&amp;rsquo;&lt;/strong&gt; yetişmesi ve milyonlarca aileye çocukları vasıtasıyla ulaşmak. &lt;a href="https://www.tog.org.tr/"&gt;Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)&lt;/a&gt; ve &lt;a href="https://www.ahder.org/"&gt;Afete Hazırlık Derneği (AHDER)&lt;/a&gt; adlı sivil toplum kuruluşları proje için kolları sıvadı. Projenin mimarı ise gönüllü gençler.&lt;/p&gt;</description></item></channel></rss>